Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2025/765 E. 2025/1680 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2025/765
- Karar No
- 2025/1680
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/765 Karar No:2025/1680
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Medikal Teknik Elektronik İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bingöl İl Sağlık Müdürlüğünce ... tarihinde açık ihale usulüyle gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "Laboratuvar Hizmet Alımı" ihalesinin "2. Kısım Eliza-Immunassay" kısmına yönelik yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddine dair 20/11/2024 tarih ve 2024/UH.I-1485 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; ihale mevzuatının temel ilkeleri çerçevesinde, idarelerin teknik şartnameleri belirleme yetkisinin, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını sağlama amacıyla sınırlı olduğu ve bu yetkinin nesnel, ölçülebilir ve rekabeti engelleyici unsurlar içermeyecek şekilde kullanılması gerektiği, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. ve 12. maddeleri uyarınca, ihalelerde rekabet, eşit muamele ve şeffaflık ilkelerinin gözetilerek, teknik şartnamelerde yer alan kriterlerin tüm isteklilere fırsat eşitliği sağlayacak biçimde belirlenmesi gerektiği, teknik şartnamelerin verimliliği, fonksiyonelliği sağlaması ve rekabeti kısıtlayıcı nitelikte düzenlenmemesi gerektiği; Bu çerçevede, idarelerin ihale konusu hizmetin gerektirdiği teknik şartları belirlerken belli bir takdir yetkisine sahip olduğu kabul edilmekle birlikte, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, teknik düzenlemelerin nesnel gerekçelerle desteklenmesi gerektiğinin açık olduğu, teknik şartnamede yer alan kriterlerin, ihale konusu hizmetin ifası için zorunlu olup olmadığı, rekabeti daraltıcı bir etkiye sebep olup olmadığı, istekliler arasında fiili bir eşitsizlik yaratıp yaratmadığı hususlarının önem arz etmekle birlikte, teknik şartnamenin ilgili maddelerinde öngörülen düzenlemelerin, ihaleye katılımı sınırlayıcı veya belli firmaları avantajlı hale getirici bir nitelik taşımaması, kamu yararına ve mevzuata uygun bir şekilde belirlenmesi gerektiği; İhale konusu cihazların hasta güvenliği, kullanım kolaylığı ve entegrasyon süreçleri bakımından belirli teknik gereklilikleri taşımasının, idarenin kamu hizmetini kesintisiz, güvenilir ve etkin bir şekilde sunması açısından önem arz ettiği, Teknik Şartname’nin 3.13. maddesinde düzenlenen barkod ve/veya RFID okuyucu sisteminde "internal" özelliğinin aranmasının, hasta numunelerinin takibinde hata payını azaltarak, manuel müdahaleye gerek duyulmaksızın işlemlerin güvenilir bir şekilde yürütülmesine katkı sağlayan bir unsur olarak değerlendirildiğinin ve idarenin ihtiyaçlarını en uygun şekilde karşılamaya yönelik teknik bir gereklilik olarak belirlendiğinin anlaşıldığı, Teknik Şartname’nin bu çerçevede idarenin takdir yetkisi kapsamında hazırlanmış olması ve düzenlemelerin kamu yararına hizmet edecek şekilde belirlenmiş olması karşısında, davacının iddia ettiği gibi rekabeti engelleyici veya belirli firmaları avantajlı kılmaya yönelik bir düzenleme yapıldığına dair hukuken geçerli bir iddia ya da somut tespit bulunmadığı; Bu halde, davacı tarafından, internal barkod ve/veya RFID okuyucu özelliğinin fonksiyonellik açısından bir gereklilik teşkil etmediği ve yalnızca belirli üreticiler tarafından sağlanabildiği gerekçesiyle, Teknik Şartname’nin ilgili hükmünün değiştirilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de, rekabeti engelleyici olmadığı sürece teknik şartnamelerin ihaleye katılacak tüm isteklilerin her türlü beklentisini karşılayacak şekilde hazırlanmasının mümkün olmadığı, idare tarafından belirlenen teknik kriterlerin ihale mevzuatına uygun olduğu, kamu hizmetinin etkin şekilde yürütülmesi için gerekli teknik altyapıyı sağlamayı amaçladığı ve bu çerçevede ihale sürecinde takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığı yönünde somut bilgi ve belge bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, 4734 sayılı Kanun'un 56. maddesinin 6. fıkrasında, itirazen şikayetin incelenmesi aşamasında Kurumca teknik hususlarla ilgili olarak ihtisas sahibi kamu veya özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilerin görüşüne başvurulmasının zorunlu olmaması ve başvurunun Kurumun gerek görmesine bağlı tutulması karşısında, davacının bu yöndeki iddialarına itibar edilmediği de belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu Teknik Şartname’nin 3.13. maddesinde yer alan barkod ve/veya RFID okuyucu sisteminde "internal" özelliğinin istenmesinin ihale konusu cihazın işlevselliği ve kullanım kalitesi açısından zorunlu bir gereklilik teşkil etmediği, sonuç kalitesine doğrudan bir etkisinin bulunmadığı, söz konusu özelliğin yalnızca belirli üreticiler tarafından sağlanabilen sınırlı sayıdaki cihazlarda mevcut olduğu, bu durumun rekabeti daraltıcı nitelikte olduğu ve istekliler arasında eşit muamele ilkesini ihlal ettiği, ihaleye katılımı engelleyici ve belirli firmaları avantajlı kılacak şekilde düzenleme yapıldığı, davalı idarenin teknik inceleme yapmadan veya teknik görüş alma yoluna başvurmadan ihale makamının yetkisine atıf yaparak işlem tesis etmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu Mahkeme kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 24/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.