Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2025/539 E. 2025/1663 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2025/539
Karar No
2025/1663
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/539 Karar No:2025/1663

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediyesi VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 10/07/2024 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35/a maddesi uyarınca kapalı teklif usulü ile gerçekleşeceği ilan edilen "Kocaeli ili, Darıca ilçesi Millet Bahçesi içinde bulunan toplamda yaklaşık 3.200 m² iki adet betonarme bina ile Kartepe ilçesi ... Mahallesi ... ada ... nolu parseldeki toplamda yaklaşık 5.300 m² sekiz adet betonarme hangar binalarının yıkılması ve enkazının taşınmazı işi karşılığı yıkım neticesinde enkazdan ortaya çıkan ve yıkılan binalara ait olan kapı, pencere, demir-çelik vb. moloz malzemelerin satılması işi" ihalesinin iptal edilerek ihaleye konu edilen taşınmazların yıkımı neticesinde ortaya çıkacak hurda vasfındaki malzemelerin devredilmesi istemiyle 05/07/2024 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; davalı idarenin gerçekleştirdiği ihaleye konu işin icrasında yıkım tamamlandığında ortaya çıkacak enkazın bir kısmının maden hurdası niteliğinde olabileceği öngörülmekle birlikte, ihale tarihi itibarıyla ortada 3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının Dışarı Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanun gereğince davacı şirkete satışı zorunlu olan malzemenin bulunmadığı, anılan Kanun'da belirtilen maden hurdaları ve bunların hurda halindeki halitaları ile kullanılamayacak bir hale gelmiş muharrik veya müteharrik vasıtaların davacı şirkete satışı zorunluluğunun, bina yıkımından sonra ortaya çıkabilecek maden hurdasını kapsamadığı, başka bir anlatımla, bu durumun resmi daire, idareler ve iktisadi devlet teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerin 2886 sayılı Kanun uyarınca gerçekleştireceği yıkım ve enkazının taşınmazı işi karşılığı yıkım neticesinde enkazdan ortaya çıkan malzeme ihalelerine engel teşkil etmediği, 3284 sayılı Kanun'un idarelere getirdiği maden hurdasının davacı şirkete devri yönündeki yükümlülüğün, idarelerin yıkım işini bütçelerinden harcama yapmak suretiyle gerçekleştirmesi ve enkazın ayrıştırılarak maden hurdasının davacı şirkete devrini zorunlu kıldığı yönündeki yaklaşımın kamu yararına uygun düşmeyeceği, Bu durumda, söz konusu binaların yıkımı ve enkazının taşınmazı işi karşılığı yıkım neticesinde enkazdan ortaya çıkan ve yıkılan binalara ait olan kapı, pencere, demir-çelik vb. moloz malzemelerin satılması işinin ihale edilmesinde hukuki bir engel bulunmadığından, davalı idarece 10/07/2024 tarihinde gerçekleştirilen ihalede ve davacı tarafından ihalenin iptal edilerek yıkımdan çıkacak hurda malzemenin kendilerine devredilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, kuruluşlarının, 03/07/2021 tarih ve 31530 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7330 sayılı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanun ile sermayesinin tamamı Hazineye ait anonim şirkete dönüştürüldüğü, Kanun'un 4. maddesinin dördüncü fıkrasında, ihtiyaç fazlası ve kullanım dışı bırakılan veya niteliğini kaybetmiş olan her türlü makine ve teçhizat ile tehlikeli veya tehlikesiz metal/metal bileşim atıkları, ekonomik değer taşıyan metal dışı (evsel nitelikte olmayan) mal ve malzemelerin Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen faaliyetleri gerçekleştirmek için gerekli olan malzemelerin üretilmesinde ham madde olarak kullanmak ve gerektiğinde piyasada değerlendirmek üzere Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen birim fiyatlarından satın alabileceği veya devralınabileceğinin açıkça düzenlendiği, anılan dördüncü fıkrayla ilgili hususlar hakkında 17/12/1937 tarihli ve 3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının Dışarı Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanılacağı, Kanun gereğince ihale konusu malzemelerin tek alıcısının tarafları olduğu, kurum ve kuruluşların anılan malzemeleri devretmesi için takdir haklarının bulunmadığı, devrin zorunlu olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu ihalenin usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 22/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2025/539, K. 2025/1663, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2025-539-e-2025-1663-k-4bf84a352201