Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2025/442 E. 2025/1219 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2025/442
Karar No
2025/1219
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/442 Karar No:2025/1219

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Endüstrisi A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğünce 23/10/2024 tarihinde gerçekleştirileceği ilan edilen envanterinde bulunup etkin olmayan 20 adet muhtelif marka ve model taşıtın 4.087.300,00-TL muhammen bedel üzerinden mübadelesine yönelik ihalenin iptal edilerek ihaleye konu unsurların şirkete devri için 16/10/2024 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı davalı idare işlemi ile 23/10/2024 tarihinde gerçekleştirilecek ihalenin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; 3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının Dışarı Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanun ve 7330 sayılı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanun ile diğer ilgili mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, resmi daire ve idareler ve iktisadi devlet teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerin Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketine devretmekle yükümlü oldukları mal ve malzemelerin maden hurdasından ibaret olduğu, maden hurdalarının da 3284 sayılı Kanun'da belirtilen maden hurdaları ve bunların hurda halindeki halitaları ile kullanılamayacak bir hale gelmiş muharrik veya müteharrik vasıtalarla sınırlı olduğu; başka bir anlatımla, resmi daire ve idareler ve iktisadi devlet teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerin 3284 sayılı Kanun'da belirtilenlerin dışındaki mal ve malzemeleri davacı şirkete devretme zorunluluğunun bulunmadığı, yine davacı şirketin de, kamu idarelerine ait olup 3284 sayılı Kanun kapsamında kalan mal ve malzemeleri satın alarak devralma zorunluluğu olduğu halde anılan Kanun kapsamında olmayan emtiayı devralma zorunluluğu bulunmadığının anlaşıldığı; Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından satın alınan veya çeşitli yollarla temin edilen taşıt, silah, mühimmat, makine ve teçhizat ile mal ve malzemeden ihtiyaç fazlası bulunanlar veya standart dışı durumuna düşenler ile HEK durumunda olan veya hurdaya ayrılanların tasfiyesi, değerlendirilmesi amacıyla 24/04/2001 tarih ve 24382 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan 4645 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğüne Ait Araç, Gereç, Mal ve Malzemenin Satış, Hibe, HEK ve Hurda Durum ve İşlemleri ile Hizmet Satışına Dair Kanun'da, belirtilen mal, malzeme ve hizmetin, Türkiye’deki kamu kurum ve kuruluşlarına bedelsiz olarak devredileceğine, özel ve tüzel kişilere satılacağına, bunların ürettikleri veya sahip oldukları mal ve malzeme ile mübadele edilebileğine, mübadele yoluyla satılmasına karar verilen taşıt, silah, mühimmat, makine ve teçhizat ile mal ve malzemelerin satış işlemin açık artırma usulü ile yapılacağına ilişkin düzenlemelere yer verildiği; Uyuşmazlıkta, davalı idarenin 3284 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı anlaşılan ihaleye konu mal ve malzemeleri davacı şirkete devretmeye zorlanamayacağı açık olduğu gibi Emniyet Genel Müdürlüğü kuvvesine kayıtlı hurda, HEK, ihtiyaç fazlası olan taşıt, silah, mühimmat, makine ve teçhizat ile mal ve malzemelerin mübadele yoluyla satışının yapılacağına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü yönünden özel düzenlemeler içeren 4645 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiğinden, 3284 sayılı Kanun kapsamında davacı şirkete satışı veya devri mümkün olmadığı anlaşılan ekonomik ömrünü doldurmuş HEK durumunda olan (20) adet muhtelif marka ve model taşıtın (otomobil, kamyonet ve motosiklet) 4645 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde mübadele yoluyla satışına ilişkin 23/10/2024 tarihli ihalenin iptal edilerek ihaleye konu edilen taşıtların davacıya devrinin sağlanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde ve 23/10/2024 tarihinde yapılacak ihalede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 7330 sayılı Kanun 4. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, sadece hurda olan taşıtların değil ihtiyaç fazlası ve kullanım dışı bırakılan veya niteliğini kaybetmiş olan ihaleye konu araçların şirketlerine satışının gerektiği, Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli İstihbarat Teşkilatı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Taşınır Mal Yönetmeliği’nin 25. maddesi uyarınca, HEK kapsamındaki araçlara Kurum Ana Statüsü'nün uygulanacağı, davalı idare tarafından oluşturulan teknik komisyon değerlendirilmesi sonucunda araçların hurda vasfında olduğunun görüldüğü, Mahkeme tarafından anılan değerlendirmeye göre karar verilmesi gerekirken teknik değerlendirme yapılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, 4645 sayılı Kanun ile 3284 ve 7330 sayılı Kanunlar kapsamında getirilen bir muafiyet olmadığı gibi, taşıtların Kuruma devredilmesine engel bir düzenleme de yer almadığı, 7330 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinin 4645 sayılı Kanun’dan sonra olduğu ve somut olaya uygulanması gereken 7330 sayılı Kanun’da Emniyet Müdürlüğü lehine istisnai bir düzenleme bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, resmi daire ve idareler ve iktisadi devlet teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerin 3284 sayılı Kanun’da belirtilenlerin (maden hurdalarının) dışında mal ve malzemeleri davacı şirkete devretme zorunluluğunun bulunmadığı, davacı şirketinde anılan Kanun kapsamı haricindeki mal ve malzemeleri satın alma zorunluluğunun olmadığı, idare tarafından satın alınan veya çeşitli yollarla temin edilen taşıt, silah, mühimmat, makine ve teçhizat ile mal ve malzemeden ihtiyaç fazlası bulunanlar standart dışı durumuna düşenler ile HEK durumunda olan veya hurdaya ayrılanların tasfiyesi, değerlendirilmesi amacıyla yürürlüğe konan 4645 sayılı Kanun’da, belirtilen mal, malzeme ve hizmetin, Türkiye’deki kamu kurum ve kuruluşlarına bedelsiz olarak devredileceğine, özel ve tüzel kişilere satılacağına, bunların ürettikleri veya sahip oldukları mal ve malzeme ile mübadele edilebileceğine, mübadele yoluyla satılmasına karar verilen taşıt, silah, mühimmat, makine ve teçhizat ile mal ve malzemelerin satış işlemin açık artırma usulü ile yapılacağına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, dava konusu ihaleye konu 20 adet taşıtın teknik komisyon kararıyla mübadeleye uygun olduğu değerlendirildiği, taşıtların hurda niteliğince olmadığı, idareye ait taşıtlar hakkında özel düzenlemeler içeren 4645 sayılı Kanun’un uygulanacağı, mübadele ihalesine katılan istekli olmadığından ihalenin iptal edildiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ...4 tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 17/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2025/442, K. 2025/1219, T. 17.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2025-442-e-2025-1219-k-3b5b15f75604