Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2024/969 E. 2024/2971 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2024/969
- Karar No
- 2024/2971
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/969 Karar No:2024/2971 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Fonu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, ... Grubu şirketlerinden ... San. ve Tic. A.Ş.'de kanunî temsilci olmasından dolayı düzenlenen 96.012.597,89-TL tutarlı, ... tarihli ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubu ile söz konusu ödemeye çağrı mektubunun dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararının (... San. ve Tic. A.Ş.'den kaynaklanan borçlardan sorumlu tutulmasına ilişkin kısmının) iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının, 03/07/1997-14/05/1999 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olarak görev yaptığı, görev yaptığı süre içerisinde ilk olarak 16/11/1998 tarihinde olmak üzere en son 18/06/2001 tarihinde ve her biri bir önceki kredi tutarını kapatacak şekilde defaatle kredi kullandırıldığı ve bu krediler nedeniyle Bankanın 4.829.387-USD (5.913.444,33-TL) ve 6.741.325,09-TL olmak üzere, toplamda 12.654.769,42-TL zarara uğraması üzerine söz konusu zararın Fon alacağı olarak addedilerek 16/06/2016 tarih ve 2016/114 sayılı Fon Kurulu kararı ile davacıdan tahsil edilmesine karar verilmesinin akabinde davacı hakkında dava konusu ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, dava konusu Fon alacağına neden olan kredilerin kullandırılma aşamasında davacının söz konusu şirkette kanuni temsilci sıfatıyla yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak görev aldığı, bu nedenle anılan alacaktan sorumlu olduğu, alacağın şirketten tahsil edilmesinin mümkün olmaması üzerine kanuni temsilci olan davacıdan tahsil edilmek istendiği, bu amaçla düzenlenen dava konusu ödemeye çağrı mektubu ve dayanağı olan Fon Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 25/04/2023 tarih ve E:2018/12, K:2023/2017 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda, 10/07/2001 tarih ve 24458 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 10/07/2001 tarih ve 384 sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararıyla, 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 14/3’inci maddesi kapsamında yükümlülüklerini vadesinde yerine getirmeyen, alınması gereken tedbirleri almayan, faaliyetine devamı mevduat sahiplerinin hakları ve mali sistemin güven ve istikrarı bakımından tehlike arz eden ... Bank A.Ş.’nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı ve temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildiği, davacının ... Bank A.Ş.'nin hakim ortaklarından ... San. ve Tic. A.Ş.'de 03/07/1997-14/05/1999 tarihleri arasında yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak görev yaptığı, davalı idarenin savunma dilekçesinde yer alan tabloda davacının sorumlu tutulduğu (Davacının görev süresinden sonra kullanılmış olması nedeniyle 16/12/1999 tarih ve 2.314.000-USD tutarlı krediden sorumlu tutulmamıştır.) kredilerin gösterildiği, bu kredilerden bir kısmının davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süre içerisinde kullanıldığı ve görev süresinden sonra çekilen başkaca krediler ile kapatıldığı, davacının görev süresinden sonra kullanılan ve fiktif nitelikte olduğu belirtilen kredi tutarları üzerinden de davacının sorumlu olduğu tutarın hesaplandığı, bu kapsamda davacının sorumluluk tutarı hesaplanırken ... Bank A.Ş.'den kullanılan 13/03/2001 tarihli ve 2.675.119-USD, 7.550,40-TL tutarlı krediler ile yine ... Bank A.Ş. tarafından ... Off Shore Ltd.'ye yapılan depo karşılığında ... Off Shore Ltd. tarafından ... San. ve Tic. A.Ş.'ye 03/12/1997 ve 14/05/1999 tarihlerinde kullandırılan 2.400.000-USD ve 1.750.000-USD tutarlı kredilerin kapatılması amacıyla ... Bank A.Ş.'den 18/06/2001 tarih ve 4.829.387-USD tutarlı kredilerin (16/12/1999 tarih ve 2.314.000-USD tutarlı kredi hesaplamadan düşülmüştür.) dikkate alındığı, şirketin kanuni temsilciliği görevini yürüten davacının görev süresinden sonra çekilen kredilerden sorumluluğu belirlenirken, görev süresi içerisinde kullanılan kredilerin gerçek anlamda ödenmeyerek görev süresinden sonra yapılan fiktif nitelikteki işlemlerin tespiti hâlinde söz konusu işlemlerden doğan Fon alacağından davacının sorumluluğuna gidilebilmesinin mümkün olduğu, bu itibarla, 13/03/2001 tarihinde ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından kullanılan kredilerin evveliyatının incelenmesinin önem arz ettiği, davalı idarenin savunma dilekçesinde yer alan tabloda 13/03/2001 tarih ve 2.675.119-USD, 7.550,40-TL tutarlı krediler ile 28/02/2001 tarih ve 2.397.551-USD tutarlı kredinin, 28/02/2001 tarihli kredi ile 01/08/2000 tarih ve 2.260.188-USD tutarlı kredinin, 01/08/2000 tarihli kredi ile 31/07/2000 tarih ve 1.431,354-TL tutarlı kredinin, 31/07/2000 tarihli kredi ile 20/07/1999 tarih ve 1.780.000-USD tutarlı kredinin, 20/07/1999 tarihli kredi ile de davacının kanuni temsilcilik süresine denk gelen 16/11/1998 ile 19/03/1999 tarihleri arasında kullanılan kredilerin kapatıldığı ifade edilmiş ise de ... Bank Teftiş Kurulu'nun "... San. ve Tic. A.Ş.'nin bankamızla olan kredi ilişkileri" konulu ... tarih ve ... sayılı İnceleme Raporu'nda 20/07/1999 tarihli kredinin tamamı ile fiktif nitelikte olan daha önceki tarihte kullanılan kredilerin kapatılmadığı, kredinin bir kısmının ... Grubu şirketlerine aktarıldığı, 13/03/2001 tarihli kredi ile de tabloda yer almayan başkaca 3 adet kredinin de kapatıldığı ifade edildiğinden, bahsi geçen her iki kredinin de davacının görev süresinden sonra kullanılmış olması ve bu kredilerin tamamı ile davacının görev yaptığı dönemde kullanılan kredilerin kapatılması yapılmadığından fiktif niteliğe sahip kredi tutarlarının ayrıştırılarak hesaplama yapılması gerekirken, söz konusu kredi tutarlarının tamamı üzerinden davacının sorumluluk tutarının hesaplanmış olması nedeniyle tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin daha önce verilen yargı kararlarında belirtilen ilke ve esaslar doğrultusunda tesis edildiği, davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediği ve tahsil imkânının bulunmadığı, borç tutarının davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreler dikkate alınarak ayrıştırıldığı, faiz tutarının mevzuata ve yargı içtihatlarına uygun olarak hesaplandığı, davacının sorumluluk tutarının tespitinde kendi döneminden sonra kullandırılmış kredilerin yalnızca kendi döneminde kullanılan kredilerin kapatılmasında kullanılan kısmının hesaplamaya dahil edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Davalı idarece dosyaya sunulan 12/02/2024 tarihli temyiz dilekçesinde, davacının şirkette kanuni temsilci olduğu tarih aralığında kullanılan kredilerin kapatılmasında kullanılan 20/07/1999 tarihli ve 1.780.000,00-USD tutarlı kredinin yalnızca ilgili kredilerin ve faizlerinin kapatılması amacıyla kullanılan 1.299.030,36-USD'lık kısmının dikkate alındığı, kalan 480.969,64-USD'nin davacının sorumluluk tutarına dahil edilmediği belirtilmekte ise de, dava konusu işlemin iptaline ilişkin tek gerekçenin bu husus olmadığı, ayrıca davacının görev süresinden sonra kullandırılan 13/03/2001 tarihli kredi ile davacının sorumlu olduğu kredileri gösteren tabloda yer almayan başkaca 3 kredinin daha kapatıldığı, temyiz dilekçesinde ise bu duruma ilişkin herhangi bir açıklamanın yapılmadığı görülmektedir. Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 01/07/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.