Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2024/915 E. 2025/1181 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2024/915
- Karar No
- 2025/1181
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/915 Karar No:2025/1181
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş.'nin, ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin 01/01/2020-31/12/2020 hesap dönemine ait finansal raporlarının bağımsız denetiminde, denetim dosyasının sorumlu denetçisi olan davacı hakkında, denetim yetkisinin sorumlu denetçi eliyle kullanılması, sorumlu denetçinin denetim faaliyetinin yürütülmesinden sorumlu olması, denetim ekiplerinin denetimlerini sorumlu denetçinin gözetimi ve idaresi altında gerçekleştirmesi ve sorumlu denetçinin bağımsız denetim raporunu bağımsız denetim kuruluşu (... şirketi) adına imzalamaya yetkili olması nedeniyle Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 44. maddesinin ikinci fıkrası ile 40. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca uyarı yaptırımı uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ...sayılı Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının sorumlu denetçi olarak görev yaptığı ... şirketi tarafından ... şirketinin 01/01/2020-31/12/2020 hesap dönemine ait finansal tablolarının bağımsız denetiminde; işletmeye özgü hile riski faktörlerinin belirlenmemesi, finansal tabloların hangi kalemlerinde, hilenin ne şekilde meydana gelebileceğinin değerlendirilmemesi, hile ve hile riski faktörlerine karşı uygulanacak denetim prosedürlerinin tasarlanmaması ve uygulanmaması, yönetim tarafından belirlenen ve şüphelenilen hile riski içerebilecek işlem türleri, hesap bakiyeleri veya açıklamalara ilişkin olarak yönetim tarafından izlenilen sürecin anlaşılmaması nedeniyle Bağımsız Denetim Standartları (BDS) 240’ın 17., 18., 19. ve 25. paragraflarına; geçerli finansal raporlama çerçevesi hükümlerine rağmen, işletmenin canlı varlıklar hesabı ve tarımsal ürünlerin gerçeğe uygun değerinden satış maliyetlerinin düşülmesi suretiyle değil de maliyet yöntemi ile ölçüldüğü ve bu şekilde finansal tablolarda raporlanması, ayrıca canlı varlıklara 5 yıllık faydalı ömür belirlenerek amortismana tabi tutulmasının, geçerli finansal raporlama çerçevesi hükümlerinde meydana gelen bu aykırılığa yönelik tespit/değerlendirmelerin veya düzeltme taleplerini içeren herhangi bir çalışmanın denetim dosyasında bulunmaması nedeniyle BDS 330’un 18. ve 24., BDS 500’ün 6., BDS 540’ın 13. ve BDS 700’ün 12. paragraflarına; işletmenin sürekliliğinin devamına ilişkin yönetimin bir ön değerlendirme yapıp yapmadığının belirlenmemesi, ayrıca işletmenin sürekliliğine yönelik ciddi belirsizlikler yaratan durumlar karşısında yönetimin ve üst yönetimden sorumlu olanların bu hususa yönelik olarak gelecekte atacakları adımlara ilişkin planlar ve bu planların uygulanabilirliği konusunda sorgulandığı ve işletmenin sürekliliğine ilişkin ciddi belirsizlik yaratan hususların finansal tablo dipnotlarında hedef kullanıcılara yeterli ve uygun bir şekilde açıklanıp açıklanmadığının değerlendirildiği, bu hususların verilen görüşe etkisinin değerlendirilmesine ve söz konusu raporun ilgili kısmına konuyla ilgili bir paragraf eklenip eklenmemesine yönelik değerlendirmelerin çalışma kağıtları arasında yer almaması nedeniyle BDS 570'nin 10., 11., 17., 19., 22. ve 23. paragraflarına; finansal tablolarda raporlanan “Peşin Ödenmiş Giderler ve Ertelenmiş Gelirler” hesap ve dipnot açıklamalarının doğruluğuna yönelik olarak uygulanan herhangi bir denetim prosedürünün bulunmaması nedeniyle BDS 700’ün 12., 13 ve 14. paragraflarına; finansal tablolarda raporlanan “Ertelenmiş vergi varlığı ve ertelenmiş vergi yükümlülüğü” hesaplarındaki tutarların geçerli finansal raporlama çerçevesine uygunluğuna ilişkin herhangi bir çalışmanın yapılmaması nedeniyle BDS 500’ün 6 ve 9, BDS 540’ın 18. ve BDS 700’ün 13. paragraflarına; finansal tablolarda “kur farkı gelir ve kur farkı giderleri” hesaplarındaki tutarların geçerli finansal raporlama çerçevesine uygunluğuna ilişkin herhangi bir çalışmanın yapılmaması nedeniyle BDS 500’ün 6. ve 9., BDS 540’ın 18. ve BDS 700’ün 13. paragraflarına aykırı davranıldığından bahisle uyarı yaptırımı uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı; Söz konusu tespitlerin, Bağımsız Denetim Standartları'na aykırılık teşkil ettiği, ... şirketinin 01/01/2020-31/12/2020 hesap dönemine ait denetim yetkisinin sorumlu denetçi eliyle kullanıldığı ve idari yaptırımların, mevzuata aykırılıkları tespit edilen denetim üstlenen bağımsız denetçiler hakkında da uygulanacağı, bu kapsamda uyuşmazlığa konu denetim faaliyetinde, Kurumca belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket edilmiş olması nedeniyle, davacı hakkında uyarı yaptırımı uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ileri sürdüğü iddialar üzerinde hiçbir hukuki değerlendirme yapılmadan genel bir ifadeyle davanın reddedildiği, idari yaptırım uygulanan kabahat fiillerinin Anayasa ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 4. maddesine aykırı olarak, kapsam ve çerçevesinin belirlendiği bir kanun olmaksızın 660 sayılı KHK'nin 9. maddesine dayanılarak davalı idarece hazırlanan tebliğ veya kurul kararları ekleri ile belirlendiği, Denetim Standartları Resmi Gazete'de yayımlanmış olmakla beraber hukukun uygulanmasındaki belirlilik ilkesi ve hatta elverişlilik ilkesinin dahi sağlanmadığı, kabahatlerin hangilerine hangi cezaların uygulanacağı konusunda kanunda hüküm bulunmadığı gibi 660 sayılı KHK'de de bir hüküm bulunmadığı, Yönetmeliğe dayanılarak uygulanan uyarı yaptırımının suç ve cezaların kanuniliği ilkesi ile 5326 sayılı Kanun'un 4/2 maddesine aykırı olduğu, ortağı olduğu şirket adına da uyarı ve idari para cezası uygulandığı, bir suçtan iki ceza verilemeyeceği ilkesinin ihlal edildiği, dava konusu işleme esas alınan inceleme raporunun gönderilmediği, inceleme sonucunda nasıl bir işlem yapılmasının önerildiğinin de bilinmediği, gerekli tedbirlerin alınması için süre verilmeden uyarı yaptırımı uygulanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.