Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2024/914 E. 2025/1174 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/914
Karar No
2025/1174
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/914 Karar No:2025/1174

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ... Doğa Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin 01/01/2020-31/12/2020 hesap dönemine ilişkin olarak gerçekleştirilen bağımsız denetimde ilgili mevzuata aykırı fiiller işlediğinden bahisle Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 40. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca uyarı yaptırımı uygulanması ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrası ile 17. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen "işlenen kabahatin haksızlık içeriği, failin kusuru ve ekonomik durumu" göz önünde bulundurularak 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 26. maddesinin üçüncü fıkrası ve anılan Yönetmeliğin 39. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 71.159.000-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ...sayılı Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 01/01/2020-31/12/2020 hesap dönemine ait finansal tabloların bağımsız denetiminde; işletmeye özgü hile riski faktörlerinin belirlenmemesi, finansal tabloların hangi kalemlerinde, hilenin ne şekilde meydana gelebileceğinin değerlendirilmemesi, hile ve hile riski faktörlerine karşı uygulanacak denetim prosedürlerinin tasarlanmaması ve uygulanmaması, yönetim tarafından belirlenen ve şüphelenilen hile riski içerebilecek işlem türleri, hesap bakiyeleri veya açıklamalara ilişkin olarak yönetim tarafından izlenilen sürecin anlaşılmaması nedeniyle Bağımsız Denetim Standartları (BDS) 240’ın 17., 18., 19. ve 25. paragraflarına; geçerli finansal raporlama çerçevesi hükümlerine rağmen, işletmenin canlı varlıklar hesabı ve tarımsal ürünlerin gerçeğe uygun değerinden satış maliyetlerinin düşülmesi suretiyle değil de maliyet yöntemi ile ölçüldüğü ve bu şekilde finansal tablolarda raporlanması, ayrıca canlı varlıklara 5 yıllık faydalı ömür belirlenerek amortismana tabi tutulmasının, geçerli finansal raporlama çerçevesi hükümlerinde meydana gelen bu aykırılığa yönelik tespit/değerlendirmelerin veya düzeltme taleplerini içeren herhangi bir çalışmanın denetim dosyasında bulunmaması nedeniyle BDS 330’un 18. ve 24., BDS 500’ün 6., BDS 540’ın 13. ve BDS 700’ün 12. paragraflarına; işletmenin sürekliliğinin devamına ilişkin yönetimin bir ön değerlendirme yapıp yapmadığının belirlenmemesi, ayrıca işletmenin sürekliliğine yönelik ciddi belirsizlikler yaratan durumlar karşısında yönetimin ve üst yönetimden sorumlu olanların bu hususa yönelik olarak gelecekte atacakları adımlara ilişkin planlar ve bu planların uygulanabilirliği konusunda sorgulandığı ve işletmenin sürekliliğine ilişkin ciddi belirsizlik yaratan hususların finansal tablo dipnotlarında hedef kullanıcılara yeterli ve uygun bir şekilde açıklanıp açıklanmadığının değerlendirildiği, bu hususların verilen görüşe etkisinin değerlendirilmesine ve söz konusu raporun ilgili kısmına konuyla ilgili bir paragraf eklenip eklenmemesine yönelik değerlendirmelerin çalışma kağıtları arasında yer almaması nedeniyle BDS 570'nin 10., 11., 17., 19., 22. ve 23. paragraflarına; finansal tablolarda raporlanan “Peşin Ödenmiş Giderler ve Ertelenmiş Gelirler” hesap ve dipnot açıklamalarının doğruluğuna yönelik olarak uygulanan herhangi bir denetim prosedürünün bulunmaması nedeniyle BDS 700’ün 12., 13. ve 14. paragraflarına; finansal tablolarda raporlanan “Ertelenmiş vergi varlığı ve ertelenmiş vergi yükümlülüğü” hesaplarındaki tutarların geçerli finansal raporlama çerçevesine uygunluğuna ilişkin herhangi bir çalışmanın yapılmaması nedeniyle BDS 500’ün 6. ve 9., BDS 540’ın 18. ve BDS 700’ün 13. paragraflarına; finansal tablolarda “kur farkı gelir ve kur farkı giderleri” hesaplarındaki tutarların geçerli finansal raporlama çerçevesine uygunluğuna ilişkin herhangi bir çalışmanın yapılmaması nedeniyle BDS 500’ün 6. ve 9., BDS 540’ın 18. ve BDS 700’ün 13. paragraflarına aykırı davranılması nedeniyle uyarı yaptırımı ile idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı; Söz konusu tespitlerin, Bağımsız Denetim Standartları'na aykırılık teşkil ettiği, ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin 01/01/2020-31/12/2020 hesap dönemine ait denetim dosyasının sorumlu denetçi eliyle kullanıldığı ve sorumlu denetçinin denetim faaliyetinin yürütülmesinden kaynaklı olarak davacı şirketin sorumluluğunun bulunduğu, keza davacı şirketçe Kurumca belirlenen standart ve formlara ve kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket edilmiş olduğu anlaşıldığından, uyarı yaptırımı ile idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ileri sürdüğü iddialar üzerinde hiçbir hukuki değerlendirme yapılmadan genel bir ifadeyle davanın reddedildiği, idari yaptırım uygulanan kabahat fiillerinin Anayasa ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 4. maddesine aykırı olarak, kapsam ve çerçevesinin belirlendiği bir kanun olmaksızın, 660 sayılı KHK'nin 9. maddesine dayanılarak davalı idarece hazırlanan tebliğ veya kurul kararları ekleri ile belirlendiği, Denetim Standartları Resmi Gazete'de yayımlanmış olmakla beraber hukukun uygulanmasındaki belirlilik ilkesi ve hatta elverişlilik ilkesinin dahi sağlanmadığı, kabahatlerin hangilerine hangi cezaların uygulanacağı konusunda kanunda hüküm bulunmadığı gibi 660 sayılı KHK'de de bir hüküm bulunmadığı, Yönetmeliğe dayanılarak uygulanan uyarı yaptırımının suç ve cezaların kanuniliği ilkesi ile 5326 sayılı Kanun'un 4/2 maddesine aykırı olduğu, 660 sayılı KHK'ye dayanılarak verilen idari para cezasının da yasal dayanaktan yoksun olduğu, şirket ortağı adına da uyarı yaptırımı uygulandığı, bir suçtan iki ceza verilemeyeceği ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2024/914, K. 2025/1174, T. 12.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2024-914-e-2025-1174-k-5406a26d2a52