Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2024/2851 E. 2024/4933 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2024/2851
- Karar No
- 2024/4933
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2851 Karar No:2024/4933
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrolcülük Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 06/06/2017 tarihinde Trabzon-Maçka Karayolu ... Mevkiinde yapılan denetimde davacı şirket tarafından lisansının verdiği haklar dışında tanker ile istasyon sahası dışında araç harici yerlere ikmal yapıldığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca 87.815,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 06/06/2017 tarihinde Trabzon-Maçka Karayolu ... Mevkiinde yapılan denetimde; ... plakalı tankerden M.K. isimli şahsa ait oto yıkamacıda bulunan varillere vidanjör yardımıyla akaryakıt dolumu yapıldığı, tanker şoförü Ü.G.'nin tankerdeki fazla yakıtı geçici olarak yıkamacıya bırakmak istediğini beyan ettiği, tankerden alınan numunelerde yapılan analiz sonuçlarına göre ulusal marker seviyesinin geçerli olduğunun tespit edildiği, olayla ilgili araştırmada nakliye firması yetkilisi S.S. ile görüşüldüğü ve durumun farkında olduğunun söylendiği, davacı şirket yetkilileri ile yapılan görüşmede de konu ile ilgili olarak araştırma yapılacağının bildirildiğinin tutanak altına alındığı, konu ile ilgili tanker şoförünün ifadesinde, "... araçta tonaj fazlası yakıt olduğu ve ilerde yolumun üzerinde bulunan Karayollarına ait tartı istasyonunda ceza yiyeceğimi düşünerek beni yakalamış olduğunuz yıkama yerinde biraz akaryakıt boşaltarak ceza yemekten kurtulmaya çalıştım. Tüm bu yaptıklarımdan firma yöneticilerinin haberi ve bilgisi vardır." şeklinde beyanda bulunduğu, oto yıkamacının sahibi M.K.'nın ifadesinde, "...tanker sürücüsü bana gelerek ...ödünç iki adet bidon istedi bende kendisine verdim. Bu aracın sürücüsü bana kesinlikle akaryakıt satmıyordu tekrar geri alacaktı... Ticari amaçlı akaryakıt depolamıyorum." şeklinde beyanda bulunduğu, olay sonrasında 08/06/2017 tarihinde tanker şoförünün işten çıkarıldığının görüldüğü; Bu durumda, tankerden alınan numunelerde yapılan analiz sonuçlarına göre ulusal marker seviyesinin geçerli olduğu, olayın tanker şoförünün bireysel bir eylemi olduğu, davacı şirket ile olay arasında illiyet bağını kuracak somut bilgi belge olmaksızın işlem tesis edildiğinden, cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olarak davacı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte olan 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca 87.815,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Dairemizin 16/01/2024 tarih ve E:2021/536, K:2024/207 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı şirket tarafından, şirketlerinin anlaşmalı olduğu nakliye şirketinin çalışanı olan şoförün fiilinin, şirketlerinin bilgisi dışında ve tamamen bireysel bir eylem olduğu, idari para cezasına konu eylem bakımından şirketlerinin bir sorumluluğu bulunmadığı ileri sürülse de, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu uyarınca lisans sahiplerinin piyasada kötüniyetli eylem sonucunu doğuracak her türlü işlemden özenle kaçınmak ve bunların oluşumunu engellemek için gerekli tedbirleri almakla yükümlü oldukları; Bu durumda, bayilik lisansı sahibi davacı şirketin gerekli tedbirleri alma ve özen yükümlülüğü ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrasında yer verilen "Organ veya temsilcilik görevi yapan ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişinin bu görevi kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında da idari yaptırım uygulanabilir." kuralı gereği, davacı şirketin akaryakıt bayiliği faaliyeti çerçevesinde görev alan anlaşmalı olduğu nakliye şirketi işçisinin faaliyetlerinden dolayı sorumlu olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, basiretli bir tacir olarak özen yükümlülüğüne ve 5015 sayılı Kanun'da belirtilmiş olan yükümlülüklere uygun davranıldığı, satışı yapılan akaryakıtların ulusal marker seviyesinin geçerli olduğunun tespit edildiği, anlaşmalı olduğu nakliye şirketinin çalışanı olan şoförün fiilinin, şirketlerinin bilgisi dışında ve tamamen bireysel bir eylem olduğu, idari para cezasına konu eylem bakımından şirketlerinin bir sorumluluğunun bulunmadığı, dava konusu işlemin cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.