Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2024/2325 E. 2024/3241 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2024/2325
- Karar No
- 2024/3241
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2325 Karar No:2024/3241 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Fonu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı hakkında, ... Grubu şirketlerinden ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.'de kanuni olarak görev yaptığından bahisle düzenlenen 267.636.351,71-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 16/06/1999-22/05/2000 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı süre içerisinde ve öncesinde söz konusu şirkete kullandırılan ve geri ödenmeyen krediler üzerinden hesaplama yapıldığı, ilgili krediler davacının kanuni temsilcilik süresi içerisinde kullandırılmamış olsa da davacının yönetici bulunduğu dönemde ilgili kredilerin temdit edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle de davacının yönetici sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından, davacının kanuni temsilcisi bulunduğu şirkete kullandırılan ve ödenmeyen kredilerin tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 20/06/2023 tarih ve E:2018/2875, K:2023/3156 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacının, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na intikal eden ... Bank A.Ş.'nin hâkim ortaklarından ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.'de 16/06/1999-22/05/2000 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı, ... Bank A.Ş.'nin Fon'a devredilmesiyle anılan şirketin ... Bank A.Ş.'ye olan borcunun kamu alacağı niteliği kazandığı, davacının yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı şirketin ... Bank A.Ş.'ye olan borcunun gecikme zammı ile birlikte toplam 267.636.351,71-TL'lik kısmından sorumlu tutulduğu, Fon alacağının tahsili amacıyla davacının kanuni temsilcisi olduğu şirkete 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 37., 55. ve 79. maddeleri uyarınca takibe başlanılmasına karşın alacağın tahsil edilememesi ve yapılan malvarlığı araştırmaları sonucunda tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması sonucunda 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca borçlu şirketin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında 267.636.351,71-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, anılan ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; davalı idarenin 30/03/2017 tarihli savunma dilekçesinin 4., 5. ve 6. sayfalarında yer alan tablolarda davacının sorumlu tutulduğu birtakım kredilerin gösterildiği, bu kredilerden bir kısmının davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı şirketteki görev süresinden önceki tarihlerde kullanıldığı ve görev süresinden önce kullanılan başka kredilerle kapatıldığı, daha sonra bu kredilerin bir kısmının ise görev süresinden sonra kullanılan krediler ile kapatıldığı, bu kredilerin ödenmesi gerektiği tarih olarak kabul edilmesi gereken vadelerinin ise belirtilmediği; savunma ekinde yer alan ve ... Bank A.Ş. Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan "... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş. İnceleme Raporu"nda anılan kredilerin davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı tarihten sonra kapatıldığının belirtildiği, 18/06/2001 tarihli krediler ile de şirketin ... Off Shore'a olan borçlarının kapatıldığı (27/01/1998 tarih ve 2.341.529-DEM tutarlı, 10/0271998 tarih ve 231.272-DEM tutarlı, 12/06/1998 tarih ve 92.620-DEM tutarlı, 14/05/1999 tarih ve 1.250.000-USD tutarlı, 24/11/2000 tarih ve 6.310.111-USD tutarlı), banka kaynağının kredi olarak kullanılıp geri ödenmemesi hâlinde oluşan Fon alacağından, kredinin kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem, başka bir deyişle kredinin vadesinin dolması ile başlayıp ödenmediği müddetçe devam eden süre zarfı boyunca kanuni temsilci sıfatını haiz olanların sorumlu tutulabileceği, bu bakımdan, bir kanuni temsilcinin görev yaptığı şirkete kullandırılıp geri ödenmeyen krediden doğan sorumluluğunun söz konusu kredinin kullanım tarihinde veya geri ödenmesi gerektiği tarihte, yani vadenin dolmasıyla başlayıp ödemenin yapılmasına kadarki süre içerisinde görev yapması hâlinde söz konusu olduğu, aksi takdirde kredinin kullanıldığı tarihte görevde olmayan ve kredinin vadesi dolmadan önce görevden ayrılan kanuni temsilcinin 5411 sayılı Kanun ve 4389 sayılı Kanun uyarınca Fon alacağından sorumlu tutulabilmesinin objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olmayacağı, 4389 sayılı Kanun'un 15. maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen dolanlı işlemlerle banka kaynaklarının kullanılması hâlinde ise kanuni temsilcinin görev yaptığı dönemle sınırlı olmaksızın banka kaynağının ne kadarını edindiği veya edindirdiğiyle sınırlı olmak şartıyla subjektif sorumluluğuna başvurulabileceği esas olmakla birlikte, davacının dolanlı işlemlerle banka kaynağını edindiği veya edindirdiği yönünde subjektif bir tespit olmadığı dikkate alındığında, davacının sorumluluğunun objektif sorumluluk kuralları bağlamında belirlenmesi gerektiği, öte yandan, şirketin kanuni temsilciliği görevini yürüten davacının görev süresinden önce çekilen kredilerden sorumluluğu belirlenirken eski tarihli kredilerin yeni kredilerle kapatılmasında davacının görev süresi içerisinde fiktif işlemlerin tespiti hâlinde söz konusu işlemlerden doğan Fon alacağından davacının sorumluluğuna gidilebilmesinin mümkün olduğu, davacının uyuşmazlığa konu ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nde 16/06/1999-22/05/2000 tarihleri arasında kanuni temsilci olarak görev yaptığı, dolayısıyla davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı bu dönem esas alınarak hukuksal bir değerlendirme yapılması gerektiği; A- Davacının kanuni temsilciliği döneminden (16/06/1999-22/05/2000) önce çekilen ve geri ödenmediği belirtilen krediler yönünden: Davacının bu dönemden sorumluluğuna gidilebilmesi için, davacının kanuni temsilciliğinden önce çekilen kredinin vadesinin davacının kanuni temsilciliği dönemine denk gelmesi (vade tarihinin kanuni temsilcilik döneminden önceki bir tarih olması) ve bu kredinin ödenmemesinin gerektiği, dolayısıyla kredi daha önce çekilmiş olsa dahi, kredinin vadesinin davacının kanuni temsilci olduğu döneme ve öncesine denk gelmesi halinde, vadesi geldiği halde bu kredinin ödenmemesi nedeniyle (vade tarihinden itibaren ödeme tarihine kadarki süreçte) davacının Fon alacağından sorumlu tutulabilmesinin objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olabileceği, kredinin vadesi dolmadan önce görevden ayrılan kanuni temsilcinin ise 5411 sayılı Kanun ve 4389 sayılı Kanun uyarınca Fon alacağından sorumlu tutulabilmesinin objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olmayacağı, öte yandan, "fiktif"in kelime anlamı itibarıyla "gerçek olmayan" anlamına geldiği, kredi çekildikten sonra yeni bir krediyle önceki kredinin kapatılması, ancak son çekilen kredilerin kapatılmaması halinde önceki krediler gerçek anlamda kapatılmamış sayıldığından, "fiktif işlem"in söz konusu olduğu, eski tarihli kredilerin yeni kredilerle kapatılmasında (yeni kredilerin de kapatılmaması halinde) fiktif işlemlerin tespiti hâlinde söz konusu işlemlerden doğan Fon alacağından davacının sorumluluğuna gidilebilmesinin mümkün olduğu, bir başka ifadeyle, davacının kanuni temsilciliği dönemindeki vadesi gelen kredilerin daha sonraki bir krediyle kapatılması, ancak daha sonra çekilen kredinin ise gerçek anlamda kapatılmaması durumunda fiktif işlem (kredi) söz konusu olacağından, vadesinde ödenmeyen kredi tutarından kanuni temsilcinin sorumluluğunun devam edeceği, bu kapsamda davacının bu dönemdeki sorumluluğuna ilişkin olarak, davacının sorumlu tutulduğu krediler yönünden, davalı idarenin ara kararına cevap dilekçesi incelenmek suretiyle değerlendirme yapıldığında; 1-15/12/1998 kullanım tarihli krediye (426.230-USD) ilişkin olarak; vadesinin 14/12/1999 olduğu, vadenin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, bu krediyle daha önce kapatılan kredinin davacının sorumluluk tutarı hesabına dahil edilmediği (mükerrerlik olmadığı), kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 2-15/12/1998 kullanım tarihli krediye (1.727.869-USD) ilişkin olarak; vadesinin 14/12/1999 olduğu, vadenin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, bu krediyle daha önce kapatılan kredinin davacının sorumluluk tutarı hesabına dahil edilmediği (mükerrerlik olmadığı), kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 3-15/12/1998 kullanım tarihli krediye (385.246-USD) ilişkin olarak; vadesinin 14/12/1999 olduğu, vadenin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, bu krediyle daha önce kapatılan kredinin davacının sorumluluk tutarı hesabına dahil edilmediği (mükerrerlik olmadığı), kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 4-05/04/1999 kullanım tarihli krediye (1.067.115-USD) ilişkin olarak; vadesinin 31/04/1999 olduğu, vadenin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, bu krediyle daha önce kapatılan kredinin davacının sorumluluk tutarı hesabına dahil edilmediği (mükerrerlik olmadığı), kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 5-25/03/1999 kullanım tarihli krediye (186.087-USD) ilişkin olarak; bu kredinin hesaba dahil edilmediğinin idarece belirtildiği, 6-25/03/1999 kullanım tarihli krediye (310.220-USD) ilişkin olarak; vadesinin 31/03/1999 olduğu, vadenin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 7-26/03/1999 kullanım tarihli krediye (2.078.104-USD) ilişkin olarak; vadesinin 31/03/1999 olduğu, vadenin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 8-02/04/1999 kullanım tarihli krediye (265.600-USD) ilişkin olarak; bu kredinin hesaba dahil edilmediğinin idarece belirtildiği, B-Davacının kanuni temsilciliği dönemi (16/06/1999-22/05/2000) içinde kullanılan krediler yönünden: 1-26/07/1999 kullanım tarihli krediye (875.000-USD) ilişkin olarak; kredinin davacının kanuni temsilci olduğu dönem içinde çekildiği, kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 2-30/09/1999 kullanım tarihli krediye (362.326-USD) ilişkin olarak; bu kredinin hesaba dahil edilmediğinin idarece belirtildiği, 3-04/02/2000 kullanım tarihli krediye (178.000-DEM) ilişkin olarak; kredinin davacının kanuni temsilci olduğu dönem içinde çekildiği, kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 4-07/02/2000 kullanım tarihli krediye (322.000-DEM) ilişkin olarak; kredinin davacının kanuni temsilci olduğu dönem içinde çekildiği, kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 5-29/02/2000 kullanım tarihli krediye (16.891-TL) ilişkin olarak; kredinin davacının kanuni temsilci olduğu dönem içinde çekildiği, kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, C- Davacının kanuni temsilciliği dönemi (16/06/1999-22/05/2000) sonrası kullanılan krediler yönünden: 1-26/02/2001 kullanım tarihli krediye (9.032.438-USD) ilişkin olarak; bu kredinin davacının kanuni temsilci olduğu dönemden sonra kullanıldığı, kredinin kullanıldığı tarihte kanuni temsilcilik görevi bulunmayan davacının 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi ile 5411 sayılı Kanun'un geçici 26. maddesi uyarınca Fon alacağından sorumlu tutulabilmesinin objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olmayacağı, dolayısıyla bu kredi miktarı ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, 2-26/02/2001 kullanım tarihli krediye (52.529-DEM) ilişkin olarak; bu kredinin davacının kanuni temsilci olduğu dönemden sonra kullanıldığı, kredinin kullanıldığı tarihte kanuni temsilcilik görevi bulunmayan davacının 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi ile 5411 sayılı Kanun'un geçici 26. maddesi uyarınca Fon alacağından sorumlu tutulabilmesinin objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olmayacağı, dolayısıyla bu kredi miktarı ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, 3-26/02/2001 kullanım tarihli krediye (46.600-TL) ilişkin olarak; bu kredinin davacının kanuni temsilci olduğu dönemden sonra kullanıldığı, kredinin kullanıldığı tarihte kanuni temsilcilik görevi bulunmayan davacının 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi ile 5411 sayılı Kanun'un geçici 26. maddesi uyarınca Fon alacağından sorumlu tutulabilmesinin objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olmayacağı, dolayısıyla bu kredi miktarı ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, D- Davacının kanuni temsilciliği döneminden (16/06/1999-22/05/2000) önce çekilen ve geri ödenmediği belirtilen Off-Shore kredileri yönünden: 1-27/01/1998 kullanım tarihli Off-Shore kredisine (2.341.529-DEM) ilişkin olarak; vadesinin 03/02/2000 olduğu, vadenin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 2-10/02/1998 kullanım tarihli Off-Shore kredisine (231.272-DEM) ilişkin olarak; vadesinin 17/02/2000 olduğu, vadenin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 3-12/06/1998 kullanım tarihli Off-Shore kredisine (92.620-DEM) ilişkin olarak; vadesinin 19/06/2000 olduğu, vadenin davacının kanuni temsilci olduğu dönem sonrasına denk geldiği, dolayısıyla kredinin vadesi dolmadan önce görevden ayrılan kanuni temsilcinin bu krediden 5411 sayılı Kanun ve 4389 sayılı Kanun uyarınca Fon alacağından sorumlu tutulabilmesi objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olmayacağından, bu kredi miktarı ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, 4-14/05/1999 kullanım tarihli Off-Shore kredisine (1.250.000-USD) ilişkin olarak; vadesinin 21/05/2000 olduğu, vadenin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 5-24/11/2000 kullanım tarihli Off-Shore kredisine (6.310.111-USD) ilişkin olarak; bu kredinin davacının kanuni temsilci olduğu dönemden sonra kullanıldığı, kredinin kullanıldığı tarihte kanuni temsilcilik görevi bulunmayan davacının 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi ile 5411 sayılı Kanun'un geçici 26. maddesi uyarınca Fon alacağından sorumlu tutulabilmesi objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olmayacağından, bu kredi miktarı ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, 6-18/06/2001 kullanım tarihli krediye ilişkin olarak; bu kredinin davacının kanuni temsilci olduğu dönemden sonra kullanıldığı, kredinin kullanıldığı tarihte kanuni temsilcilik görevi bulunmayan davacının 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi ile 5411 sayılı Kanun'un geçici 26. maddesi uyarınca Fon alacağından sorumlu tutulabilmesi objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olmayacağından, bu kredi miktarı ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, Sonuç olarak, yukarıda (A), (B) ve (D/1-2-4) kısımlarında yer verilen ve davacının sorumluluk tutarına dahil edilen krediler yönünden bu kredi miktarı ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, yukarıda (C) ve (D/3-5-6) kısımlarında yer verilen ve davacının sorumluluk tutarına dahil edilen krediler yönünden bu kredi miktarı ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, bu durumda davacının kanuni temsilcisi olduğu ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na intikal eden ... Bank A.Ş.'nin hâkim ortaklarından olduğu, Banka kaynağının kredi olarak kullanılıp geri ödenmemesi nedeniyle oluşan Fon alacağından sorumlu olduğu, davacının kanuni temsilci olarak Fon alacağının ödenmesi hususundaki sorumluluğuna ilişkin olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi ile birlikte 5411 sayılı Kanun'un geçici 26. maddesi bir arada değerlendirildiğinde, davacının sorumluluk tutarına dahil edilmemesi gereken tutarların dahil edilmiş olduğu anlaşıldığından ve davacının sorumlu tutulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilen kredi miktarı ve faizleri yönünden davalı idarece yeniden bir hesaplama yapılması gerektiğinden, davacının sorumluluk tutarına dahil edilmemesi gereken krediler de dahil edilmek suretiyle yapılan hesaplamayla tesis edilen işbu dava konusu ödemeye çağrı mektubu işleminde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının görev süresinden önceki kredilerin kapatılması amacıyla davacının görev süresinde ve sonrasında kullandırılıp takibe intikal eden kredilerin tamamından sorumlu olduğu, sadece görev yaptığı dönemden sonra kullandırılan ve takibe intikal eden kredilerden sorumlu olmadığı, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirkete 18/06/2001 ile 26/02/2001 tarihlerinde kullandırılan kredilerin gerçek bir ticari faaliyet için değil mevcut sorunlu kredilerin kapatılması için kullandırılan fiktif krediler olduğu, davacının kendi döneminden önce çekilen kredileri bilançoda görerek kendi insiyatifiyle yönetici olmayı kabul ettiği ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesince bilirkişiye başvurulmaksızın bir kısım krediler yönünden sorumluluğunun bulunduğu yönünde karar verildiği, kredi sözleşmelerinde imzasının bulunup bulunmadığı yönünde bir tespit yapılmadığı, inceleme raporunda adının sorumlular arasında yer almadığı, kararın verildiği tarih itibarıyla 20.900,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, aynı konuda daha önce kesinleşmiş iptal kararı bulunmasına rağmen idarece dava konusu ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, ... Bank'ın yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak elinde bulunduran ortaklarından olmadığı, görev yaptığı şirketin de bu iştiraklerden olmadığı, 5411 sayılı Kanun'un getirdiği hükümlerin kendisine uygulanmasının Anayasa'ya aykırı olduğu, 5411 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinde yer alan zamanaşımı ibaresinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacının görev süresinden önceki kredilerin kapatılması amacıyla davacının görev süresinde ve sonrasında kullandırılıp takibe intikal eden kredilerin tamamından sorumlu olduğu, sadece görev yaptığı dönemden sonra kullandırılan ve takibe intikal eden kredilerden sorumlu olmadığı, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirkete 18/06/2001 ile 26/02/2001 tarihlerinde kullandırılan kredilerin gerçek bir ticari faaliyet için değil mevcut sorunlu kredilerin kapatılması için kullandırılan fiktif krediler olduğu, davacının kendi döneminden önce çekilen kredileri bilançoda görerek kendi insiyatifiyle yönetici olmayı kabul ettiği, davacının zamanaşımı iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu, 5411 sayılı Kanun'un Geçici 11. maddesiyle mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun bazı hükümlerinin Fon alacağı tahsil edilinceye kadar uygulanmasına cevaz verildiği belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesince bilirkişiye başvurulmaksızın bir kısım krediler yönünden sorumluluğunun bulunduğu yönünde karar verildiği, kredi sözleşmelerinde imzasının bulunup bulunmadığı yönünde bir tespit yapılmadığı, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, aynı konuda daha önce kesinleşmiş iptal kararı bulunmasına rağmen idarece dava konusu ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, ... Bank'ın yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak elinde bulunduran ortaklarından olmadığı, görev yaptığı şirketin de bu iştiraklerden olmadığı, 5411 sayılı Kanun'un getirdiği hükümlerin kendisine uygulanmasının Anayasa'ya aykırı olduğu, 5411 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinde yer alan zamanaşımı ibaresinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği belirtilerek davalı idarenin temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının ve davalının temyiz istemlerinin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.