Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2024/1318 E. 2024/4590 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2024/1318
- Karar No
- 2024/4590
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1318 Karar No:2024/4590
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Fonu VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin...4 tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olduğu Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun kayyım olarak atandığı ... Ambalaj Sanayi A.Ş.'nin mal, hak ve varlıklarının ticari ve iktisadi bütünlük kapsamında satışı için 19/01/2021 tarihinde yapılan ihalenin ve bu ihalenin onaylanmasına ilişkin Fon Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının hissedarı olduğu şirkete Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133. maddesi ile 6758 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca... Sulh Ceza Hâkimliğinin...... tarih ve ... D.İş sayılı kararıyla Fon'un kayyım olarak atanmasına karar verildiği; şirketin toplam varlıklarının borçları karşılayamaz olduğu, sermayesinin tamamının kaybedildiği ve borca batık olduğu, mevcut halinin sürdürülebilir olmadığı, şirketin borçlarını ödeyebilmek için varlık satışı veya mal varlığı değerlerinin satılması veya fesih dışında bir yol bulunmadığı yönünde değerlendirmelere yer verilen mali durum tespit raporları dikkate alınarak bütünlüğün ihaleyle satışına karar verildiği; davalının kayyım sıfatıyla yönettiği şirketlerin hak ve taraf ehliyetlerini koruduğu, anılan şirketlere ilişkin olarak kayyımın ticârî gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idarî işlem ve eylem nitelinde olmadığı, kayyım sıfatıyla ticârî kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticârî faaliyet gereklerinin esas alındığı ve kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil ticaret hukuku ilkelerine göre tesis edildiği dikkate alındığında, uyuşmazlığın esas itibarıyla Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen kayyımlık görevinin nasıl îfâ edileceğine dair ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle adlî yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı merciileri görevli olduğundan davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlıkta görevli mahkemenin ... İdare Mahkemesi olduğu, Fon'un kayyımı olduğu şirketlerle ilgili tesis ettiği işlemler bakımından idari yargının görevli olduğu konusunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kesin olarak karar verildiği, anılan işlemlere karşı Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan davalarda davanın yargı yolu uygun olmadığından bahisle reddine karar verildiği, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, şirketin genel kurul yetkilerinin Fon'a devredildiği ve bu hususta Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulama alanı bulamayacağı, Prof. Dr. ... tarafından bu davalarda idari yargının görevli olduğu konusunda hukuki mütalaa hazırlandığı, dava konusu işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.