Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2023/3610 E. 2024/2421 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2023/3610
Karar No
2024/2421

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/3610 Karar No:2024/2421 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirkete ait elektrik üretim tesisi ile ilişkilendirilen tüketim tesisinde Nisan 2020 döneminde elektrik tüketimi olmadığından bahisle ilgili dönemde üretilip sisteme verilen enerjinin YEKDEM'e bedelsiz katkı payı olarak bildirilmesi üzerine davacı şirket tarafından ... tarihli, ... sayılı 184.325,95-TL fatura bedelinin ve ... tarihli, ... sayılı 178.416,58-TL fatura bedelinin ödenmesi talebiyle yapılan 06/09/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile toplam 362.742,53-TL'nin (184.325,95-TL+178.416,58-TL) 29/05/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 28. maddesinin dokuzuncu fıkrasının, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 25/05/2021 tarih ve E:2019/2575, K:2021/1854 sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kapsamda, davacıya ödeme yapılmamasına dayanak alınan düzenlemenin yargı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında davacı tarafından sisteme verilen elektrik enerjisinin karşılığı olan tutarların ilgili düzenlemeler çerçevesinde idarece hesaplanarak davacıya ödenmesi gerekmekte iken bu husustaki talebin zımnen reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davalı idarece anılan iptal kararı üzerine Yönetmeliğin 28. maddesinin dokuzuncu fıkrasının yeniden düzenlendiği ve anılan düzenlemeye uygun olarak mücbir sebebin varlığını ortaya koyamayan davacıya ödeme yapılmasının mümkün olmadığı ileri sürülmekte ise de, söz konusu iptal kararı üzerine Yönetmelik'te yeniden yapılan düzenlemenin geçmişe etkili olarak uygulanması hukuken mümkün olmadığından davalının bu iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir. Diğer taraftan, davacı tarafından toplam 362.742,53-TL'nin 29/05/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiş ise de, lisanssız elektrik üretimi yapan üreticilerin sisteme verdikleri ihtiyaç fazlası elektrik enerjisinin tespit edilmesi ve bedelinin ödenmesi hususunda ilgili mevzuatta şebeke işletmecisine, piyasa işletmecisine ve görevli tedarik şirketine farklı yetki ve sorumluluklar verildiği, söz konusu düzenlemelerde öngörülen süreç sonrasında hesaplanacak tutar davacıya ödeneceğinden bu aşamada davacının tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, davacının tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın iptale ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 25/05/2021 tarih ve E:2019/2575, K:2021/1854 sayılı iptal kararının gerekçesi dikkate alınmak suretiyle yeniden düzenlenen Yönetmeliğin 28. maddesinin dokuzuncu fıkrasında yer alan kural değerlendirildiğinde, lisanssız üretim yapan üreticilerin asıl amacının kendi bünyelerinde kullanmakta oldukları tesislere ait elektrik ihtiyaçlarının karşılanması ve tüketilmeyen ihtiyaç fazlası elektrik enerjisinin YEKDEM kapsamında satışı olduğu ve tüketim fazlası enerjinin/ihtiyaç fazlası elektrik enerjisinin satışının hukuken kabul edilebilir belli kıstas ve ölçütlere bağlandığı; Bu düzenlemede en öne çıkan ve belirgin olan ölçüt, mücbir sebep olarak belirlendiğinden öncelikli olarak uyuşmazlık konusu dönemlerde tüketilmeyen ihtiyaç fazlası enerjinin mücbir sebepten kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi gerektiği; Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 35. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bir olayın mücbir sebep hâli sayılabilmesi için, olaydan etkilenen tarafın gerekli özen ve dikkati göstermiş ve tüm önlemleri almış olmasına karşın önleyemeyecek, kaçınılamayacak ve öngörülemeyecek bir durumla karşılaşması ve bu durumun etkilenen tarafın ilgili mevzuat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesini engellemesi gerektiği, ayrıca anılan maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendinde, salgın hastalığın mücbir sebep hâlleri arasında sayıldığı; Dava dosyasında yer alan tüm bilgi ve belgeler ile Dairelerinin ... tarih ve E:... sayılı ara kararına istinaden davacı tarafından 27/07/2023 tarihinde UYAP sistemi üzerinden dosyaya sunulan cevap dilekçesi ve ekinde yer alan evrakın incelenmesinden, davacıya ait olan elektrik üretim tesisleri ile ilişkilendirilen ve davacının kendi tesis, çalışma alanları ve bağlı birimleriyle ilişkili tüketim tesisleri COVID 19 salgını nedeniyle kapalı olduğundan tüketim tesislerinde elektrik tüketimi olmadığının anlaşıldığı; Bu kapsamda, COVID 19 salgın hastalığına bağlı olarak ülkemizde ve tüm dünyada çalışma hayatına yönelik çeşitli kısıtlama ve/veya kapatma gibi tedbirlerin sıkı bir şekilde uygulamaya koyulduğu, bu kısıtlamaların dava konusu uyuşmazlığın gerçekleştiği Nisan 2020 döneminde de devam ettiği, bu itibarla, davacıya ait üretim tesisleri ile ilişkilendirilen tüketim tesislerinde Nisan 2020 döneminde hukuken kabul edilebilir mücbir sebep kapsamında elektrik tüketimi olmadığından, davacının söz konusu başvurusunun mücbir sebep kapsamında değerlendirilmeyip reddine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı hakkında tesis edilen dava konusu zımni ret işleminde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılarak davalı idarenin istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, lisansız elektrik üretimde önemli olan hususun bir tüketim tesisinin ihtiyacını karşılayacak üretimi yapması olduğu, tüketimden arta kalan ihtiyaç fazlası enerji için gelir elde edilmesinin mümkün olduğu, davacıya ait üretim tesisleriyle ilişkilendirilen tüketim tesislerinde Nisan 2020 döneminde tüketim olmadığından üretilen enerjinin mevzuat uyarınca YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak bildirildiği, her ne kadar Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce Yönetmeliğin 28. maddesinin dokuzuncu fıkrasının iptaline karar verilmiş ise de, iptal kararının gerekçesiyle birlikte dikkate alınması gerektiği, anılan kararın gerekçesinde mücbir sebep hâlleri gibi hiçbir istisna getirilmemiş olması sebebiyle düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığının belirtildiği, iptal kararı sonrasında yeniden yapılan düzenlemede mücbir sebep hâllerinin istisna kapsamına alındığı, davacı tarafından tüketim tesislerinde tüketim olmamasının nedeni olarak ileri sürülen mücbir sebep iddiasını destekleyen bilgi ve belgelerin Kurum'a sunulmadığı, bu kapsamda dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usûl ve hukuka uygun olduğu, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usûl ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKÎ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usûl ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptali ile davacının tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararının iptale dair kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 29/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2023/3610, K. 2024/2421, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2023-3610-e-2024-2421-k-e57f14cd113d