Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2022/739 E. 2024/1449 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2022/739
- Karar No
- 2024/1449
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/739 Karar No:2024/1449 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıya ait LPG otogaz istasyonunda 14/10/2019 tarihinde gerçekleştirilen denetimde "LPG Yetkili İşletme Personeli Sertifikası" olmayan personel çalıştırıldığının tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca 100.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından yabancı uyruklu A.S.A. isimli şahsın tesiste çalışmadığı hususun tutanakla sabit olduğunun iddia edildiği, davalı idarece yabancı şahsın yetkisiz dolum yaptığının tespit edildiğinin belirtilmesinin yanı sıra A.O.K isimli şahsın LPG Yetkili İşletme Personeli Sertifikası'nın Kurum'a sunulmasına rağmen söz konusu istasyonda fiili olarak çalıştığını gösteren herhangi bir belgenin sunulamadığının belirtildiği, Mahkemelerinin 02/02/2021 tarihli ara kararı ile "davacı şirket hakkında tesis edilen işlemde hangi kişi/kişilerin LPG Yetkili İşletme Personeli Sertifikası olmaması nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiğinin sorulmasına ve A.O.K isimli şahsın LPG Yetkili İşletme Personeli Sertifikası'nın onaylı ve okunaklı bir örneğinin gönderilmesinin istenilmesine" karar verildiği, davalı idarece ara kararına verilen cevabi yazı ekinde A.O.K isimli şahsa ait LPG Yetkili İşletme Personeli Sertifikası'nın sunulduğu, ancak adı geçen kişinin söz konusu istasyonda fiili olarak çalıştığını gösteren herhangi bir belge sunulamadığı şeklinde cevap verildiği, bu haliyle dava konusu işlemin A.O.K isimli şahıs esas alınmak suretiyle tesis edildiği anlaşıldığından, Mahkemelerince yapılacak olan hukuki incelemenin anılan kişi noktasındaki eksiklik bağlamında yapılacağı, denetim tarihinde istasyonda çalıştığı resmi belgelerle ispatlanabilen bir şahsa ait sertifika Kurum'a sunulamadığı için idari para cezası uygulanmışsa da, gerek A.O.K isimli şahıs hakkında tutulan 14/10/2019 tarihli tutanakta işyerinde sadece kendisinin çalıştığını beyan etmesi, gerek davacının davalı idareye sunduğu yazılı savunmasında bu şahsın istasyonda tek çalışan olduğu ve SSK emeklisi olduğu için SGK'da kayıtlı işçi olarak görünmemesi nedeniyle ilgili belgelerin sunulamayacağının beyan edildiği, sigorta kaydının bulunmamasının o işyerinde çalışmadığı anlamına gelmeyeceği, diğer bir ifadeyle ilgili kişinin o işyerinde sigortasız olarak da çalışıyor olabileceği, ilgili kişinin sigortasız olarak çalışmasının da 5307 sayılı Kanun kapsamında ayrı bir hukuki rejime ve yaptırıma tabi olduğu, dolayısıyla davalı idarece denetimin yapıldığı tarihte A.O.K'nın o istasyonda çalışıp çalışmadığı hususunun fiilen tespit edilmesi gerekirken (özellikle sevk irsaliyeleri, fatura vb. gibi) bu husus ortaya konulmaksızın tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; İdare Mahkemesi tarafından, dava konusu kararın A.O.K isimli şahıs esas alınmak suretiyle tesis edildiği anlaşıldığı gerekçesiyle bu şahıs noktasındaki eksiklik bağlamında hukuki irdeleme yapıldığı, davacı şirkete ait istasyonda 14/10/2019 tarihinde yapılan denetim sonucu, "istasyon yetkilisinin yerinde olmadığı, istasyonda A.S.A. isimli Afganistan uyruklu şahsın bulunduğunun görüldüğü, istasyona kimin baktığı sorulduğunda kendisinin pompacı olarak çalıştığını beyan ettiği, istasyonda denetimde başkaca bir görevli bulunmadığı, istasyon yetkilisi A.O.K'ya telefon ile ulaşılarak istasyona gelmesinin istenildiği, yaklaşık bir saat sonra istasyona geldiği" hususunun tutanak altına alındığı, A.S.A. isimli şahsın yetkisiz dolum yaptığı, bu nedenle İdare Mahkemesi'nce, anılan şekilde hukuki irdeleme yapılmasının hatalı olduğu, ayrıca soruşturma sırasında istasyon yetkilisi olduğunu beyan eden A.O.K tarafından "LPG Yetkili İşletme Personeli Sertifikası" sunulmasına karşın adı geçen işyeri ile ilgili SGK kaydının bulunmadığı, SGK hizmet döküm listesinde yer alan kişilerden en az birinin LPG Yetkili İşletme Personeli Sertifikası sahibi olmasının 7164 sayılı Kanun yer alan ihtar müessesesinden yararlanmak için temel koşul olarak belirlendiği ve istasyonda denetim esnasında başka bir görevlinin de bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işleme dayanak denetimin usule uygun biçimde yapılmadığı, kolluk kuvveti tarafından denetim amacıyla gelindiğinde LPG otogaz satışı yapılıp yapılmadığı hususunun tespit edilmesi gerektiği, istasyonda sadece A.O.K'nın çalıştığı, istasyonun küçük ve satışların da az olması sebebiyle başkaca personel çalıştırılmadığı, A.O.K'nın denetim günü şehir dışında olması nedeniyle istasyonun faaliyet göstermediği, hukuka aykırı biçimde tesis edilmiş olan dava konusu işlemin iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi hâlinde temyiz aşamasında fazladan yatırılan ...-TL harcın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 25/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.