Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2022/3743 E. 2024/3310 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2022/3743
Karar No
2024/3310
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/3743 Karar No:2024/3310 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından 12/12/2016-13/01/2017 döneminde ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (ç) ve (f) bentlerine aykırılık oluşturduğundan bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 27.047,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı bakımından ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından PINSU pay piyasasında 12/12/2016-13/01/2017 tarihleri arasında (inceleme dönemi) gerçekleştirilen işlemlere ilişkin hazırlanan ... tarih ve ... sayılı Denetleme Raporu'nda, aralarında davacının da yer aldığı yatırımcı grubunun PINSU pay fiyatının yükselmesine neden olan işlemlerde aktif olduğu, söz konusu pay piyasasında gerçekleşen 5.932 adet fiyat yükseltici sözleşmenin 2.717 adetinin grup tarafından gerçekleştirildiği, grubun fiyat yükseltici alımlarının toplam alımlarına oranının %5,93 olduğu, fiyat yükseltici alım miktarının fiyat yükseltici alımlarına oranının 15/12/2016 tarihinde %83,18, 16/12/2016 tarihinde %53,81 ve 26/12/2016 tarihinde %75,05 olarak gerçekleştiği, gerçekleştirilen kendinden kendine/karşılıklı işlemlerin grubun toplam işlemlerine oranının inceleme döneminde yer alan 25 işlem gününün 12'sinde %10'un üzerinde olduğu, söz konusu oranın 03/01/2017 ve 04/01/2017 tarihlerinde sırasıyla %40,78 ve %41,09 olarak gerçekleştiği ve grubun inceleme döneminde piyasada kurduğu hakimiyetin yanı sıra gerçekleşen fiyat artışında aktif rol oynadığı tespitlerine yer verildiği; İnceleme döneminde yatırımcı numarasıyla hesap numarası üzerinden yapılan alım işlemlerinin miktarı ve payın ağırlıklı ortalama fiyatının (AOF) çarpımı sonucu ulaşılan toplam alım tutarı ile aynı hesap üzerinden yapılan satım işlemlerinin miktarı ve AOF'sinin çarpımı sonucu ulaşılan toplam satım tutarı arasındaki farkın hesaplandığı, davacının inceleme döneminde PINSU pay piyasasında gerçekleştirdiği alım ve satım işlemlerinin piyasa bozucu eylem niteliğinde olduğu ve bu eylemler neticesinde 3.460,47-TL menfaat elde ettiği görülmüş olup, 6362 sayılı Kanun'un piyasa bozucu eylemler ile menfaat temin edilmesi halinde temin edilen menfaatin iki katından az olmamak üzere idari para cezası uygulanacağına ilişkin amir hükmü doğrultusunda, davacının anılan eylemler dolayısıyla 2017 yılı için alt sınır olan 27.047,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı tarafından aynı IP üzerinden işlem gerçekleştirilmesinin ortak Wi-Fi bağlantısı kullanılması sebebiyle olabileceği, doğrudan yatırımcı grubu olarak nitelendirmenin mümkün olmadığı iddia edilmiş ise de, PINSU pay piyasasında inceleme döneminde işlemleri ön plana çıkan yatırımcılara ilişkin olarak ... A.Ş. tarafından yatırım kuruluşlarından ve ... Kuruluşu A.Ş.'den (MKK) temin edilen bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemelerde, davacı ile grubun diğer üyelerince farklı tarihlerde birden çok kez aynı IP üzerinden emir ve talimat iletildiği görüldüğünden, iddiaya itibar edilmediği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, apartman görevlisi olduğu ve borsa vb. işlemlerle ilgili herhangi bir bilgisinin bulunmadığı, hesabı üzerinden yapılan işlemlerin F.K. tarafından yapıldığı, konuyla ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğu, davalı idarece savunmasının alınmadığı, herhangi bir savunma istenilmeden verilen cezanın hukuka aykırı olduğu, hazırlanan denetleme raporunun kendisine tebliğ edilmediği, dava konusu işleme esas alınan fiillerin piyasa bozucu nitelikte olup olmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği, davalı idarece belirlenen rakamlarda kâr elde edilmediği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava ve temyiz dilekçelerinde davacının hesabı üzerinden yapılan işlemlerin F.K. tarafından yapıldığı ve konuyla ilgili suç duyurusunda bulunulduğunun belirtilmesi üzerine, Dairemizin 04/07/2024 tarihli ara kararıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan ... soruşturma numaralı dosyanın hangi aşamada olduğu, soruşturma sonucunda dava açılıp açılmadığı ve dava açıldıysa karara bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş; gelen cevap yazısı ve eklerinin tetkikinden, konuyla ilgili ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasına kayden dava açıldığı ve yargılamanın devam ettiği, anılan dosyada verilecek kararın bakılan davanın sonucunu etkileyebilecek nitelikte olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile bu husus yönünden araştırma yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 13/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2022/3743, K. 2024/3310, T. 13.09.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2022-3743-e-2024-3310-k-4dd8ae659a69