Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2022/1805 E. 2024/5389 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2022/1805
Karar No
2024/5389
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/1805 Karar No:2024/5389

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av....

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:......, K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirkete, bayisine ait akaryakıt istasyonunda 08/04/2020 tarihinde yapılan denetimde bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve tutarlı veriler içermediği ve/veya bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 7.416.859,02-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...tarih ve ...-... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; 05/03/2020 tarihinde davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, istasyonda 5 adet akaryakıt tankının yer aldığı, bu tanklardan 2 adet tankın boş, 1 adet tankın benzin, 2 adet tankın da motorin olarak kullanıldığı, motorin tanklarından 20.000 litre kapasiteli tankta 40 cm, 45.000 litre kapasiteli tankta 70 cm yakıt bulunduğu, motorin adalarının birinde bulunan pompada fiyatın 6,50-TL olduğu, diğer motorin adasındaki fiyatın 5,60-TL olduğu, bunun üzerine fiyatı 5,60-TL olan pompadan yazarkasaya komut verilmeden satış yapılıp yapılamayacağı kontrol edildiğinde yazarkasadan herhangi bir komut verilmeden direkt satış yapılabildiği, bu adanın diğer yüzünde bulunan pompadan da aynı denemenin yapıldığı ve yine herhangi bir komut verilmeden direkt satış yapılabildiği, fiyatı 6,50-TL olan motorin adasındaki pompalara komut girilmek suretiyle yazarkasanın devre dışı bırakılmak suretiyle satış yapılabileceği, otomasyon ekranı kontrol edildiğinde 01-05 Mart 2020 tarihleri arasında sadece 5 adet satış yapıldığı, söz konusu tarihler arasında direkt satış yapıldığı tespit edilen pompalara bağlı Z raporları incelendiğinde satış olmadığı, motorin tanklarının probları kontrol edildiğinde probların sabit olmadığı, yer yer siyah renkli elektrik bantlarının yapıştırılmış olduğunun tespit edildiği, ayrıca denetim esnasında video çekilerek söz konusu pompalardan yakıt verilip verilmediğine ilişkin video kaydının alındığı, söz konusu video kaydının incelenmesi neticesinde fiyatı 6,50-TL olan motorin adasından komut girilerek, fiyatı 5,60-TL olan motorin adasından ise direkt olarak test satışı yapıldığının görüldüğü, Kurum kayıtlarında yer alan plaka bazlı satış verilerine bakıldığında söz konusu satışların otomasyon sistemine yansımadığının tespit edildiği, anılan istasyona 08/04/2020 tarihinde tekrar gidildiği, 05/03/2020 tarihinde kayıt altına alınan 2 nolu adaya ait motorin akaryakıt pompasının manuel sayaçları kontrol edildiğinde, 05/03/2020-08/04/2020 tarihleri arasında (5053785-5022585=31200) 31.200 litre satış yapıldığı, aynı döneme ilişkin otomasyon sisteminde yapılan kontrolde 2 nolu adadaki motorin satışlarının 8.01 litre olarak göründüğü ve fotoğraflanmak suretiyle kayıt altına alındığı, bayisinin otomasyon sisteminin denetimiyle ilgili yükümlülükleri bulunan dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisinde otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı çalışmasını sağlayacak gerekli tedbirleri almadığı, bu kapsamda oluşan aykırılıkları gidermediği ve zamanında Kuruma bildirmediği, dolayısıyla davacı şirketin mevzuatta dağıtım şirketleri için otomasyon sistemine ilişkin öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmediği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın gerekçeli ve denetime elverişli olmadığı, yargılamanın hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, şirketleri tarafından bayinin otomasyon sistemine herhangi bir izinsiz müdahalesinin tespit edilmediği, bayi tarafından gerçekleştirilen fiziksel müdahalenin otomasyon sistemi üzerinden bilgisayar başında fark edilmesi ve tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bu tür izinsiz müdahalelerin ancak uzman denetim ekipleri tarafından o esnada istasyonda hazır bulunulması ve test edilmesi suretiyle tespit edilebileceği, 05/03/2020-08/04/2020 tarihleri arasında otomasyon sistemi üzerinden A-1a verilerinde Kuruma aykırılık bildiriminde bulunmayı gerektirecek nitelikte bir tutarsızlık tespit edilmediği, bayisinin bu tür izinsiz müdahalesini önleyebilecek nitelikte hangi tedbiri almadığının somut olarak ortaya konmadığı, bayinin otomasyon sistemine izinsiz müdahale ile gerçekleştirdiği aykırılıkların ilgili mevzuat kapsamında şirketleri tarafından takip ve kontrol edilmesi mümkün olmadığı gibi bu tür aykırılıklardan dağıtıcı lisansı sahibi olarak şirketlerinin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2022/1805, K. 2024/5389, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2022-1805-e-2024-5389-k-3ecc9c9d26fa