Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2021/3194 E. 2024/3461 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2021/3194
Karar No
2024/3461

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/3194 Karar No:2024/3461 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Kurulu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 11/07/2016-15/07/2016 dönemindeki işlemleri nedeniyle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 101. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ve Bilgi Suiistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği’nin (Seri:V, No:101.1) 5. maddesinin ikinci fıkrası ile 6. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı hakkında 2 (iki) yıl süreyle borsada geçici işlem yasağı uygulanmasına dair... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 11/07/2016-15/07/2016 döneminde portföyünde bulunan 6,1 milyon TL değerindeki payların tamamını alış yapmadan satması, 2016 yılı içinde daha önce pörtföyünde bulunan payların tamamını sattığı başka bir dönemin bulunmaması, işlemlerin saikine ilişkin kendisinden talep edilen açıklamasında, yapılan açıklamanın işlemlerin neden yapıldığını açıklayacak nitelikte olmaması, 11/07/2016-15/07/2016 döneminde pay piyasasında gerçekleştirmiş olduğu işlemler neticesinde 2.163.222,00-TL zarardan kaçınması nedeniyle, davacının işlem kalıbının 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin planları öğrenen bir şahsın işlem kalıbı ile uyuştuğu değerlendirilmesi üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen... CBS (...) sayılı soruşturma kapsamında davacı hakkında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 101/1. maddesinin (a) bendi uyarınca ve Tedbirler Tebliği'nin 5/2. ve 6/2. maddeleri uyarınca, borsalarda 2 yıl geçici işlem yasağı uygulanmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; raporda ve dava konusu kararda davacıyla aynı kategoride değerlendirilen diğer şahıslar yönünden, aynı denetleme raporunda, söz konusu şahısların ve birinin vekilinin satım emirlerine ilişkin ses kayıtlarında, şüphe duyulan dikkat çekici ifadeler bulunduğunun tespit edilmesine ve yine biri ile adına işlem gerçekleştiren vekili hakkında MİT tarafından bildirilen bilgilerde FETÖ/PDY’nin önde gelen mensupları/sorumluları arasında yer aldıklarına ilişkin bilgiler bulunmasına karşın, davacı hakkında bu yönlerden hiçbir bilgi ve tespit bulunmadığı; Öte yandan, davacı tarafından, yılların tecrübesiyle satış işlemlerini borsanın genellikle daha yüksek seyir takip ettiğini gözlemlediği Pazartesi, Salı, Çarşamba günleri yaptığının, bunun daha önceki işlemlerinden de görülebileceğinin ileri sürüldüğü, borsanın zarar ettirdiği bir dönemin ardından nispeten yükseldiği bir dönemde hisselerini satmış olmasının, anılan Denetleme Raporu’nun 17. sayfasında yer alan, “BİST 100 endeksinin yaklaşık 2,5 aylık aradan sonra 80.000 sınırını geçerek 15/07/2016 tarihi itibarıyla 82.825’e yükselmesi dikkate alındığında, 11/07/2016-15/07/2016 döneminin kâr realizasyonu için uygun bir dönem olduğu değerlendirilmektedir.” tespitiyle de uyumlu olduğu, başka yan delillerle desteklenmedikçe, olası bir tesadüf kapsamında gerçekleştiği sonucuna varılması gereken bu hisse satışlarının, darbe girişimini önceden öğrenerek zarardan kaçınma eylemi olarak nitelendirilerek cezalandırılmasının hukuk devleti ve hukuki idare ilkesiyle bağdaşmayacağı; Bu durumda, davacı hakkında hiçbir somut bilgi ve belge bulunmadan, sadece hisselerini 11, 12, 13 Temmuz tarihinde satması nedeniyle, Borsanın ve Kurul’un oluşturduğu kalıba uygun davranış içinde hareket ettiği kabul edilerek, borsada işlem yapmaktan iki yıl süreyle yasaklanmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bilgi suiistimali suçuna yönelik makul şüphenin bulunduğu, Tebliğ’de suç duyurusunda bulunanlar hakkında iki yıl işlem yasağı uygulanacağının düzenlendiği, işlemin idari tedbir niteliğinde olduğu, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, kararda piyasa dolandırıcılığı fiilinde bulunanlarla birlikte hareket edildiğinin belirtildiği, ancak kiminle birlikte hareket edildiğinin araştırılmadığı, hangi fiilin makul şüphe oluşturduğunun açıklığa kavuşturulmadığı, herhangi bir içsel bilgiye sahip bulunmadığı, içsel bilgi ile hareket ederek işlem gerçekleştirilmediği, ses kayıtları incelendiğinde herhangi bir işlem talimatının bulunmadığının anlaşılacağı, yatırım kuruluşu temsilcisinin önerilerinin davacı tarafından onaylandığı, kendisinin bir işleminin bulunmadığı, sorumluluğun aracı kurum temsilcisinde olduğu, varsayım ile hareket edildiği, darbe girişiminden haberdar olunsa idi yatırım kuruluşu temsilcisine talimat verilmiş olması gerekeceği, bilgi suiistimali suçunun unsurlarının oluşmadığı, içsel bilginin menfaat temin etmek amacıyla kullanılması gerektiği, herhangi bir menfaat elde edilmediği, işlemin sübjektif değerlendirmelerle tesis edildiği, davacıya ait portföyün önemli bir bölümünün elden çıkarılmadığı, davalı idare tarafından da hesabının zaman zaman realize edilen bir hesap görümü sergilediğinin belirtildiği, hayatın olağan akışı uyarınca darbe girişimini bilen bir kişinin bizzat kendisinin işlem talimatı vereceği, telefon görüşmelerinde dikkat çekici bulunan hususların özel hayata ilişkin olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 23/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2021/3194, K. 2024/3461, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2021-3194-e-2024-3461-k-de8329ef652a