Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2021/3089 E. 2024/5336 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2021/3089
- Karar No
- 2024/5336
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/3089 Karar No:2024/5336
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Elektrik Dağıtım A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtım lisansı sahibi davacı şirketin dağıtım bölgesi içerisinde yer alan ve genel aydınlatma kapsamında yanmayan, yerinde olmayan toplam 250 adet armatür ve/veya direğe ilişkin eksikliklerin belirlenen süre içerisinde giderilmediğinden bahisle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 143.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve ...sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Erzurum, Kars, Ağrı ve Erzincan İllerinde elektrik dağıtım işini yapan davacının sorumluluk sahasında Türkiye Elektrik Dağıtım A. Ş. Genel Müdürlüğü'ne (TEDAŞ) bağlı görevlilerce 06/05/2018-21/05/2018 tarihleri arasında yapılan saha denetiminde toplam 282 adet yanmayan veya eksik direk/armatür bulunduğu tespit edilerek 23/05/2018 tarihli yazı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bildirildiği, bu tespitin Bakanlık Enerji İşleri Genel Müdürlüğünün 08/01/2019 tarihli yazısı ile davalı idareye iletilmesi doğrultusunda davalı idarece 07/02/2019 tarihinde soruşturma başlatıldığı, ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunda 282 adet armatür/direk hususundaki eksikliklerin süresi içinde giderilemediğinin belirtildiği, her ne kadar dava dilekçesinde "imarlı saha dışında kalan yerlerde lamba tamiri için 48 saat süre verilmesi gerekirken 24 saat süre verildiği, davacı envanterine kayıtlı olmayan lambalar olduğu, lambaların bir kısmının can ve mal güvenliği için söküldüğü" ileri sürülmekte ise de, dava konusu işleme esas olan soruşturma safhasında davalı idarenin Denetim Dairesi'nce, "ilk tespite konu 282 adet direk/armatür içinde, 9 adedinin imar sahası dışında olduğundan 48 saat düzeltme süresi verilmesi gerektiği, 1 adedinin davacının envanterinde bulunmadığı, 4 adedinin belediyenin sorumluluğunda olduğu, 18 adedinin de can ve mal güvenliği gerekçesiyle iptal edildiği, bu 32 adet direk/armatür için davacı tarafından yapılabilecek bir işlem bulunmadığının" tespit edilmesi üzerine dava konusu işlemde 250 direk/armatür için işlem tesis edilmesi karşısında, davacının söz konusu iddialarının davalı idarece dikkate alındığı, işleme konu 250 direk/armatür yönünden ise bu mahiyette bir iddia ve buna ilişkin delilin dosya kapsamında bulunmadığı, davacının "Ağrı İlinde karayolunda yapılan çalışma sırasında aydınlatma şebekesine verilen zarardan davacının sorumlu tutulamayacağı" yönündeki iddiası incelendiğinde ise, Ağrı İli Doğubayazıt-Diyadin Ayr. Devlet Karayolunda yapılacak olan çalışma hakkında Karayolları Genel Müdürlüğü ile davacının Ağrı İl Koordinatörlüğü arasında imzalanan protokolde davacının yaptıran sıfatıyla, "çalışmalar sırasında veya hattın tamamlanmasından sonra olumsuzluklara karşı her türlü önlemin öngörülmesi ve alınmasından sorumlu olduğu" hususunu kabul ettiği, söz konusu protokol hükmünün 6446 sayılı Kanun'un genel aydınlatma hakkında davacıya dağıtım şirketi sıfatıyla istisnasız mahiyette getirdiği "eksik ve arızalı direk ve armatürlerin temin ve tamiri" yükümlülüğü ile de uyumlu olduğu, belirtilen bu yükümlülüğün ifası ve hizmetin idamesi hususundaki sorumluluğun dava dışı kişi veya kurumların işlem veya eylemleri sebebiyle ortadan kalktığının kabulüne imkan veren bir düzenleme ise bulunmadığından, karayolu çalışması sırasında aydınlatma şebekesine verilen zarardan dolayı davacının kusurlu ve sorumlu olduğu, dava konusu işleme konu olan 250 adet direk/armatüre ilişkin eksiklik ve arızaların imar sahasında kalmasına rağmen 24 saat içinde giderilmediğinin davanın tarafı olmayan TEDAŞ'a bağlı görevlilerce tespit edildiği, yine bu görevlilerce ignitör arızası veya kırpışma sebebiyle voltaj dalgalanmasından etkilenmemek üzere sistemin kendini korumaya alarak lambaları pasif hale getirdiği yönünde yapılmış bir tespitin ve bu konuda yapılmış bir bildirimin de bulunmadığı, eksiklik ve arızaların süresi içinde giderilmemesi hususunda "personel ve araç eksikliği" haricinde kabul edilebilir bir haklı sebebin de ileri sürülmediği, davacı tarafından genel aydınlatmanın idamesi yükümlülüğü kapsamında direk/armatür eksiklik ve arızalarının süresi içinde giderilmesi yükümlülüğünün haklı/makul bir sebep bulunmaksızın yerine getirilmediği açık olduğundan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, aydınlatma şebekesine dair eksik ve arızaların büyük bir kısmının giderildiği, zararı doğuran olayda davacının kusurunun bulunmadığı, soruşturma raporunda yapılan tespitlerin hatalı olduğu, Ağrı ilinde karayolunda yapılan çalışma sırasında aydınlatma şebekesine verilen zarardan davacının sorumlu tutulamayacağı, imarlı saha dışında kalan yerlerde lamba tamiri için 48 saat süre verilmesi gerekirken 24 saat süre verildiği, davacı envanterine kayıtlı olmayan veya hatlarda oluşan darbe sebebiyle pasif duruma geçen lambalar olduğu, lambaların bir kısmının can ve mal güvenliği için söküldüğü ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.