Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2021/1023 E. 2024/3697 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2021/1023
Karar No
2024/3697

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/1023 Karar No:2024/3697 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait istasyonda 14/04/2016 tarihinde yapılan denetimde, istasyon otomasyon sistemini fiilen faaliyete geçirmeme, istasyon otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı çalışmasını engelleyecek müdahalelere karşı gerekli tedbirlerin alınmaması ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kurum'a bildirilmemesi fiilinin işlendiğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca, 1.026.994,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 14/04/2016 tarihinde yapılan denetime ilişkin tutanağa, Kurum otomasyon verilerine ve davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporuna bakıldığında, davacı şirketin istasyon otomasyon sistemini fiilen faaliyete geçirmediği, istasyon otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı çalışmasını engelleyecek müdahalelere karşı gerekli tedbirleri almadığı ve bayide tespit edilen aykırılıkları Kurum'a bildirilmediğinin sabit olduğu, bu haliyle davacı şirketin 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin altıncı fıkrasına aykırılık teşkil ettiği açık olan söz konusu eylemleri nedeniyle hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararda somut gerekçe bulunmadığı, 7164 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik ile "Uzaktan erişim sistemine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi"nin niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiiller arasında sayıldığı, dava konusu olayda ise şirketin "bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermemesi ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma birdirilmemesi" fiili sebebiyle cezalandırıldığı, bu fiillerin "Uzaktan erişim sistemine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Kurum tarafından ön araştırma ve soruşturma prosedürü atlanarak sadece kendisine sunulan tutanak ve kolluk evrakları üzerinden, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri dikkate alınmaksızın cezalandırma yoluna gidildiği, ceza verilmesine ilişkin Kanun'da öngörülen üç aylık sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu, aradan yıllar geçtikten ve deliller kaybolduktan sonra bayinin eylemlerine ilişkin olarak dağıtım şirketinin savunmasının talep edilmesinin ve ceza uygulanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, arıza durumlarında dahi bayi tarafından bildirilen arızaların, dağıtıcı lisansı sahibi şirketten farklı bir tüzel kişiliği bulunan uzman otomasyon şirketi tarafından giderilmesinin sağlanarak servis raporlarının oluşturulduğu, dağıtıcı şirketin re'sen sisteme müdahale etmesinin zaten mümkün olmadığı, şirketin dağıtıcı lisansı sahibi olarak faili olmadığı eylemden/suçtan ötürü cezalandırıldığı, otomasyon sisteminin fiziki güvenliğinden ve müdahalelerin engellenmesinden bayinin sorumlu olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2021/1023, K. 2024/3697, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2021-1023-e-2024-3697-k-676d63a00316