Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2020/2035 E. 2024/5307 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2020/2035
Karar No
2024/5307
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/2035 Karar No:2024/5307

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Akaryakıt Dağıtım ve Gaz İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren ... Petrol Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ait akaryakıt istasyonunda 28/11/2016 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, otomasyon sistemine müdahale edildiği ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.026.994,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, bayinin dağıtıcısı olan davacıdan 01/07/2016 ile 28/11/2016 tarihleri arasında sadece bir adet fatura ile 3.091 litre motorin alımı yaptığı, ancak aynı tarihler arasında otomasyon sisteminden tanka 98.381 litre motorin ürünü dolumunun yapıldığı, tespit edilen ürün dolumlarının dağıtıcı dışı ikmal olduğu, otomasyon sisteminden 91,942 litre motorin ürünü satışı yapıldığı, Ö.K.C. sisteminden 167.441 litre motorin ürünü satışı yapıldığı, otomasyon dolum miktarı, otomasyon satış miktarları ve ÖKC satış miktarlarının uyumlu olmadığı, otomasyon satış miktarı ile ÖKC satış miktarları arasında 75.499 litre motorin fark olduğu, otomasyon dolumları ile stok başlangıç miktarlarından ÖKC satışları çıkarıldığında 64.741 litre motorin ürünün fazladan satıldığının tespit edildiği, denetim anında istasyonda akaryakıt bulunmadığı, otomasyon sisteminde 01/07/2016 tarihinde stok başlangıç miktarının 4.319 litre motorin ürünü olduğu, bayinin 01/07/2016 ile 28/11/2016 tarihleri arasındaki otomasyon dökümü incelendiğinde, otomasyon sisteminde birçok dağıtıcı dışı olmasına rağmen dağıtıcının bu konuda Kurumu bilgilendirmediği, otomasyon sisteminde hayali dolum ve eksik dolum ibarelerinin yer almadığı anlaşıldığından, davacı şirkete 1.026.994,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan davacı tarafından ileri sürülen iddialara ilişkin olarak; 1- 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesiyle 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. madde uyarınca, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Kurul'ca verilmiş olan idari para cezaları yönünden ihtar yapılması imkanı bulunmadığından, davacıya anılan fiili nedeniyle Geçici 6. madde kapsamında ihtar yapılamayacağı gibi, Kanun'un 19. maddesinde yapılan değişiklikle idari para cezalarına getirilen asgari ceza oranlarının yükseltildiği de dikkate alındığında lehe bir durum getirilmediği anlaşılmıştır. 2- Ön araştırma ve soruşturma aşamasının tamamlanmasından sonra işlemin Kurul tarafından en geç üç ay içerisinde karara bağlanması gerektiği iddiası yönünden; denetim tarihi olan 28/11/2016 tarihi esas alınarak şirketin geçmiş 5 aylık otomasyon dökümlerinin incelenerek bu tarihlere ilişkin aykırılıkların tespit edildiği, Kurul tarafından 20/09/2018 tarihinde para cezasının verildiği, beş yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği, soruşturmaya başlanılması ve ceza verilmesine ilişkin sürecin idarenin iç işleyişine ilişkin süreç olması nedeniyle davacının bu iddiası yerinde görülmemiştir. 3- Aynı eylem nedeniyle iki kez... tarih ve ... sayılı işlemle 1.026.994,00-TL ve ... tarih ve ... sayılı işlemle 1.026.994,00-TL idari para cezası uygulandığı iddiasına ilişkin olarak ise, davacı tarafından ... tarih ve... sayılı işleme karşı Mahkeme'nin E:... sayısına kayden davanın açıldığı, anılan işlemin 01/06/2016 tarihinde yapılan denetim sonucu 01/04/2016 ve 28/05/2016 tarihleri arasına ilişkin fiiller nedeniyle tesis edildiği, dava konusu işlemde ise 28/11/2016 tarihinde yapılan denetim sonucu 01/07/2016 ve 28/11/2016 tarihleri arasına ilişkin fiiller nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından davacının bu iddiası yerinde görülmemiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işleme sebep olarak gösterilen uzaktan erişim sistemine uymama yükümlülüğünün düzeltilebilir fiillerden olup, ihtar müessesesinin uygulanması gerektiği, bayi tarafından gerçekleştirilen eylem nedeniyle cezalandırılmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, bayiyi otomasyon sistemini açmak adına zorlayıcı bir yetkisinin bulunmadığı, 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin altıncı fıkrası ile 27/06/2007 tarih ve 1240 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının 4. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir. Her ne kadar, İdare Mahkemesi kararında 7164 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. madde uyarınca ihtarın yalnızca maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş fiiller bakımından uygulanabileceği yönünde gerekçeye yer verilmiş olsa da, 7164 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olan ve niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiilleri işleyenler için nasıl bir usul izleneceği öngörülmüş; ikinci fıkrasında ise maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul tarafından karara bağlanmış idari para cezalarının tahsiline ilişkin kurallara yer verilmiştir. Söz konusu Geçici maddede, niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiilleri kanun değişikliğinden önce işleyen ve haklarında idari para cezası uygulanan kişiler yönünden ne gibi bir işlem yapılacağı açıklanmamış olmakla birlikte, yeni düzenlemede yer alan ihtar müessesesi lehe kanun niteliğinde olduğundan, yargı aşamasındaki idari para cezaları ile ilgili olarak yargı yerleri tarafından lehe kanun hükümlerinin belirtilen kişiler hakkında da uygulanması gerektiği açıktır. Davacı tarafından ... tarih ve ...sayılı Kurul kararı ile ''uzaktan erişim sistemine ilişkin yükümlülüklerine yerine getirilmemesi'' fiilinin niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller arasında sayıldığı ileri sürülmüş ise de, idari para cezası verilmesine sebep olarak gösterilen eylemin, iptali istenilen ... tarih ve... sayılı Kurul kararında ''bayinin otomasyon sistemine müdahale etmesi ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmemesi'' olarak belirtildiği, bu itibarla anılan fiil ile uyuşmadığı, ayrıca Kurulun ...tarih ve ... sayılı kararıyla belirlenen "5015 Sayılı Kanun'un 20. Maddesinin İkinci Fıkrasının (a) Bendi Uyarınca Belirlenen Niteliği İtibariyla Düzeltme İmkanı Olan Fiiller Listesi"nde uyuşmazlığa konu fiilin yer almadığı anlaşıldığından, bu iddiaya itibar edilmemiştir. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2020/2035, K. 2024/5307, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2020-2035-e-2024-5307-k-36fd5c338391