Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2020/1322 E. 2024/5297 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2020/1322
Karar No
2024/5297
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/1322 Karar No:2024/5297

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Net İletişim Hizmetleri A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 19. maddesinin birinci fıkrasının (y) bendinde yer alan çeşitli CLI (arayan hat bilgisi) yükümlülüklerinin yerine getirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 6/1-(c) bendi ve aynı Yönetmeliğin 44. maddesi uyarınca 2015 yılı net satışlarının binde ikisi oranında idari para cezası verilmesine ilişkin 15/02/2017 tarih ve 2017/DK-SDD/50 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurul (Kurul) kararının 1. maddesinin ve bu karara dayanılarak düzenlenen 1.349.742,96-TL tutarlı idari para cezası karar tutanağının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dosyada yer alan CD, belge ve bilgilerden, davalı idarece yapılan incelemede, davacı şirketin 2014, 2015 ve 2016 yıllarında davacı şirket aboneleri tarafından gönderilen SMS'lerde davacı şirkete tahsisli olmayan yurtdışı kaynaklı numara, konumadan bağımsız numara, mobil numaraların CLI olarak kullanıldığı, yine söz konusu dönemde davacı şirket aboneleri tarafından gönderilen SMS'lerde davacı şirkete tahsisli olmayan, her yıl abonenin yazılı beyanının alınması suretiyle CLI olarak kullanılması mümkün olan 444'lü numaralara ilişkin abone beyanlarının yenilenmeden CLI olarak kullanıldığının tespit edildiği görülmekle, davacının Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 19'ncu maddesinin (y) bendine uygun olmayan fiileri dolayısıyla idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı; Her ne kadar davacı şirket tarafından, dayanak düzenlemenin fiilin gerçekleştiğinin iddia edildiği tarihten sonra yürürlüğe girdiği ileri sürülmüş ise de, 09/06/2011 tarih ve 27959 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 19. maddesinin (y) bendinde, bir başka aboneye tahsisli numaraların CLI olarak kullanılmasının yasaklandığı, işletmecilerin bu konuda her türlü tedbiri almakla yükümlü oldukları anlaşıldığından, davacının bu iddiasının da yerinde görülmediği;

Öte yandan; davacı şirketin idari para cezası tesis edilmeden önce uyarı yaptırımının tüketilmesi iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 11/06/2016 tarihinde Yönetmeliğe eklenen düzenlemeye dayanılarak 2014, 2015 ve 2016 yıllarında gerçekleştiği iddia edilen ihlaller için ceza verildiği, denetimin 22/01/2016 tarihinde yapıldığı, bu tarihten sonra herhangi bir ihlal bulunmadığı, zaman bakımından uygulama ilkesi, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin gözetilmediği, savunma hakkının kısıtlandığı, uyarı yolu tüketilmeksizin idari yaptırım uygulandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlâller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması hâlinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralı yer almaktadır. Hukuk Devleti, insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir, şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık yapılan idari işlemlerin Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar. Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmayacağını takdir ettiği durumlarda, bu yaptırımın verilmemesinin gerekçesini Kurul kararında açıklaması gerekmektedir. Dava konusu 15/02/2017 tarih ve 2017/DK-SDD/50 sayılı Kurul kararının 1. maddesinin tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, temyiz isteminin kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2020/1322, K. 2024/5297, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2020-1322-e-2024-5297-k-6b1cde8cb682