Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2020/1300 E. 2023/5467 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2020/1300
- Karar No
- 2023/5467
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/1300 Karar No:2023/5467 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Ürünleri Gıda Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacıya ait akaryakıt istasyonunda 19-20/06/2017 tarihlerinde tarihinde gerçekleştirilen denetimde, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapılmasının 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle, aynı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca 87.815,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; piyasada faaliyet gösteren bayilik lisansı sahiplerinin dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmalinde bulunmama ile yükümlü olduğu, bir başka ifadeyle, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmalinde bulunan bayilik lisansı sahiplerinin, sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında hareket ettiğinin kabulü gerektiği, anılan fiilin karşılığının ise 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca maktu para cezası olduğu, davacı şirket hakkında 16/04/2018 tarihli soruşturma oluru ile soruşturma açılarak ve savunması alınarak idari para cezası verildiği görüldüğünden, davacının soruşturma yapılmadan idari para cezası uygulandığına dair itirazının yerinde olmadığı, davacı şirketin fiiline karşılık uygulanan para cezasının maktu olarak belirlendiği, herhangi bir alt veya üst sınır içermediği, dolayısıyla davacının üst sınır itirazının da yerinde olmadığı, davacının dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmalinde bulunduğuna dair fiilin, davacının faaliyet gösterdiği akaryakıt istasyonunda yapılan denetimler sonucunda tutanak altına alınması dolayısıyla sabit olduğu ve davacının sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyette bulunması dolayısıyla davacı hakkında 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca maktu para cezası uygulandığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; davacı şirketin faaliyetini dağıtıcısı ile yapmış olduğu bayilik sözleşmesi kapsamında yürüttüğü, Kurul kararı ile davacı şirkete isnat edilen fiilin ise, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi olarak tanımlandığı, söz konusu bu fiil ise eylem ve işlem tarihinde, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi kapsamında düzenlenmesine ve varlığını korumasına karşın davalı idarece, davacının anılan fiilinin lisansla ilgili genel bir madde niteliğindeki 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında değerlendirilerek belirtilen yükümlülüğün ihlâl edildiğinden bahisle Kanunun 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi yönünden yaptırım uygulanmasına hukuken imkân bulunmadığı; Bu durumda, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddenin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca ceza tayinine gidilebilmesinin ancak "Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi" yükümlülüğünün ihlâl edilmiş olması şartına bağlı olduğu, dolayısıyla "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapmak" fiiline karşılık olarak 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca ceza verilemeyeceği gibi, "Dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapmak" fiiline uygulanacak cezanın ise anılan Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendinde özel olarak düzenlenmiş olmakla birlikte bu maddenin Anayasa Mahkemesi'nin 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında, davacı hakkında bu madde yönünden de yaptırım uygulanmasına hukuken imkân bulunmadığından, anılan fiil için sözü edilen maddeler yasal dayanak alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, harçtan muaf olduklarından aleyhlerine harca hükmedilemeyeceği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın istemi istemi hâlinde davalıya iadesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 12/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.