Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2020/1247 E. 2024/3494 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2020/1247
Karar No
2024/3494

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/1247 Karar No:2024/3494 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi (... GYO) pay piyasasında 16/06/2017-12/09/2017 döneminde gerçekleştirilen işlemler sebebiyle Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin (Seri: VI, No:104.1) 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin ihlâl edildiğinden bahisle davacıya 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 1.798.088,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 15/06/2017 tarihinde ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'de davacının payının bulunmadığı, 16/06/2017-16/12/2017 döneminde davacının 2.608.509 alım ve yine bu kadar satım işlemi yaptığı, bu alım işlemlerinin büyük bir çoğunluğu hakkında çok kısa aralıklarla davacı tarafından iptal emri verildiği, davacının söz konusu dönem boyunca yaptığı işlemlerin ilgili şirketin pay piyasasının büyük bir kısmını oluşturduğu, anılan dönem sonunda da davacının ilgili şirkette herhangi bir payının kalmadığı ve dönem boyunca tüm bu alım satım işlemlerinden davacının elde ettiği parasal menfaatin 899.044,00-TL olduğu, davacının tüm bu eylemlerinin piyasa bozucu eylemler kapsamında olduğunun anlaşıldığı; Bu durumda, dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, 16/06/2017- 16/12/2017 döneminde ... GYO pay piyasasında yapılan işlemlerin piyasa bozucu nitelikte anlaşıldığından, davacı hakkında eylemine uyan idarî para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, gerekçeli karar hakkı ve hak arama hürriyetinin ihlâl edildiği, savunmasına neden itibar edilmediğinin belirtilmediği, toplam altı işlem gerçekleştirdiği ve altı işlemin birbirini izlediği, emir iptallerinin sistem tarafından otomatik olarak gerçekleştirildiği, tek başına yatırım kararı aldığı, herhangi bir grupla hareket etmediği, grubu dâhil edilme sebebinin G.Ö.’nün damadı olması olduğu, en fazla işlem gerçekleştiren yatırımcılar arasında yer almadığı, kendisi tarafından gerçekleştirilen işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, kişi ve şirketlerden bağımsız şekilde işlem yaptığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı tarafından piyasa bozucu eylemlerde bulunulduğu, yatırımcı grubunun birlikte hareket ettiği, emir iptallerinin payın değerinin adil bir şekilde oluşmasını engelleyecek nitelikte yapıldığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 24/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2020/1247, K. 2024/3494, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2020-1247-e-2024-3494-k-6ef703bcb70f