Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2019/2066 E. 2024/1378 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2019/2066
- Karar No
- 2024/1378
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/2066 Karar No:2024/1378 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Anadolu Metal Madencilik İşletmeleri A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ..., Av.... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Piyasası Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Anadolu Metal Madencilik İşletmeleri A.Ş.’nin (... Anadolu) 01/01/2012-30/09/2015 tarihleri arasındaki bağış ve yardımlarına ilişkin özel durum açıklamalarının mevzuata uygun olarak yapılmadığından 925.224,00-TL ve 20/05/2013 tarihinden önce esas sözleşmesinde bağış yapabilmesine dair düzenleme bulunmazken 19/12/2011 tarihinde 1.500.000,00-TL bağış yapıldığından bahisle123.278,00-TL olmak üzere toplamda 1.048.502,00-TL idarî para cezası uygulanmasına yönelik ... tarih ve ...sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesi’nce verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kurul kararının 925.224,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin kısmının incelenmesinden; davacı şirket tarafından, çeşitli amaçlarla kurulmuş olan vakıflara ve diğer kişi ve kuruluşlara 2010-2015 yılları arasında toplam 188.500.000,00-TL bağış yapıldığı, söz konusu bağış ve yardımların kamuya açıklanan son bilanço aktif toplamının en az %1 ve üzerinde olması veya %1’in altındaki bağış ve yardımların toplamının kamuya açıklanan son bilanço aktif toplamının en az %1’ine ulaşması hâlinde özel durum açıklaması yapılması gerektiği ve yapılacak özel durum açıklamasında, o tarihe kadar yapılan toplam bağış tutarına ilişkin bilgi verilmesi ve yapılan bağışların tutarının aktif toplamının %1’ini aşıp aşmadığının belirlenmesinde tüm vakıf, kişi ve kuruluşlara yapılan bağışların toplamının dikkate alınması gerektiği, ancak davacı tarafından yapılan bağış ve yardımların çoğunun kamuya açıklanmadığı, bunun yanı sıra yapılan özel durum açıklamalarının mevzuata aykırılık teşkil ettiği, söz konusu bağışların büyük kısmının ilişkili taraflara yapıldığı, yüksek tutarlara ulaştığı ve örtülü kazanç aktarımı suçuna konu olduğu; 123.278,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin kısmının incelenmesinden; davacı şirketin esas sözleşmesinde 20/05/2013 tarihinde yapılan değişiklik öncesinde bağışta bulunulabilmesine ilişkin esas sözleşme düzenleme bulunmadığı hâlde 19/12/2011 tarihinde 1.500.000,00-TL tutarında bağış yapıldığı, yapılan bağışların büyük kısmının da ilişkili taraflara gerçekleştirildiği ve yüksek tutarlara ulaştığından örtülü kazanç aktarımı suçuna konu olduğu, mevzuat uyarınca halka açık şirketin bağış ve yardımda bulunabilmesi için esas sözleşmesinde düzenleme bulunması gerektiği anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı şirket tarafından cezaların şahsiliği ilkesi gereği fiili işleyen yönetim kurulu üyelerinin cezadan sorumlu olduğunun, şirkete ceza verilemeyeceği iddiasına, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen düzenleme uyarınca dava konusu idarî para cezalarının fahiş olduğu ve azamî hadden verilmesinin Anayasa'ya ve kanunlara aykırı olduğunun iddiasına, davacı şirketin çeşitli amaçlarla kurulmuş olan vakıflara ve diğer kişi ve kuruluşlara 2010-2015 yılları arasında toplam 188.500.000,00-TL bağışta bulunduğu ve bu bağış ve yardımlar kamuya açıklanmayarak yatırımcıların hak ve menfaatlerinin zarara uğratıldığı, daha önce de mevzuata aykırı fiilleri ve ihlâlleri bulunduğu ve ihlâlin önemliliği hususları uyarınca itibar edilemeyeceği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, gerçek kişilerden oluşan yönetim kurulu üyeleri tarafından temsil edildiği, işlemden zarar gördüğü, Mahkemeler tarafından eksik inceleme yapıldığı, aşırı yardım ve bağışlarla şirketin içinin boşaltılarak zarara uğradığının açık olduğu, ölçülülük ilkesinin ihlâl edildiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ihlâl edilen mevzuat düzenlemelerinde yükümlülük bizzat ihraççı şirketlere yüklendiğinden tüzel kişi aleyhine işlem tesis edilmesi gerektiği, birden fazla ihlâlin bulunduğu, ihlâller ile örtülü kazanç aktarımında bulunulduğu, idarî para cezasının ölçülü olduğu, dava konusu Kurul kararı ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.