Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2019/2062 E. 2024/1482 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2019/2062
- Karar No
- 2024/1482
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/2062 Karar No:2024/1482 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Gazetecilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında 12/02/2015-17/02/2015 döneminde gerçekleştirilen işlemlerin incelenmesi neticesinde, Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine aykırı davrandığından bahisle davacıya 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 75.718,82-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kurulca ... pay piyasasında 12/02/2015-17/02/2015 tarihleri arasında olağandışı fiyat ve miktar hareketleri gözlemlenmesi üzerine davacıdan alınan savunmada değerlendirilerek yapılan inceleme sonucunda, 02/01/2015-11/02/2015 döneminde 822.877,00-TL olan günlük ortalama işlem hacminin 12/02/2015-17/02/2015 döneminde yaklaşık 7,5 kat artarak 6.289.192,00-TL seviyesine yükseldiği, davacının inceleme döneminde yer alan 4 günde de işlem gerçekleştirdiği, ilgili dönemde 509.939 adet alış ve 484.700 adet satış işlemi (toplam işlemlerin %4,13'ü) ile en çok işlem gerçekleştiren dördüncü, 115.000 adet işlem (fiyat artıran işlemlerin %3,67'si) ile en çok fiyat yükseltici işlem gerçekleştiren ve 108.606 adet kendinden kendine işlem (alış işlemlerine oranı ile %21,29) ile en çok kendinden kendine işlem gerçekleştiren ikinci yatırımcı olduğu ve gerçekleştirdiği işlemler neticesinde 37.859,41-TL net menfaat elde ettiği tespit edilerek idari para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı; Davacının savunmasının alınmadığına yönelik iddiasının aksine Kurulca eylem ve yaptırımları açıkça belirtilerek davacıdan savunma istenildiği ve bu kapsamda davacı tarafından savunma sunulduğu, davacıya isnat edilen kendinden kendine işlem yapmanın mevzuatta açıkça piyasa bozucu eylem olarak tanımlandığı, davacının inceleme döneminde gerçekleştirdiği tüm işlemlerine oranla %21,29 oranında kendinden kendine işlem yaptığı görüldüğünden, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, konuyla ilgili olarak savunmasının alınmadığı, herhangi bir savunma istenilmeden tesis edilen cezanın hukuka aykırı olduğu, davalı idarece hazırlanan denetleme raporunun kendisine tebliğ edilmediği, söz konusu işlemlerin piyasa bozucu nitelikte olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği, davalı idarece belirlenen rakamlarda kâr elde edilmediği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.