Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2018/597 E. 2023/6194 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2018/597
- Karar No
- 2023/6194
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2018/597 Karar No:2023/6194 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Birliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu (E- Tebligat) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Rekabet Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının, Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararı uyarınca yürütülmekte olan önaraştırma kapsamında Kurum tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin belirlenen süresi içinde gönderilmediğinden bahisle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesinin (c) bendi uyarınca 16.765,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen 26/04/2017 tarih ve E:.., K:...sayılı kararda; Türkiye Eczacıları Birliği'nin (TEB), Türkiye'de ruhsatlı olmayan, yeterli miktarda üretilemeyen ya da ithalatı yapılamayan ilaçların yurtdışından temin edilmesi alanındaki uygulamaları ile hâkim durumunu kötüye kullandığı gerekçesiyle yapılan şikâyet başvurusu üzerine Kurul'un ... tarih ve ...sayılı kararıyla önaraştırma yapılmasına karar verildiği, Rekabet Kurumu III. Denetim ve Uygulama Dairesi Başkanlığı'nın 23/03/2015 tarih ve 3201 sayılı yazısı ile TEB Merkez Heyeti'nden, TEB'in 2013 ve 2014 yıllarına ait gayrisafi gelirlerini gösterir bilgi ve belgelerin 26/03/2015 tarihi mesai saati sonuna kadar Kurum kayıtlarına intikal edecek şekilde gönderilmesinin istenildiği, anılan yazının 24/03/2015 tarihinde davacı tarafından tebliğ alındığı, TEB Merkez Heyeti'nin 30/03/2015 tarih ve 1672 sayılı yazısı ile TEB'in 2013 ve 2014 yıllarına ait gayrisafi gelirlerini gösterir tabloların iki sayfa hâlinde Kurum'a gönderildiği, istenilen bilgi ve belgelerin belirlenen süre içinde verilmemesi suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin (c) bendinin ihlâl edildiğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği; Rekabet Kurulu'nun, Kanun'un verdiği görevleri yerine getirirken gerekli gördüğü her türlü bilgi ve belgeyi ilgili yerlerden isteyebileceği, bu bilgi ve belgelerin önaraştırma aşamasında Kurul adına görevlendirilen raportörler tarafından istenebileceği, dolayısıyla raportörlerin Kurul adına bilgi isteme yetkisinin bulunduğu ve istenen bu bilgilerin belirlenen süre içerisinde verilmesinin zorunlu olduğu, bu itibarla, TEB'in 2013 ve 2014 yıllarına ait gayrisafi gelirlerini gösterir bilgi ve belgelerin belirlenen süre içinde davalı idareye gönderilmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı tarafından, anılan yazıyla istenilen bilgi ve belgelerin gönderilmesi için çok kısa süre verildiği iddia edilmekte ise de, TEB'in 2013 ve 2014 yıllarına ait gayrisafi gelirlerini gösterir tabloların iki sayfa hâlinde TEB Merkez Heyeti'nin 30/03/2015 tarih ve 1672 sayılı yazısı ile gönderildiği ve anılan bilgilerin davacı idarenin uhdesinde bulunduğu hususları dikkate alınarak bu iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Kurul kararında her ne kadar iki farklı idari para cezası varmış gibi gözükse de bu cezalar arasında sebep sonuç ilişkisi bulunduğu, Kurul'un iki idari para cezasını aynı karar altında değerlendirmesinin de bu bağlantıya kanıt olduğu, iki idari para cezasının farklı dosyalar altında yargılanması nedeniyle her iki dosyanın da tek hâkimle incelendiği, aynı işlem için iki farklı dava açılmasının usul ekonomisine aykırı olduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 38. maddesi uyarınca aralarında bağlantı bulunan dosyaların birleştirilmesi gerektiği, bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilen sürenin 2 gün gibi kısa bir süre olduğu, hukukumuzda taraflara verilen sürenin tebliğ tarihi ile başladığı, ancak dava konusu olayda sürenin tebliğ tarihi ile başlamadığı, 4054 sayılı Kanun'un 54. maddesinde Kurul'un kararlarındaki sürelerin gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren başlayacağının düzenlendiği, davalının kesin bir son teslim tarihi verdiği, davalı idarenin süreye ilişkin takdir yetkisinin keyfi kullanıldığı, davalı idarenin asıl idari para cezasına belgeleri talep etmesinden iki yıl sonra karar verdiği, istenilen belgelerin 2 günde değil de 6 günde verilmiş olmasının herhangi bir sakınca oluşturmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, idari para cezalarına konu olan olayların birbirinden tamamen farklı olduğu, her iki olayda talep edilen bilgi ve belgelerin birbirinden farklı olduğu, ayrı ayrı verilen idari para cezaları için yargılamanın da ayrı yapılması gerektiği, dava aşamasında kendisine verilen sürenin çok kısa olduğunu belirten davacının belge talep yazısını tebliğ almasının akabinde bu yönde bir beyanda bulunmadığı, süre uzatım talebinde bulunmadığı, 4054 sayılı Kanun'un 40. maddesinde önaraştırma süresinin 30 gün olarak düzenlendiği, 30 günlük önaraştırma süresi gözetilerek davacının elinde zaten bulunan ve sadece Kurum'a iletmesi gereken belgeler için süre verildiği, sürenin keyfiyetten dolayı değil kanuni zorunluluktan dolayı belirlendiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 25/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.