Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2024/3586 E. 2025/5713 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2024/3586
- Karar No
- 2025/5713
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3586 Karar No : 2025/5713
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Siirt ili, ... Komando Tugay Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle 30/08/2018 tarihinden geçerli olmak üzere sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin 29/08/2018 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı son görev yaptığı yerde alacağı tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; üç yıllık süreyle sınırlı olarak imzalanan sözleşmenin, süre bitiminde yenilenmesi konusunda davalı idareye takdir yetkisi tanındığı, idarenin bu yetkiyi kadro ve ihtiyaç durumu ile personele ilişkin özel durumları değerlendirerek kullanabileceği, dava dosyasındaki bulunan bilgi belgeler ve davacının görev yaptığı birimindeki konumu dikkate alınarak bir bütün olarak değerlendirilmesinden; davacının görev yaptığı kurumun, ülkenin güvenliğinin sağlanmasında önemli bir yere sahip olduğu, davalı idarenin, davacının, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmasının sakıncalı olup olmadığını belirleme yönünde geniş bir takdir yetkisinin bulunduğu, kaldı ki davacının erkek kardeşinin, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı/iltisaklı olması sebebiyle kamu görevinden çıkarıldığı, bu nedenlerle davacının sözleşmeli teğmen olarak görev yapıp yapamayacağı, sözleşmesinin uzatılıp uzatılmayacağının belirlenmesi hususundaki geniş takdir yetkisinin dava konusu olayda objektif kıstaslara bağlı kalınarak, kişi yararı ile kamu yararı arasında bir denge gözetilerek ve kamu yararı amacına uygun olarak kullanıldığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 17/10/2023 tarih ve E:2021/7900, K:2023/5032 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlandığı 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı; öte yandan, Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan iptal kararı üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe konulduğu, bu duruma göre, dava konusu uyuşmazlık temyiz aşamasında iken, 17/04/2021 tarihinde 7315 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulduğu, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği de kuşkusuz olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini isteminin kabulü ile davacının görevden ayrı kaldığı süre içinde (varsa) belge ile ispatı mümkün gelirler mahsup edilmek suretiyle tahakkuk tarihlerinden itibaren (başka bir ifadeyle dava konusu işlem tesis edilmeseydi hangi tarihte ödeme yapılacak idi ise o tarihten itibaren) işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin, işlem tarihindeki ilgili mevzuat hükümleri uyarınca tesis edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Kararın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir. Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, ''davacının görevden ayrı kaldığı süre içinde (varsa) belge ile ispatı mümkün gelirler mahsup edilmek suretiyle tahakkuk tarihlerinden itibaren (başka bir ifadeyle dava konusu işlem tesis edilmeseydi hangi tarihte ödeme yapılacak idi ise o tarihten itibaren) işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden (25/10/2018) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan davacının istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini isteminin kabulü ile davacının görevden ayrı kaldığı süre içinde (varsa) belge ile ispatı mümkün gelirler mahsup edilmek suretiyle tahakkuk tarihlerinden itibaren (başka bir ifadeyle dava konusu işlem tesis edilmeseydi hangi tarihte ödeme yapılacak idi ise o tarihten itibaren) işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 11/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.