Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2023/4415 E. 2024/229 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2023/4415
Karar No
2024/229

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4415 Karar No : 2024/229 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ..., Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen, temyiz isteminin reddine ilişkin ...tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:...sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 82. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kurası sonucu Balıkesir ili, Gönen Devlet Hastanesine doktor olarak ataması yapılan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada verilen iptal kararı sonrasında 08/06/2020 tarihinde atamasının yapılması üzerine, işlem nedeniyle maddi zararlarının oluştuğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 30.000,00 TL maddi tazminatın yasal faiziyle ödenmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; hukuka aykırılığı yargı kararı ile saptanan işlem nedeniyle ataması geç yapılan davacının yoksun kaldığı parasal hak tutarının (maaş 82.663,17 TL; 209 sabit ödeme 22.751,71 TL, 375 sabit 5.826,70 TL, mesai içi 42.334,38 TL, nöbet 22.651,88 TL ) toplam 176.227,84 TL olduğu, bu tutarın davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği; özlük haklarının verilmesi yönünden; hukuka aykırı işlem nedeniyle göreve geç başlayan davacıya talep ettiği tarihten, kendisinin Mahkeme kararı üzerine atandığı tarihe kadar olan süreye ilişkin özlük haklarından yararlandırılması hukuk devleti olmanın doğal sonucu olup, 01/04/2019 - 09/06/2020 tarihleri arasındaki (askerlik hizmeti de dikkate alınarak) özlük haklarının davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 176.227,84 TL tazminatın, dava tarihi olan 24/02/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, 01/04/2019 tarihinden, davacının Mahkeme kararı üzerine atandığı 09/06/2020 tarihine kadar olan döneme ilişkin özlük haklarının davacıya verilmesi talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptali yönündeki kararın, davacının doğrudan atanması sonucu doğurmaması ve Anayasa Mahkemesi kararının yayımlanmasının öncesinde dava konusu işlemin esas yönüyle hukuka aykırılığını tespit eden ve davacının atanması sonucu doğurabilecek bir yargı kararının da bulunmaması, davalı idarenin yeni yasal düzenlemeyi beklemeden atamayı gerçekleştirmesinin ise, İdare Mahkemesi kararın gerekçesi karşısında parasal hak tazmini sonucunu doğurmadığı; nitekim, Anayasa Mahkemesinin 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendine ve 399 sayılı Kanun Hükmüne Kararname'nin 7. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendine yönelik iptal kararları üzerine güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ile ilgili olarak 7315 sayılı Kanun ile yeni düzenleme yapıldığı ve bu düzenlemenin 17/04/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle, ilgililer atanmış olsalar dahi bu yasal düzenlemeye göre Yönetmeliğin yürürlüğe konulup yasada öngörülen Değerlendirme Komisyonlarının oluşumu ile birlikte gerek incelenen olayda olduğu üzere Anayasa Mahkemesi kararından bahisle verilen iptal kararı üzerine idarece yeni kanun beklenmeden göreve başlatılanların, gerekse Anayasa Mahkemesi iptal kararının yayımlandığı tarih ile 7315 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih arasında kalan ve yasal boşluk olduğu dönemde güvenlik soruşturması yapılmadan atanmış olanların 7315 sayılı Kanun uyarınca güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının yapılabileceği ve bunun sonucuna göre ilgililer hakkında yeni bir işlem tesis edilebileceği, henüz idarece bu yönde bir işlem veya değerlendirme yapılmadan, gerçekleştirilen atanmalar nedeniyle ilgililerin geriye dönük parasal ve özlük hak talebinde bulunmalarının hukuken olanaklı olmadığı; bu itibarla, Mahkemenin iptal kararının akabinde davacının atanmasının, idarenin takdir yetkisi kapsamında tesis ettiği bir işlem olması, yine davacının durumunda olanların göreve başlatılması halinde geçen sürede ödenmeyen özlük ve parasal haklarının ödenmesine olanak tanıyan, yasama organı tarafından geçmişi kapsayacak şekilde bir düzenlemenin de yapılmamış olması karşısında, davacının geç atanmasında idarenin kusurundan, davalı idarenin işlemi nedeniyle davacı açısından oluşmuş bir zararın varlığından söz edilemeyeceği açık olup, söz konusu iptal kararına dayanılarak geçmişe yönelik bir parasal hak talebinde bulunulamayacağı, davacının hukuki dayanağı bulunmayan tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Davacı tarafından anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize tabi uyuşmazlıklardan olmadığı, istinaf başvurusu üzerine verilen kararın kesin olduğu anlaşıldığından, kesin olarak verilmiş karara karşı temyiz başvurusunda bulunulamayacağı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesininv tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/01/2024 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2023/4415, K. 2024/229, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2023-4415-e-2024-229-k-634c2e8ad4d1