Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2022/4876 E. 2024/1556 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2022/4876
Karar No
2024/1556

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4876 Karar No : 2024/1556 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... [16743-47879-95266] UETS DAVALI : ... Bakanlığı ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ... DAVANIN KONUSU : 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/07/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinin; 1- ''Temel esaslar'' başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ''Ek ödeme, personele sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verilebilir.'' ibaresinin, 2- ''Personele yapılacak ek ödeme dağıtımı'' başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin (2) nolu alt bendinde yer alan ''Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz.'' ibaresinin, 3- ''Ek ödeme'' başlıklı 14. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''Ek-3B sayılı tablodaki katsayılar, Bakanlıkça ilgili birim için belirlenen hedeflerin gerçekleşme durumuna göre 0,5 ile 1,0 arasında değişen katsayılar ile çarpılarak uygulanır. Bu hedefler belirleninceye kadar Ek-3B tabloda yer alan katsayılar 0,75 ile çarpılarak uygulanır.'' ibaresinin, 4- Yönetmeliğe ekli ''Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları''nın düzenlendiği EK-2 sayılı Liste'nin ''Ana dal ve Yan dal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar'' kısmında ... için (2,3); çevre sağlığı ve epidemiyoloji uzmanları için (2,5) olarak belirlenen hizmet alanı-kadro unvan katsayılarının, 5- Yönetmeliğe ekli ''Taban Ödeme Katsayıları''nın düzenlendiği EK-3A sayılı Tablo'nun ''Hizmet Sınıfı (Tabip)'' kısmının (2) nolu sırasında yer alan ''Gelire katkısı olmayan'' ibaresi ile bu konumdaki personel için öngörülen ''1,50'' oranı ve (7) nolu sırasında yer alan ''Gelire katkısı olmayan'' ibaresi ile bu konumdaki personel için öngörülen ''0,80'' oranının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI :Yönetmeliğin ''Temel esaslar'' başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ''Ek ödeme, personele sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verilebilir.'' ibaresi yönünden; Anayasa’nın 55. maddesi uyarınca ücretin, emeğin karşılığı olarak tanımlanarak, güvence altına alındığı, her ne ad altında olursa olsun, çalışanlara yönelik özünde ücret kavramı içinde ele alınabilecek olan mali ödemelerin, çalışanların verdikleri emek yerine, sağlık tesisine fiilen katkı sağlamak şeklinde bir koşula bağlanmasının, üst hukuk normlarına aykırılık oluşturduğu; Yönetmeliğin ''Personele yapılacak ek ödeme dağıtımı'' başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin (2) nolu alt bendinde yer alan ''Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz.'' ibaresi yönünden; Anayasa’nın 138. maddesinde yer alan kanunilik ilkesinin gereği olarak, suç ve yaptırımların her durumda kanun/yasa kapsamında düzenlenmesinin gerektiği, nitekim kamu personeli nezdindeki disiplin suçları ile yaptırımlarına da 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde açık ve tahdidi olarak yer verildiği, ancak; iptale konu Yönetmelik hükmünün, sanki bir disiplin ve/veya ceza yönetmeliği niteliğiyle, yeni disiplin yaptırımlarını yoktan var etme yoluna gittiği, idari yargının istikrar kazanmış yerleşik kararlarında da yer aldığı üzere, yönetmelik şeklindeki tek yanlı düzenleyici işlemler ile üst norm niteliğindeki mevcut yasa hükümleri de yok sayılarak, yeni disiplin yaptırımlarının getirilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğu; Yönetmeliğin ''Ek ödeme'' başlıklı 14. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''Ek-3B sayılı tablodaki katsayılar, Bakanlıkça ilgili birim için belirlenen hedeflerin gerçekleşme durumuna göre 0,5 ile 1,0 arasında değişen katsayılar ile çarpılarak uygulanır. Bu hedefler belirleninceye kadar Ek-3B tabloda yer alan katsayılar 0,75 ile çarpılarak uygulanır.'' ibaresi yönünden; iptale konu hükümde öngörülen oranların, bir negatif çarpan niteliği taşıdığı, nitekim anılan taban ödemeye esas katsayının, (1,0) katsayısının altındaki hangi katsayı ile çarpılırsa çarpılsın, ilgili personele ödenecek taban aylığının da o oranda düşeceği, hastanelerde görev yapan hekimler nezdinde böylesi bir negatif performans değerlendirmesi yapılmazken; il sağlık müdürlüğü birimleri, analiz ve kontrol laboratuvarları, ulusal referans laboratuvarları ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu personeli yönünden eşitsiz ve hakkaniyetsiz bir durumun oluştuğu, anılan birimlerin ve bu birimlerde görev yapan personelin, kamuya sağlık hizmeti sunumunda daha az bir değer ve önem taşıdığından söz edilemeyeceği; Yönetmeliğe ekli ''Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları''nın düzenlendiği EK-2 sayılı Liste'nin ''Ana dal ve Yan dal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar'' kısmında ... için (2,3); çevre sağlığı ve epidemiyoloji uzmanları için (2,5) olarak belirlenen hizmet alanı-kadro unvan katsayıları yönünden; hizmet alanı-kadro unvan katsayısının, ek ödemeye temel teşkil edecek olan hizmet puanı ve sonuçta hekimlere yapılacak ek ödeme tutarını belirleyen başlıca çarpanlardan biri olduğu, dava konusu düzenlemeyle; halk sağlığı uzmanı ve bu uzmanlığın yan dalları olarak kabul edilen çevre sağlığı ve epidemiyoloji uzmanları açısından mali kayıpların oluştuğu, diğer uzmanlık dallarına mensup hekimler açısından, ana dal uzmanlıkları için (3,0); yan dal uzmanlıkları için ise (3,3) şeklinde daha yüksek katsayıların öngörüldüğü, böylesi bir ayrımcılığın hangi sebeple yapıldığının belirsiz olduğu, oysa halk sağlığı uzmanlığının; tıpkı bir klinisyenin bireylerdeki hastalıkları teşhis ve tedavi ettiği gibi, toplumdaki sağlık sorunlarını teşhis edip bunları iyileştirmeye, halkın sağlık düzeyini yükseltmeye çalışan bir dal olduğu, ...nın da; araştırıcılık, danışmanlık ve yöneticilik görevlerinde, koruyucu ve iyileştirici sağlık hizmetlerinin sunumunda, salgınların incelenmesinde, halkın sağlık eğitiminde ve halk sağlığı laboratuvarlarının işletilmesinde doğrudan görev aldıkları, halk sağlığı uzmanlık eğitimi kapsamında ise; afet yönetimi, bulaşıcı hastalıkların kontrolü, çevre sağlığı, çocuk ve ergen sağlığı, epidemiyoloji, erişkin sağlığı, yaşlı sağlığı, iş sağlığı, kadın sağlığı/üreme sağlığı, kazalar ve yaralanmalar, kronik hastalıklar, laboratuvar hizmetleri, okul sağlığı, ruh sağlığı, sağlık demografisi, sağlık eğitimi ve sağlığı geliştirme, sağlık ekonomisi ve yönetimi, tıbbi sosyoloji ve antropoloji, toplum beslenmesi ve uluslararası sağlık konularının yer aldığı, dolayısıyla ...nın, kamuya nitelikli ve yeterli sağlık hizmeti sunumunda vazgeçilmez bir öneme sahip oldukları, özellikle bu durumun COVID-19 pandemisi döneminde görüldüğü, davalı idarece oluşturulan eşitsiz ve hakkaniyetsiz durumun, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağdaşmadığı, çalışma barışını bozması yanında ...nın kamuda çalışma yolundaki tercihlerini de olumsuz etkileyeceği; Yönetmeliğe ekli ''Taban Ödeme Katsayıları''nın düzenlendiği EK-3A sayılı Tablo'nun ''Hizmet Sınıfı (Tabip)'' kısmının (2) nolu sırasında yer alan ''Gelire katkısı olmayan'' ibaresi ile bu konumdaki personel için öngörülen ''1,50'' oranı ve (7) nolu sırasında yer alan ''Gelire katkısı olmayan'' ibaresi ile bu konumdaki personel için öngörülen ''0,80'' oranı yönünden; söz konusu hükümlerin, 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesine aykırılık oluşturduğu, dayanak Kanun maddesinde, personelin gelire katkısının olup olmadığı yolunda bir ölçüte yer verilmediği, bunun yerine hizmete katkı şeklinde tamamen farklı bir kriterin kullanıldığı, bu durumun normlar hiyerarşisi ilkesinin ihlaline yol açtığı, kaldı ki; personele tanınacak mali hakların gelir elde etme şeklinde bir ölçüte bağlanmasının, kamu hizmeti ile idare hukukunun ilke ve kurallarıyla bağdaşmadığı, bu hizmetin, her durumda mutlak amacının kamu yararı olduğu, bir uzman hekimin kamuya sunduğu hizmetin niteliğinin de, toplumun yaşam ve sağlık hakkı nezdinde ortaya koyduğu pozitif etki yerine, bu hizmet ile elde edilecek sözde olası kazanç/kâr olgusu ile ele alınmasının, anlaşılması güç bir durum olduğu ileri sürülmektedir. DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Yönetmeliğin ''Temel esaslar'' başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ''Ek ödeme, personele sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verilebilir.'' ibaresi yönünden; 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesi uyarınca; kaliteli ve verimli hizmet sunumunun teşvik edilmesi amacıyla bir kısım personele döner sermaye gelirlerinden ek ödeme yapılabilmesine imkan sağlandığı, bu durumun mutlak ve mecburi nitelikte olmadığı, anılan Kanun maddesinde belirtilen ve çalışma süresinin de içinde bulunduğu unsurlar dikkate alınarak, ek ödemenin oran, usul ve esaslarının dava konusu Yönetmelik ile belirlendiği, 2022-2023 yıllarını kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmeyle; ayda 5 güne, yılda toplam 12 güne kadar olan yıllık izin süreleri, süt izni süreleri, 112 acil sağlık hizmetleri çalışanlarının yılda 10 güne kadar zorunlu eğitimlerinde geçen görevlendirme süreleri ile bu eğitimlerde eğitici olarak görevlendirilenlerin yılda 20 güne kadar olan görevlendirme sürelerinin de çalışılmış kabul edildiği, öte yandan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yıllık izin, doğum öncesi ve sonrası izinlerin kullanılma biçimi ile babalık iznine dair düzenleme yapıldığı, anılan Toplu Sözleşme'de çalışılmayan gün kapsamında değerlendirilmeyeceği belirtilenler istisna olmak üzere, yasal düzenlemeler ile öngörülen yıllık izin, doğum öncesi ve sonrası kanuni izin süreleri dava konusu Yönetmeliğe göre çalışılmış kabul edilecek süreler arasında yer almamakta olup, yürürlükten kaldırılan ek ödeme Yönetmeliklerinde de bu yönde bir düzenlemeye yer verilmediği, bu durumda, belirtilen istisnalar dışında, ek ödemenin personele sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verilebileceği yönündeki Yönetmelik düzenlemesinin hizmet gereklerine ve mevzuata uygun olduğu sabit olup, davacının aksi yöndeki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu; Yönetmeliğin ''Personele yapılacak ek ödeme dağıtımı'' başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin (2) nolu alt bendinde yer alan ''Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz.'' ibaresi yönünden; mülga ek ödeme Yönetmeliklerindeki, disiplin cezası alan personele verilen cezanın nitelik ve ağırlığına göre belirli bir süre ek ödeme yapılmayacağına ilişkin düzenlemelerin yargı kararıyla iptali üzerine, Anayasa’nın 2. ve 138. maddeleri ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddeleri gözetilerek, konunun kanuni düzenlemeye kavuşturulması gerektiğinden, 16/06/2022 tarih ve 7411 sayılı Kanun ile 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesinde ki ek ödeme yapılmasına esas alınacak kriterler arasına disiplin durumu ile hükümde belirlenen unsurlar dikkate alınmak suretiyle ek ödemenin usul ve esaslarının Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğine ilişkin ibarelerin eklendiği, Yönetmeliğin ''Amaç’’ başlıklı 1. maddesiyle de; döner sermayeden yapılacak ek ödemenin oran, usul ve esasları arasına disiplin durumunun da eklendiği, bu kapsamda, dava konusu düzenleme ile ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinde çalışan personele yapılacak temel ödemeyi oluşturan iki kalemden biri olan taban ek ödemenin, disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmayacağının hükme bağlandığı, ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinde çalışan personele yapılacak ödemenin, temel ek ödeme ve teşvik ek ödemesinden oluştuğu, temel ek ödemeyi oluşturan iki kalemden biri olan sabit ödemenin, aylıklara ilişkin hükümler uyarınca maaş ile birlikte merkezi yönetim bütçesinden ödendiği, taban ödemenin ise EK-3A ve EK-3B sayılı Tablo'larda ilgili unvan için belirlenen katsayının en yüksek Devlet memuru aylığı ile çarpımı sonucu bulunan tutarın mesai içi aktif çalışma gün katsayısı ile çarpımı sonucu belirlendiği, taban ödemenin, personelin ödüllendirilerek motivasyonun arttırılması amacıyla yapılan bir ödeme olup, hesaplanmasında mesai içi aktif çalışma gün katsayısının ayrıca çarpan olarak kullanıldığı, bu ödeme için, personelin ilgili ayda aktif çalışmasının tam olarak hesaplanması, aynı zamanda disiplin cezası da almamış bulunmasının gerektiği, disiplin cezalarında getirilen müeyyidelerle sağlanmak istenilen amacın, personelin daha etkin ve verimli çalışmasını, mevzuat ile düzenlenmiş bulunan kurallara riayet noktasında daha hassasiyetle davranmasını sağlayarak, kamu hizmetlerinin arzulanan şekilde ifasını temin etmek olduğu, taban ödeme; pozitif nitelik arz eden bir ödeme biçimi olduğundan, fiili katkıya bakılmaksızın yalnızca ödül ve motivasyon amacıyla yapılmakta olup, disiplin cezası alanlardan taban ödeme kesintisi yapılmasının bu ödemeyi negatif hale getirmediği, disiplin cezası almadığı takdirde taban ödemenin tam olarak yapılabilecek olması, personelin motivasyonunu arttıracağı gibi ödüllendirilmesini de sağlayacağından, dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı; Yönetmeliğin ''Ek ödeme'' başlıklı 14. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''Ek-3B sayılı tablodaki katsayılar, Bakanlıkça ilgili birim için belirlenen hedeflerin gerçekleşme durumuna göre 0,5 ile 1,0 arasında değişen katsayılar ile çarpılarak uygulanır. Bu hedefler belirleninceye kadar Ek-3B tabloda yer alan katsayılar 0,75 ile çarpılarak uygulanır.'' ibaresi yönünden; Yönetmeliğin 14. maddesi ile İl Sağlık Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü Birimleri, Ulusal Referans Laboratuvarları ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda çalışan personele ek ödeme verilmesine dair usul ve esasların düzenlendiği, Yönetmelikte teşvik ek ödemesinin; personelin görev yaptığı sağlık tesisinde hizmete katkısı ve verimliliği ile finansal sürdürülebilirliği sağlama, hizmetin kalitesi, çalışan ve hasta memnuniyeti gibi kriterler göz önüne alınarak, mesai içi ve mesai dışı çalışmalarına karşılık döner sermayeden personele yapılan ödeme olarak tanımlandığı, yine teşvik ek ödemesinin ülke, bölge ve hastane düzeyinde tahakkuk vb. faktörler dikkate alınarak belirleneceğinin düzenlendiği, benzer bir düzenlemenin birinci basamak sağlık kurum ve kuruluşları için de getirildiğinden, davacının bu yöndeki talebinin konusuz kaldığı; Yönetmeliğe ekli ''Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları''nın düzenlendiği EK-2 sayılı Liste'nin ''Ana dal ve Yan dal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar'' kısmında ... için (2,3); çevre sağlığı ve epidemiyoloji uzmanları için (2,5) olarak belirlenen hizmet alanı-kadro unvan katsayıları yönünden; tabiplerin ham puanı hesaplanırken çarpan olarak kullanılan hizmet alanı-kadro unvan katsayılarında tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitiminin süresi, muayene, invaziv girişim (ameliyat, anestezi, endoskopi, anjiyografi vb.) acil hastaya müdahale, nöbet hizmetlerine katılım, tehlikeye (toksik gaz, radyasyon, biyolojik, kimyasal vb.) maruziyet ve Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası risk grupları gibi kriterler gözetilerek, her ana dal ve yan dal uzmanlık branşı için farklı olacak şekilde belirleme yapıldığı, ayrıca sahadan gelen geri bildirimler, hizmet gereği husule gelen yeni ihtiyaç ve risk faktörlerinin de dikkate alındığı, dava konusu Yönetmeliğin ''Bakanlığın düzenleme yetkisi’’ başlıklı 15. maddesi gereğince, Bakanlık Makamının 01/09/2022 tarihli onayı ile EK-2 sayılı Liste'deki hizmet alanı-kadro unvan katsayılarının (3) olarak yeniden belirlendiği, dolayısıyla uzman tabiplerin hizmet alanı-kadro unvan katsayıları eşitlenerek, uzmanlık branşları arasındaki fark kaldırıldığından, davacının konusuz kalan taleplerinin reddi gerektiği; Yönetmeliğe ekli ''Taban Ödeme Katsayıları''nın düzenlendiği EK-3A sayılı Tablo'nun ''Hizmet Sınıfı (Tabip)'' kısmının (2) nolu sırasında yer alan ''Gelire katkısı olmayan'' ibaresi ile bu konumdaki personel için öngörülen ''1,50'' oranı ve (7) nolu sırasında yer alan ''Gelire katkısı olmayan'' ibaresi ile bu konumdaki personel için öngörülen ''0,80'' oranı yönünden; 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesi gereğince ek ödemenin oranı, usul ve esasları düzenlenirken personelin unvanının ve görevinin de dikkate alınması gerektiği, dava konusu Yönetmeliğin ek ödemeye esas katsayılarının düzenlendiği hükümlerinde de kanun koyucunun iradesine uygun olacak şekilde düzenleme yapılarak, uzman tabip/uzman diş tabipleriyle, tabip ve diş tabipleri için farklı katsayıların öngörüldüğü, ayrıca Yönetmelikte taban ödeme ve hizmet alanı-kadro unvan katsayılarının belirlenmesinde tabiplerin tıbbi işlemler puanı bulunup bulunmadığına ve gelire katkı sağlayıp sağlamadıklarına göre değerlendirme yapıldığı, buna göre, tıbbi işlemler puanı bulunmayan ve gelire katkı sağlamayan tabiplerin, branşı gereği sağlık hizmeti sunumuna doğrudan katılmayarak, hastane gelirine katkı sağlamadığı, bu nedenle hizmet alanı-kadro unvan katsayılarının da, taban ödeme katsayılarının da tıbbi işlem puanı bulunan ve gelire katkı sağlayan tabiplere oranla daha düşük belirlendiği, aynı şekilde gelire katkısı olmayan temel tıp ve diğer alanlarda asistan/araştırma görevlisi olarak çalışanların taban ödeme katsayılarının da bu çerçevede tespit edildiği, ayrıca taban ödeme, EK-3A sayılı Tablo'daki personelin kadro unvanına göre belirlenen taban katsayısının en yüksek Devlet memuru aylığı ile çarpımı sonucu bulunmakta olup, 6’şar aylık dönemler itibarıyla en yüksek Devlet memurunun katsayısındaki artışla orantılı olarak bu ödemenin de arttırıldığı, taban ödemenin, ilgili sağlık tesisinin aylık tahakkukuna bağlı olmayıp, personelin ekonomik değişkenlere karşı korunmasının da sağlandığı, sonuçta 209 sayılı Kanun hükümlerine uygun şekilde yürütülen ek ödeme uygulamasının, personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı gibi kriterler göz önünde bulundurulmak suretiyle gerçekleştirilen bir teşvik uygulaması niteliğinde olduğu, aynı hizmet sınıfında yer almakla birlikte farklı görevler ifa eden, farklı çalışma şartlarına sahip olup daha yüksek mesleki sorumluluk ve risk altında bulunan, hizmete katkısı ve performansı farklı olan personele farklı oranlarda ek ödeme yapılması konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğundan, dava konusu Yönetmelik düzenlemelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Davacı Dernek tarafından, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/07/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayım tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinin; ''Temel esaslar'' başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ''Ek ödeme, personele sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verilebilir.'' ibaresinin, ''Personele yapılacak ek ödeme dağıtımı'' başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin (2) nolu alt bendinde yer alan ''Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz.'' ibaresinin, ''Ek ödeme'' başlıklı 14. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''Ek-3B sayılı tablodaki katsayılar, Bakanlıkça ilgili birim için belirlenen hedeflerin gerçekleşme durumuna göre 0,5 ile 1,0 arasında değişen katsayılar ile çarpılarak uygulanır. Bu hedefler belirleninceye kadar Ek-3B tabloda yer alan katsayılar 0,75 ile çarpılarak uygulanır.'' ibaresinin, Yönetmeliğe ekli ''Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları''nın düzenlendiği EK-2 sayılı listenin ''Ana dal ve Yan dal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar'' kısmında ... için (2,3); çevre sağlığı ve epidemiyoloji uzmanları için (2,5) olarak belirlenen hizmet alanı-kadro unvan katsayılarının, Yönetmeliğe ekli ''Taban Ödeme Katsayıları''nın düzenlendiği EK-3A sayılı tablonun ''Hizmet Sınıfı (Tabip)'' kısmının (2) nolu sırasında yer alan ''Gelire katkısı olmayan'' ibaresi ile bu konumdaki personel için öngörülen ''1,50'' oranı ve (7) nolu sırasında yer alan ''Gelire katkısı olmayan'' ibaresi ile bu konumdaki personel için öngörülen ''0,80'' oranının iptali istemiyle dava açılmıştır. 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un (Değişik:11/10/2011-KHK-663/58 md.) 5. maddesinin 1. fıkrasında," (...) döner sermaye gelirlerinden, döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar ve sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlara mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın ek ödeme yapılabilir. (Ek cümle: 16/6/2022-7411/3 md.) Her bir sağlık tesisinde ek ödemeye esas işlemleri denetlemek üzere inceleme heyetleri oluşturulur. (Değişik cümle: 16/6/2022-7411/3 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle ek ödemenin oranı, usul ve esasları ile inceleme heyetlerinin yapısı, çalışma usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." (Değişik ikinci fıkra: 16/6/2022-7411/3 md.) "Bakanlık merkez teşkilatında (laboratuvarlar hariç) görev yapanlar dışındaki personele, döner sermaye gelirlerinden, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun tabip ve eczacı unvanlı kadrolarında çalışanlar ile sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri ile teknik hizmetler sınıfı kadrolarına atanmış olup Kurumun analiz ve kontrol laboratuvarlarında fiilen görev yapan personele döner sermaye gelirlerinden dördüncü fıkra uyarınca Bakanlık döner sermaye hesabına aktarılan tutardan birinci fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde bir ayda yapılacak ek ödemenin tutarı, ilgili personelin bir ayda alacağı aylık (ek gösterge dâhil), yan ödeme ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı ile yabancı dil tazminatı hariç) toplamının; eğitim görevlisi ile uzman tabip kadrosuna atanan profesör ve doçentlerde yüzde 950’sini, uzman tabip ve tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda bu mevzuat hükümlerine göre uzman olanlar ile uzman diş tabiplerinde yüzde 850’sini, pratisyen tabip ve diş tabipleri ile uzman eczacılarda yüzde 650’sini, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda görev yapan eczacılara yüzde 350’sini, hastane müdürü ve eczacılarda yüzde 305’ini, diğer personelde ise yüzde 225’ini geçemez. Sağlık Bakanlığı tarafından, Hazine ve Maliye Bakanlığının onayı ile belirlenen özellikli tıbbi işlemler karşılığı yapılacak ek ödemelerde, yüzde 950 ve yüzde 850 oranları beş kat artırılarak uygulanır. İşin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yenidoğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, enfeksiyon, özel bakım gerektiren ruh sağlığı, organ ve doku nakli, acil servis ve benzeri sağlık hizmetlerinde çalışan personel için yüzde 225 oranı, yüzde 260 olarak uygulanır. Nöbet hizmetleri hariç olmak üzere mesai saatleri dışında gelir getirici çalışmalarından doğan katkılarına karşılık olarak profesör, doçent ve eğitim görevlilerine bu fıkradaki oranların yüzde 50’sini, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlara bu fıkradaki oranların yüzde 30’unu, diğer personele yüzde 20’sini geçmeyecek şekilde ayrıca ek ödeme yapılır. Sözleşmeli olarak istihdam edilen personele yapılacak ek ödemenin tutarı ise, aynı birimde aynı unvanlı kadroda çalışan ve hizmet yılı aynı olan emsali personel esas alınarak belirlenir ve bunlara yapılacak ek ödeme hiçbir şekilde emsaline yapılabilecek ek ödeme üst sınırını geçemez. Bu fıkra uyarınca personele her ay yapılacak ek ödeme net tutarı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme net tutarından az olamaz ve bu kapsamda söz konusu ek 9 uncu maddeye göre belirlenen ek ödeme tutarı bu fıkra uyarınca döner sermaye gelirlerinden yapılacak ek ödemeden mahsup edilmek üzere merkezî yönetim bütçesinden karşılanır. Bu madde uyarınca yapılacak ödeme sigorta prim kesintisine tabi tutulmaz." hükmüne yer verilmiştir. Anayasanın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri belirtilmiştir. 209 sayılı Yasa ile farklı hizmet sınıfında yer alıp farklı unvanlara sahip olan, aldığı eğitim ve mesleki birikimi, görev yeri, sorumluluğu, hizmete katkısı ve performansı farklı olan personele farklı oranlarda ek ödeme yapılması konusunda idareye takdir yetkisi verilmiştir. Anılan Yasa maddesi uyarınca hazırlanarak 12/08/2022 tarih ve 31912 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01/07/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe konulan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinin 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, Sağlık Bakanlığınca belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri dikkate alınmak suretiyle personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, verimliliği, tetkik, eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetleri, yapılan muayene, ameliyat, anestezi ve girişimsel işlemlerden oluşan genel tıbbi işlemler, özellikli tıbbi işlemler ile uluslararası sağlık hizmetlerinde çalışma gibi unsurlar esas alınarak, döner sermayeden yapılacak ek ödemenin oran, usul ve esaslarını belirlemek, sağlık hizmetlerini iyileştirmek, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu teşvik etmektir." şeklinde belirtilmiş, "Temel esaslar" başlıklı 5. maddesinde, sağlık tesislerinde görevli personele yapılacak ek ödemeye ilişkin temel esaslar sayılmış, bu maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde, ''Ek ödeme, personele sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verilebilir. Resmi tatil günleri, idari ve nöbet izinleri, yılda 7 günü geçmeyen kısa süreli hastalık rapor süreleri, hakem hastane tarafından onaylanan heyet rapor süreleri, yılda en fazla iki defa görevlendirme suretiyle kendi alanı ile ilgili yurt içi kongre, konferans, seminer ve sempozyum gibi etkinliklere katılan personelin bir yılda toplam 10 günü geçmeyen süreleri, görevi sırasında veya görevinden dolayı Bakanlıkça ilan edilmiş bulaşıcı ve salgın hastalığa yakalanan, kazaya, yaralanmaya veya saldırıya uğrayanların bu durumlarını sağlık raporuyla belgelendirmesi halinde kullandıkları hastalık izin süreleri, çalışılmış gün olarak kabul edilir." hükmü yer almış, ''Personele yapılacak ek ödeme dağıtımı'' başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin (2) nolu alt bendinde, ''2) Taban ödeme; personelin ödüllendirilerek motivasyonun artırılması amacıyla yapılan ödemedir. Bu ödeme, Ek-3A sayılı tablodaki personelin kadro unvanına göre belirlenen taban katsayısının en yüksek Devlet memuru aylığı ile çarpımı sonucu bulunan tutardır. Bu ödemenin hesaplanmasında mesai içi aktif çalışma gün katsayısı ayrıca çarpan olarak kullanılır. Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz.'' hükmüne yer verilmiştir. 209 sayılı Kanunda döner sermayeden yapılması öngörülen ek ödemeler, 657 sayılı Kanun kapsamında personele her ay düzenli olarak yapılması zorunlu, genel nitelikte ve tamamı bütçeden karşılanan mali haklardan farklı nitelik taşımaktadır. Bu ödemeler 209 sayılı Kanun kapsamında kurum ihtiyaçları karşılandıktan sonra personele, hizmet sunum şartları ve kriterleri de dikkate alınmak suretiyle personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar gözetilerek aylıklara ya da sözleşme ücretlerine ilave olarak ödenebilen teşvik uygulaması niteliğinde yapılan ödemelerdir. 209 sayılı Yasanın anılan maddesinde personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle ek ödemenin oranı, usul ve esasları ile inceleme heyetlerinin yapısı, çalışma usul ve esaslarının Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğine işaret edilmiş olup; personele sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece ek ödeme yapılacağı yolundaki dava konusu düzenlemede 209 sayılı Yasanın anılan hükmüne ve ek ödemenin amacına aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, disiplin cezaları; kamu hizmetinin daha etkin ve verimli olarak sunulması ve böylece kamu yararının gerçekleştirilmesi amacıyla, kamu görevlilerinin bu amaca aykırı birtakım davranışları için getirilmiş bulunan yaptırımlardır. Başka bir deyişle, kamu görevlilerinin, bu görevlerini yerine getirirken sergileyecekleri davranışlar, kamu hizmeti gerekleri ve kamu yararı ile sınırlandırılmış, bu sınırlandırma dışına çıkanlar bakımından bir takım disiplin cezaları öngörülmüştür. Bu itibarla, gerek disiplin cezalarıyla sağlanmak istenen amacın, gerekse bu cezalara bağlı olarak belirli bir süreyle ek ödemede bulunulmamasıyla hedeflenen amacın, kamu görevlilerinin daha etkin ve verimli çalışmasını ve kamu hizmetinin rasyonel bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak olduğu açıktır. Kamu hizmetini yürütmeye memur edilen ve göreve bağlılığı, verimliliği, hizmet anlayışı, disipline uyumu, tavır ve davranışları ile görevin etkin bir şekilde yerine getirilmesini sağlayan personelle, söz konusu hususlara aykırı hareket eden personeli bir tutmak mümkün olmadığı gibi kamu görevlisinin disiplin hukukuna aykırı hareket etmesi halinde mevzuatta öngörülen cezayı alacak olmasının yanı sıra, maaş dışı ek ödemeden de mahrum bırakılacağını bilmesi, şüphesiz onu disiplin hükümlerine daha çok uymaya sevkedecek ve bu yolla kurum disiplin ve düzeninin daha etkili bir şekilde korunmasıyla birlikte hizmette verimliliğin artması da sağlanacaktır. Bu durumda, söz konusu ek ödemenin, kurum personelinin daha verimli ve etkin çalışmasını teşvik eden bir ödeme niteliğinde olduğu gözetildiğinde, dava konusu maddede belirtilen disiplin cezalarını alanlara belirli sürelerde ek ödeme yapılmamasını öngören düzenlemede kamu yararı ile hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık görülmemiştir. Yönetmeliğin 14. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Ek-3B sayılı tablodaki katsayılar, Bakanlıkça ilgili birim için belirlenen hedeflerin gerçekleşme durumuna göre 0,5 ile 1,0 arasında değişen katsayılar ile çarpılarak uygulanır. Bu hedefler belirleninceye kadar Ek-3B tabloda yer alan katsayılar 0,75 ile çarpılarak uygulanır.” ibaresine gelince; Davacı vekilince, hastanelerde görev yapan hekimler için böyle bir uygulama yapılmazken Ek-3B sayılı tabloda belirtilen yerlerde çalışanlar yönünden 1,0 katsayısı altında bir katsayı ile çarpılma durumunda taban ödemenin düştüğü, bu uygulamanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülerek anılan düzenlemenin iptali istenilmiştir. Yönetmeliğin Üçüncü Bölümünde İl Sağlık Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü Birimleri, Ulusal Referans Laboratuvarları ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda Çalışan Personele Ek Ödeme Verilmesine Dair Usul ve Esaslara yer verilmiş, ''Ek ödeme'' başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasında ise, Yönetmeliğe ekli Ek-3B Taban Ödeme Katsayıları Tablosunda İl Sağlık Müdürlüğü ve birimleri, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Ulusal Referans Laboratuvarlarında görevli unvanları ve hizmet sınıfları belirtilen personelin ödüllendirilerek motivasyonun artırılması amacıyla kadro unvanına göre düzenlenen taban ödeme katsayılarının, çarpılacağı katsayı ilgili birimler için belirlenen hedeflerin gerçekleşme durumuna göre düzenlenmiştir. 209 sayılı Yasanın 5. maddesinde, " döner sermaye gelirlerinden, döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar ve sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlara mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın ek ödeme yapılabilir" ifadesine yer verilmiş olup, bu ifadeden döner sermaye gelirlerinden ek ödeme yapılmasının mutlak ve zorunlu olduğu veya tüm personele eşit şekilde ek ödeme yapılması gerektiği sonucuna ulaşılamayacağı açık olduğu gibi, personele yapılacak ek ödeme tutarlarının belirlenmesinin hizmetin verimliliğini arttıracak kurallara bağlanması gerekliliği karşısında bu maddedeki düzenlemenin, idareye verilen yetki kapsamında yapıldığı ve üst hukuk normuna aykırılık teşkil etmediği sonucuna ulaşılmaktadır. Yönetmeliğe ekli ''Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları''nın düzenlendiği EK-2 sayılı listenin ''Ana dal ve Yan dal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar'' kısmında ... için (2,3); çevre sağlığı ve epidemiyoloji uzmanları için (2,5) olarak belirlenen hizmet alanı-kadro unvan katsayılarının incelenmesinden, EK-2'nin davaya konu kısımlarındaki düzenlemelerin idareye verilen takdir yetkisi çerçevesinde ve ek ödemenin amacına uygun olarak hazırlandığı, ölçülü ve hakkaniyete uygun olduğu sonucuna ulaşıldığından, iptali istenilen bu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğine ekli ''Taban Ödeme Katsayıları''nın düzenlendiği EK-3A sayılı tablonun ''Hizmet Sınıfı (Tabip)'' kısmının (2) nolu sırasında yer alan ''Gelire katkısı olmayan'' ibaresi ile bu konumdaki personel için öngörülen ''1,50'' oranı ve (7) nolu sırasında yer alan ''Gelire katkısı olmayan'' ibaresi ile bu konumdaki personel için öngörülen ''0,80'' oranı yönünden incelendiğinde; 09/11/2022 tarih ve 32008 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/10/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayım tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesi ile aynı Yönetmeliğin ''EK-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosu''nda değişiklik yapıldığı anlaşıldığından, Yönetmeliğin dava konusu edilen bu kısmı yönünden, davanın konusuz kaldığı ve karar verilmesine yer bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğine ekli ''Taban Ödeme Katsayıları''nın düzenlendiği EK-3A sayılı tablonun ''Hizmet Sınıfı (Tabip)'' kısmının (2) nolu sırasında yer alan ''Gelire katkısı olmayan'' ibaresi ile bu konumdaki personel için öngörülen ''1,50'' oranı ve (7) nolu sırasında yer alan ''Gelire katkısı olmayan'' ibaresi ile bu konumdaki personel için öngörülen ''0,80'' oranı yönünden karar verilmesine yer olmadığı, diğer dava konusu düzenlemeler yönünden ise davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma için önceden belirlenen 26/03/2024 tarihinde, davacı ... Derneği vekili Av. ... ve Dernek Başkanı... ile davalı Sağlık Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri Av. ...'nin geldiği, Danıştay Savcısı Demet Yetişik'in hazır olduğu görülerek açık duruşmaya başlandı. 2577 sayılı Kanun'un 18. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca duruşmaya katılan taraflara usulüne uygun söz verilip dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/07/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinin; ''Temel esaslar'' başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ''Ek ödeme, personele sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verilebilir.'' ibaresinin, ''Personele yapılacak ek ödeme dağıtımı'' başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin (2) nolu alt bendinde yer alan ''Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz.'' ibaresinin, ''Ek ödeme'' başlıklı 14. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''Ek-3B sayılı tablodaki katsayılar, Bakanlıkça ilgili birim için belirlenen hedeflerin gerçekleşme durumuna göre 0,5 ile 1,0 arasında değişen katsayılar ile çarpılarak uygulanır. Bu hedefler belirleninceye kadar Ek-3B tabloda yer alan katsayılar 0,75 ile çarpılarak uygulanır.'' ibaresinin, Yönetmeliğe ekli ''Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları''nın düzenlendiği EK-2 sayılı Liste'nin ''Ana dal ve Yan dal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar'' kısmında ... için (2,3); çevre sağlığı ve epidemiyoloji uzmanları için (2,5) olarak belirlenen hizmet alanı-kadro unvan katsayılarının, Yönetmeliğe ekli ''Taban Ödeme Katsayıları''nın düzenlendiği EK-3A sayılı Tablo'nun ''Hizmet Sınıfı (Tabip)'' kısmının (2) nolu sırasında yer alan ''Gelire katkısı olmayan'' ibaresi ile bu konumdaki personel için öngörülen ''1,50'' oranı ve (7) nolu sırasında yer alan ''Gelire katkısı olmayan'' ibaresi ile bu konumdaki personel için öngörülen ''0,80'' oranının, iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İlgili Mevzuat: Anayasa'nın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinin birinci fıkrasında, "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler." kuralına; ''Anayasa Mahkemesinin kararları'' başlıklı 153. maddesinde, "...Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.'' kuralına yer verilmiştir. 09/01/1961 tarih ve 10702 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan 04/01/1961 tarih ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un, dava tarihinde yürürlükte bulunan 5. maddesinin birinci fıkrasında, ''(…) döner sermaye gelirlerinden, döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar ve sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlara mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın ek ödeme yapılabilir. (Ek cümle: 16/6/2022-7411/3 md.) Her bir sağlık tesisinde ek ödemeye esas işlemleri denetlemek üzere inceleme heyetleri oluşturulur. (Değişik cümle:16/6/2022-7411/3 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle ek ödemenin oranı, usul ve esasları ile inceleme heyetlerinin yapısı, çalışma usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” kuralı yer almaktadır. 209 sayılı Kanun'un 5. maddesine dayanılarak hazırlanan, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/07/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, Sağlık Bakanlığınca belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri dikkate alınmak suretiyle personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, verimliliği, tetkik, eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetleri, yapılan muayene, ameliyat, anestezi ve girişimsel işlemlerden oluşan genel tıbbi işlemler, özellikli tıbbi işlemler ile uluslararası sağlık hizmetlerinde çalışma gibi unsurlar esas alınarak, döner sermayeden yapılacak ek ödemenin oran, usul ve esaslarını belirlemek, sağlık hizmetlerini iyileştirmek, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu teşvik etmektir.'' kuralı; ''Temel esaslar'' başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ''Ek ödeme, personele sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verilebilir. Resmi tatil günleri, idari ve nöbet izinleri, yılda 7 günü geçmeyen kısa süreli hastalık rapor süreleri, hakem hastane tarafından onaylanan heyet rapor süreleri, yılda en fazla iki defa görevlendirme suretiyle kendi alanı ile ilgili yurt içi kongre, konferans, seminer ve sempozyum gibi etkinliklere katılan personelin bir yılda toplam 10 günü geçmeyen süreleri, görevi sırasında veya görevinden dolayı Bakanlıkça ilan edilmiş bulaşıcı ve salgın hastalığa yakalanan, kazaya, yaralanmaya veya saldırıya uğrayanların bu durumlarını sağlık raporuyla belgelendirmesi halinde kullandıkları hastalık izin süreleri, çalışılmış gün olarak kabul edilir.'' kuralı; ''Personele yapılacak ek ödeme dağıtımı'' başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin (2) nolu alt bendinde, ''Taban ödeme; personelin ödüllendirilerek motivasyonun artırılması amacıyla yapılan ödemedir. Bu ödeme, Ek-3A sayılı tablodaki personelin kadro unvanına göre belirlenen taban katsayısının en yüksek Devlet memuru aylığı ile çarpımı sonucu bulunan tutardır. Bu ödemenin hesaplanmasında mesai içi aktif çalışma gün katsayısı ayrıca çarpan olarak kullanılır. Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz.'' kuralı; ''Ek ödeme'' başlıklı 14. maddesinin ikinci fıkrasında, ''Ek-3B sayılı tablodaki katsayılar, Bakanlıkça ilgili birim için belirlenen hedeflerin gerçekleşme durumuna göre 0,5 ile 1,0 arasında değişen katsayılar ile çarpılarak uygulanır. Bu hedefler belirleninceye kadar Ek-3B tabloda yer alan katsayılar 0,75 ile çarpılarak uygulanır. Birim veya personel için belirlenen hedef puanlarına, toplu sözleşme hükümlerinden kaynaklanan artışlar eklenir.'' kuralı yer almış olup; Yönetmeliğe ekli EK-2 sayılı Hizmet Alanı - Kadro Unvan Katsayıları Listesi'nde ''Ana dal ve Yan dal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar'' ve ''Uzman Diş Tabipleri'' başlığı altında hizmet alanı - kadro unvan katsayıları, EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosu'nda Hizmet Sınıfı (Tabip) ve Hizmet Sınıfı (Tabip Dışı) başlığı altında katsayı oranları öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesinin 16/06/2022 tarih ve 7411 sayılı Kanun ile değişik son cümlesindeki, sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle ek ödemenin oranı, usul ve esasları ile inceleme heyetlerinin yapısı, çalışma usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği yönündeki düzenleme gereğince, anılan madde dayanak alınmak suretiyle dava konusu Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/07/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Yönetmelik hükümlerinin dayanağı olarak gösterilen, 16/06/2022 tarih ve 7411 sayılı Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3. maddesiyle 04/01/1961 tarih ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının değiştirilen üçüncü cümlesinde yer alan “…disiplin durumu,…” ve “…yönetmelikle…” ibarelerinin iptali istemiyle açılan davada: Anayasa Mahkemesinin 27/10/2023 tarih ve 32352 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/09/2023 tarih ve E:2022/102, K:2023/154 sayılı kararıyla; ''...disiplin durumu,...'' ibaresi yönünden, ''...söz konusu fıkrayla disipline aykırı eylemler dolayısıyla döner sermaye ek ödemesi yapılmaması veya düşük oranda yapılması suretiyle 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki disiplin cezalarına ek bir cezanın öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Anılan Kanun’un 125. maddesinde disiplin cezaları; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma biçiminde belirlenmiş ve her bir cezayı gerektiren fiil ve hâller ayrı ayrı düzenlenmiştir. 209 sayılı Kanun’un 5. maddesinde ise disipline aykırı fiil ve hâller nedeniyle döner sermaye ek ödemesinden kesinti biçiminde yeni bir cezaya yer verilmekle birlikte ek ödemeden hangi durumda ve ne miktarda kesinti yapılacağına ilişkin belirleme yapılmamıştır. Başka bir deyişle ek ödemenin oranının belirlenmesinde disiplin durumunun dikkate alınacağı öngörülmekle birlikte bu kapsamda yer alan disipline aykırı fiil ve hâllerle bunlara uygulanacak yaptırım arasında herhangi bir ilişkilendirmenin yapılmadığı, hangi eylemin hangi disiplin cezası ile cezalandırılacağının açık ve net olarak gösterilmediği ya da bunun tespit edilmesine imkân sağlayacak herhangi bir ölçüte yer verilmediği veyahut bu hususta kişiler ve idare açısından belirlilik ve öngörülebilirliği sağlayacak şekilde kanuni bir çerçevenin oluşturulmadığı görülmektedir. Bu çerçevede disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda bir disiplin cezasının verilebileceği öngörülmekle birlikte bu ölçütün disiplin cezasının muhatapları açısından yeterli bir hukuki güvence sağlamadığı açıktır. (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. AYM, E.2021/16, K.2021/62, 22/9/2021, §§ 17, 18). Buna göre kural, bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanımamaktadır. Söz konusu yaptırımın döner sermaye ek ödemesinin oranının azaltılması veya yapılmaması biçiminde uygulanacak olması nedeniyle de mülkiyet hakkını sınırlamaya yönelik şeklî anlamdaki kanuni düzenlemenin içeriği itibarıyla mülkiyet hakkını koruyacak nitelikte belirli ve öngörülebilir olduğu söylenemez. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13., 35. ve 128. maddelerine aykırıdır...'' gerekçesiyle, ''...yönetmelikle...'' ibaresi yönünden; ''...döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar ve sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlara mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın çalışmaları karşılığında parasal ödeme biçiminde yapılan döner sermaye ek ödemesinin mali haklar kapsamında olduğu şüphesizdir. Döner sermaye gelirlerinin hangi kamu harcamalarının finansmanında kullanılacağının, personele ödenmesi durumunda ise hangi personele ne oranda ve ne tür kriterler esas alınarak ödeneceğinin belirlenmesi anayasal güvencelere aykırı olmamak kaydıyla kanun koyucunun takdirindedir (AYM, E.2013/50, K.2015/38, 1/4/2015). Kanun koyucunun bu konudaki takdir yetkisi kullanımının Anayasa’ya uygun olabilmesi için ek ödemeye ilişkin hususların temel esasları, ilkeleri ve çerçevesinin kanunda belirlenmiş olması dolayısıyla kanuniliğin sağlanması gerekmektedir. 209 sayılı Kanun’un döner sermaye gelirlerinden sağlık personeline ek ödeme yapılmasına ilişkin 5. maddede; görev ve ünvan ile işin kamu kurum ve kuruluşları dışındakilere ya da uluslararası hizmet sunumu biçiminde yapılıp yapılmadığına göre ek ödemeye ilişkin taban ve tavan miktarları belirlenmiş, anılan maddenin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde “Sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin unvanı, görevi…çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle ek ödemenin oranı, usul ve esasları”nın Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre kamu görevlilerine ödenecek mali haklar içinde yer alan döner sermaye ek ödemesinin oranı dolayısıyla yapılacak ödemenin miktarı kanunda belirtilen unsurlar ve sınırlar dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenecektir. Bu durumda söz konusu mali hakkın miktarının kanunla belirlenmediği, bu yetkinin idareye tanındığı anlaşılmaktadır. Ek ödemenin miktarı yanında idareye tanınan usul ve esas belirleme yetkisi çerçevesinde kanunla düzenlenmesi gereken diğer temel unsurlar ile ilkelerin ve çerçevenin belirlenmesi yetkisinin de idareye tanındığı görülmektedir. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 7. ve 128. maddelerine aykırıdır...'' gerekçesiyle anılan ibarelerin iptalleri ile 209 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının değiştirilen üçüncü cümlesinin kalan kısmının 30/03/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptaline karar verilerek, iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Öte yandan, 01/03/2024 tarih ve 32476 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 21/02/2024 tarih ve 7496 sayılı Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesi ile 209 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ''Sağlık kurum ve kuruluşlarında tahakkuk, verimlilik, hasta ve çalışan memnuniyeti, hizmeti elde etme maliyeti gibi faktörlere göre sağlık tesisinin dağıtabileceği miktar üzerinden bu maddede düzenlenmiş olan esaslar çerçevesinde; personelin unvanı, yürüttüğü görevin türü, özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma ve süresi, yapılan tıbbî işlemlerin nitelik ve sayısı, araştırma faaliyetlerine, uzmanlık eğitimine ve hizmet içi eğitime katılımı, mesai içinde ve dışında yapılan çalışmalar ve süresi, muayene, ameliyat, anestezi ve girişimsel işlemlerin niteliği, sayısı ve güçlüğüne ilişkin teknik konular, hizmete katkı ve performans gibi değişkenlik arz eden hususlar ile personelin ödüllendirilerek motivasyonunun artırılması amacıyla yapılacak ek ödeme, görevlendirme hâlinde ek ödemenin yapılacağı sağlık kurum veya kuruluşu, inceleme heyetlerinin oluşumu, çalışma usul ve esasları ile konuyla ilgili diğer hususlar Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' şeklinde yeniden düzenlenmiştir. Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan yasa kuralı Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce yürürlükte olan Anayasa'ya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında; Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümlerinin, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı, gereken hallerde Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği, bu tarihin, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemeyeceği, beşinci fıkrasında; iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, altıncı fıkrasında ise; Anayasa Mahkemesi kararlarının Resmi Gazete'de hemen yayımlanacağı ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı, kuralları yer almaktadır. Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur. Yukarıda açık metinlerine yer verilen ve Anayasa'da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır. Bakılan uyuşmazlıkta, 04/01/1961 tarih ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 5. maddesine dayanılarak hazırlanan dava konusu Yönetmelik hükümleri, anılan maddenin birinci fıkrasının değiştirilen üçüncü cümlesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı ile hukuki dayanaktan yoksun hale gelmiş bulunmaktadır. Bu durumda; dava konusu olan ve iptali istenilen Yönetmelik hükümleri, 209 sayılı Kanun'un 5. maddesine dayanılarak hazırlanıp yürürlüğe konulduğundan ve yasal dayanağı olan kısmı, yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olduğundan, dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen hükümlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin ''Temel esaslar'' başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ''Ek ödeme, personele sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verilebilir.'' ibaresinin, ''Personele yapılacak ek ödeme dağıtımı'' başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin (2) nolu alt bendinde yer alan ''Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz.'' ibaresinin, ''Ek ödeme'' başlıklı 14. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''Ek-3B sayılı tablodaki katsayılar, Bakanlıkça ilgili birim için belirlenen hedeflerin gerçekleşme durumuna göre 0,5 ile 1,0 arasında değişen katsayılar ile çarpılarak uygulanır. Bu hedefler belirleninceye kadar Ek-3B tabloda yer alan katsayılar 0,75 ile çarpılarak uygulanır.'' ibaresinin, Yönetmeliğe ekli ''Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları''nın düzenlendiği EK-2 sayılı Liste'nin ''Ana dal ve Yan dal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar'' kısmında ... için (2,3); çevre sağlığı ve epidemiyoloji uzmanları için (2,5) olarak belirlenen hizmet alanı-kadro unvan katsayılarının, Yönetmeliğe ekli ''Taban Ödeme Katsayıları''nın düzenlendiği EK-3A sayılı Tablo'nun ''Hizmet Sınıfı (Tabip)'' kısmının (2) nolu sırasında yer alan ''Gelire katkısı olmayan'' ibaresi ile bu konumdaki personel için öngörülen ''1,50'' oranı ve (7) nolu sırasında yer alan ''Gelire katkısı olmayan'' ibaresi ile bu konumdaki personel için öngörülen ''0,80'' oranının İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2022/4876, K. 2024/1556, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2022-4876-e-2024-1556-k-e78fc8913eb1