Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2022/4220 E. 2025/2656 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2022/4220
- Karar No
- 2025/2656
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4220 Karar No : 2025/2656
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Komutanlığı - ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Yalova İl Jandarma Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin uzatılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Jandarma Genel Komutanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her ay için ayrı ayrı belirlenecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının hizmet sözleşmesini yenilememe hususunda idarenin takdir yetkisi bulunsa da, bu yetkinin kanunun koyduğu sınırlar içinde, eşitlik ilkesi gözetilerek somut gerekçelere dayalı olarak kamu yararı amacıyla kullanılması gerektiği, davacının görev yaptığı süre içinde görevinde yetersiz ve başarısız olduğu, görevini ilgili mevzuata uygun olarak yapmadığı, astsubay olma niteliklerini taşımadığı yönünde bir tespit ve delil olmadığı, öte yandan herhangi bir terör örgütü ile irtibatı, iltisakı veya ilişkisi olduğuna dair hakkında idari veya adli bir soruşturmanın bulunmadığı, almış olduğu herhangi bir cezasının olmadığı, herhangi bir dönemde örgütle bağının olduğuna yönelik bir tespit de bulunmadığı, sicil amirlerince düzenlenen nitelik belgesinde sözleşmesinin “yenilenmesi uygundur” yönünde kanaat bildirildiği halde salt boşandığı eşinin durumu dikkate alınarak sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle; dava konusu işlemin iptaline, parasal hak isteminin kabulü ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden (19/10/2020) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, parasal hak isteminin kabulü ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden (19/10/2020) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 22/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dava, Yalova İl Jandarma Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin uzatılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Jandarma Genel Komutanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her ay için ayrı ayrı belirlenecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun'un "Sözleşme süreleri" başlıklı 10. maddesinde; "Sözleşmeli astsubay adayları, ön sözleşme yapılarak askerî eğitime alınırlar. Bu eğitimi başarı ile tamamlayanlardan yönetmelikte belirtilen şartları taşıyanlarla sözleşme yapılır ve bu kişiler astsubay çavuş rütbesine nasbedilirler. Sözleşme süreleri; üç yıldan az ve dokuz yıldan fazla olmamak şartıyla, hizmet gerekleri ve yetiştirme maliyetlerine bağlı olarak kuvvet, sınıf ve branşlara göre yönetmelikte belirlenir. Yönetmelikte belirlenen şartları taşıyanların talepleri halinde sözleşmeleri yenilenebilir. Sözleşme süreleri; (…) (1) seferberlik, savaş veya silahlı çatışmayı gerektirecek hal ile savaş hallerinde Kuvvet Komutanları, Jandarma Genel Komutanı ve Sahil Güvenlik Komutanının göstereceği lüzum üzerine, durumun devamı müddetince ilgisine göre Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığının onayı ile talebe bakılmaksızın uzatılabilir. Sözleşme işlemleri, Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca yapılır." "Rütbe bekleme süreleri ve sözleşmenin yenilenmesi" başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasında; "Her sözleşme süresinin sona erme tarihinden en az üç ay önce taraflar sözleşmeyi yenileyeceklerine dair yazılı bildirimde bulunmadıkları takdirde, sözleşme kendiliğinden sona erer." hükmü öngörülmüştür. Temyizen incelenen başvuruya konu edilen işlemin sözleşmenin feshi değil sözleşmenin yenilenmemesi işlemi olduğu görülmektedir. İdare, sözleşme süresinin bitiminden sonra, personeli yeniden istihdam edip etmeme konusunda değerlendirme yaparken sözleşme süresi içinde sicil, ödül ve ceza durumu yanında personelin davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergileyip sergilemediğini, netice itibarıyla personelin hizmetinden istifade edip edemeyeceğini de esas almaktadır. Uyuşmazlıkta, davacının 15/05/2020 tarihinde boşandığı eşi hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçu isnadıyla devam eden kovuşturmasının bulunduğu, davacının eski eşinin 701 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarıldığı, davalı idare tarafından davacının durumu değerlendirilirken derhâl sözleşmeyi feshetme yoluna gidilmediği, idarenin, sözleşme süresinin bitiminden sonra yenileme talebinde bulunan davacıyı yeniden istihdam edip etmeme konusunda değerlendirme yaparken, eşinin durumunun, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüyle iltisakının bulunması ihtimalinin mesleği üzerindeki etkilerini de dikkate alarak sonraki dönemde sözleşmesinin yenilenemeyeceği kanaatine ulaştığı, sahip olduğu takdir yetkisini subjektif kullandığının ise tespit edilemediği görülmekte olup; bu durumda, davacının yeniden istihdam edilmemesine yönelik işlem tesis edilirken kullanılan takdir yetkisinin orantılı olmadığı söylenemeyeceğinden, dava konusu sözleşme yenilememe işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline, parasal hak isteminin kabulü ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden (19/10/2020) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle Daire kararına katılmıyoruz.