Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2022/1773 E. 2025/2637 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2022/1773
- Karar No
- 2025/2637
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1773 Karar No : 2025/2637
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Komutanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tokat İl Jandarma Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesi, Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 13. maddesi, Jandarma Genel Komutanlığı Uzman Erbaş Yönergesi'nin 6. bölüm 4. maddesi gereğince sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 26/12/2019 tarihli işlemin iptali ile sözleşmesinin yenilenmesine ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlem yönünden; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı başlatılan soruşturma sonrasında, Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ... soruşturma nolu, ... sayılı kararıyla; davacı hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, her ne kadar yapıya ait evlere 2008 yılında yapılan muvazzaf jandarma uzman sınavına hazırlanmak amacıyla gittiğine ilişkin ikrarı bulunmakta ise de, bahsi geçen sınavı kazanamadığı, askerlik hizmetinin bitiminde başvurusunun olumlu sonuçlanması üzerine, mesleğini icra etmeye başladığı göz önünde bulundurulduğunda, davacının görev yaptığı süre içerisinde görevinde yetersiz ve başarısız olduğu veya görevini ilgili mevzuata uygun olarak yapmadığı yahut uzman erbaş olma niteliklerini taşımadığı yönünde bir tespit ve delil bulunmadığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, sözleşmesinin yenilenmesine karar verilmesine ilişkin istem yönünden; ilgili mevzuattaki, idari yargı yetkisinin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olduğu yolundaki hüküm ile idarenin yaptığı her türlü idari işleme karşı dava açılması durumunda yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygun olup olmadığının araştırılarak, işlem hukuka uygun ise davanın reddine, hukuka aykırı ise işlemin iptaline karar verilebileceği, dolayısıyla idari yargı yerinden idari işlem tesisi niteliğinde karar verilmesi isteminde bulunulamayacağı dikkate alındığında, davacı tarafından talep edilen sözleşmesinin yenilenmesine karar verilmesi isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle; davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 04/02/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, sözleşmenin yenilenmesine karar verilmesi isteminin ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının görev aldığı kurumda sıradan bir memuriyet görevini yerine getirmediği, suç ve suçlularla mücadelede görev aldığı ve kamu güvenliğini temsil ederek silahlı olarak görev yaptığı, idarenin kamu hizmetini yürütecek olan ajanlarını alırken birtakım özelliklere sahip olmasını araması tabi olduğu gibi, statüye aldıktan sonra da bunları verimli biçimde kullanması, hizmeti aksatacak, kendisinden artık verim alınması imkanı kalmamış, aksine idare mekanizmasına ve kamu hizmetinin yürütülmesine zararlı olacak ajanlarını kurum dışına çıkarmasının doğal olduğu, dava konusu işlemin idarenin takdir hakkı çerçevesinde kamu yararı doğrultusunda gerçekleştirildiği, ayrıca Mahkemece çelişkili hüküm tesis edildiği belirtilerek, temyize konu kararın, aleyhlerine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 04/02/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, sözleşmenin yenilenmesine karar verilmesi isteminin ise incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 22/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.