Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2022/3614 E. 2025/976 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2022/3614
Karar No
2025/976
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3614 Karar No : 2025/976

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Giresun ili, Dereli Adliyesinde mübaşir olarak görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: (...) ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davacı hakkında 13/11/2018 günü saat 10.30'da ... Sulh Hukuk Mahkemesinde duruşmaya gelen A.Ş.'den yurt dışına yapılacak tebligat için 57,00-TL'nin gerektiğini söyleyerek para aldığı, sonrasında A.Ş.'nin şüphelenerek mahkeme kalemine gittiği sırada, davacının A.Ş.'nin yanına gelerek parayı iade ettiği iddiasıyla başlatılan adli soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ... tarih ve E:... sayılı iddianame sonrasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda tanımlanan ikna suretiyle irtikap suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği, söz konusu kararın 15/04/2019 tarihinde kesinleştiği, davacının Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin eyleminin ceza yargılamasındaki fiille aynı olduğu, bu nedenle ceza yargılaması sonucunda verilen hükümle birlikte davacının eyleminin sübut bulduğunun görüldüğü, bu durumda, davacı tarafından gerçekleştirilen fiil hakkında yapılan ceza yargılamasında verilen hükme karşılık gelen ikna suretiyle irtikap suçunun 5237 sayılı Kanun'da kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar kapsamında sayıldığı, bu suçun memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı bir fiil ve suç olduğu kanaatine varılarak, usulüne uygun yürütülen soruşturma sonucunda Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlıkta, davalı idarece davacı hakkındaki şikayet üzerine süresi içerisinde soruşturmacı tayin edilerek disiplin soruşturmasının başlatıldığı, ilgililerin ve davacının ifadeleri alınmak suretiyle soruşturma raporu düzenlenerek, disiplin amiri tarafından Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesinin teklif edildiği, bu doğrultuda, davacının savunmaya ilişkin hakları da usulüne uygun olarak hatırlatılarak yazılı savunması alınmak suretiyle, Devlet memurluğundan çıkarma cezası vermeye yetkili makam olan Yüksek Disiplin Kurulu tarafından dava konusu işlemin tesis edildiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, her ne kadar davacı hakkında görülen kamu davasında mahkemece sabit görülen ikna suretiyle irtikap suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, kamu davasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmış olması disiplin cezasına konu fiilin işlenmediği ve/veya sübut bulmadığı anlamına gelmediği, yetkili ve görevli mahkemece tüm deliller toplandıktan sonra yapılacak değerlendirme ile ilgiliye isnat edilen fiilin (disiplin suçu yönünden) sübuta erip ermediğine karar verilmesi gerektiği, bu noktada mahkemece karar verilirken dikkat edilmesi gereken hususun, ilgilinin ceza hukuku yönünden de suçlu olduğu kanısını uyandıracak açıklamalardan kaçınılması, bu şekilde, hakkında hükmün açıklanması geri bırakılan ilgilinin ceza hukuku yönünden masumiyet hakkının gözetilmesinin gerektiği, bu durumda,... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... (davacı yönünden kesinleşmiş) sayılı kararı ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının 13/11/2018 tarihinde ... Sulh Hukuk Mahkemesinde tarafı olduğu bir davanın duruşmasına katılmak üzere ... Adliyesine gelen A.Ş. adlı şahıstan yurt dışı tebligatı için gerekli olduğunu söyleyerek 57,00-TL para aldığı hususu sübuta ermekte olup, sübuta eren söz konusu fiilin, işlenme şekli ve davacının yürüttüğü kamu görevinin mahiyeti ile olayda A.Ş.'ye yönelik kastı itibarıyla incelendiğinde, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerden olduğu kanaatine varıldığından, davacının bu fiili sebebiyle Devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde bu gerekçe ile hukuka aykırılık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçe ile reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ceza mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, bir kişinin suç işlediğine dair kesin bir hüküm oluşturmadığı, hakkında mahkumiyet kararı bulunmamasına rağmen, işlediği iddia olunan fiilden dolayı cezalandırıldığının kabulünün açıkça hukuka aykırı olduğu, savunma istem yazısında haklarının hatırlatılmayarak savunma hakkının kısıtlandığı, dava konusu işlem tarihinden önce emekliye ayrıldığı, olayda zaman aşımı hükümlerinin işletilmesinin gerektiği, görevinin sağladığı güveni kötüye kullanarak hileli davranışla kimseyi mağdur etmediği, sırf vatandaşa iyilik yapmak için tebligat ücreti ödenmediğinden tebligatın gönderilmediğini düşünerek tebligat ücretini aldığı ve akabinde farklı nedenle gönderilmediğini de öğrenince aldığı parayı iade ettiği, zaten karşı tarafında şikayetinin bulunmadığı, davalı idarece masumiyet karinesi ihlal edilerek suçlu kabul edildiği, idarenin tesis ettiği işlemi hukuka ve gerçeğe uygun sebeplere dayandırmasının gerektiği, ayrıca tüm işlemlerin de eşit ve adil davranarak, tarafların hak ve hukukuna riayet edip objektif hareket etmek zorunda olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle gerekçeli reddi yolundaki temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın (...).... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 26/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2022/3614, K. 2025/976, T. 26.02.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2022-3614-e-2025-976-k-add4eccbb613