Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2022/1042 E. 2025/5952 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2022/1042
- Karar No
- 2025/5952
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1042 Karar No : 2025/5952
DAVACI : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ...
DAVANIN KONUSU : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Geçici 43. maddesi uyarınca, aynı Kanun'un 4. maddesinin (C) fıkrası kapsamında geçici personel statüsünde çalışmakta iken anılan maddenin (B) fıkrası kapsamında istihdam edilerek sözleşmeli personel statüsüne geçirilen idari büro görevlileri ve idari destek görevlileri için hazırlanan Hizmet Sözleşmesinin; 7. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "iki gün" ve "üç gün" ibareleri ile beşinci fıkrasının birinci cümlesindeki "bir yaşından küçük" ve "günde toplam bir buçuk saat" ibarelerinin ve 8. maddesinin (b) bendinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Hizmet Sözleşmesinin 7. maddesinin üçüncü fıkrasındaki ‘’iki gün’’ ve ‘’üç gün’’ ibareleri yönünden, üst hukuk normlarına aykırı şekilde babalık izni için iki gün, evlilik veya ölüm halinde üç gün süreyle mazeret izni verileceğinin düzenlendiği; ancak, hem 657 sayılı Devlet Memurları Kanun'u hem de Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’da eşin doğum yapması halinde on gün, evlilik ve ölüm hallerinde ise yedi gün süreyle mazeret izni verileceğinin kurala bağlandığı; Hizmet sözleşmesinin yedinci maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesindeki ‘’bir yaşından küçük’’ ve ‘’günde toplam bir buçuk saat’’ ibareleri yönünden, hem 657 sayılı Devlet Memurları Kanun'u hem de Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’da ücretli doğum izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde bir buçuk saat süt izni verileceğinin düzenlendiği, ancak dava konusu sözleşme hükmünde, ilgili mevzuata aykırı olarak, bir yaşından küçük çocuk için günde bir buçuk saat şeklinde kısıtlama yapıldığı, personelin kamu görevlisi olduğu göz ardı edilerek, eşitlik ilkesine aykırı şekilde farklı kurallara tabi tutulmaya çalışıldığı; Hizmet sözleşmesinin 8. maddesinin (b) bendi yönünden, söz konusu hüküm nedeniyle sözleşmeli çalışanların erken emekli olmak zorunda bırakıldıkları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Geçici 43. maddesiyle anılan Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrasına tabi olan personelin, bu statüdeki diğer sözleşmeli personelden ayrı tutulamayacağı, anılan personele yönelik hizmet sözleşmesinin 8. maddesinin (b) bendinde; ‘’İlgilinin, 65 yaşını doldurduğu tarihte hiçbir işleme gerek kalmaksızın sözleşmesi sona erer:’’ hükmüne yer verilerek, 65 yaşına kadar çalışabileceklerinin belirtildiği, bu nedenle, personelin aleyhine olan, Anayasa ve uluslararası mevzuata aykırılık teşkil eden düzenlemenin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Hizmet Sözleşmesinin 7. maddesinin üçüncü fıkrasındaki ''iki gün’’ ve ''üç gün’’ ibareleri ile anılan maddenin beşinci fıkrasının birinci cümlesindeki ''bir yaşından küçük’’ ve ''günde toplam bir buçuk saat’’ ibareleri yönünden, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın sözleşmeli personelin izin haklarını düzenleyen 9. maddesinde 14/05/2018 tarih ve 2018/11809 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına istinaden değişiklik yapılmış olup, söz konusu hizmet sözleşmesinin de mevzuatta yapılan bu yeni değişikliklere uygun olarak vize edildiği, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının 25/12/2019 tarihli yazısı ve eki hizmet sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere; hizmet sözleşmesinde adı geçen personelin izin haklarına yönelik aksi bir hükmün bulunmadığı, personelin Esaslar’a tabi olduğu ve Esaslar kapsamında izin haklarından faydalandıkları, dolayısıyla dava tarihi itibarıyla hizmet sözleşmesinde, personelin izin haklarını kısıtlayıcı herhangi bir düzenleme bulunmadığından, davanın bu kısmının usul yönünden reddinin gerektiği, Hizmet sözleşmesinin 8. maddesinin (b) fıkrası yönünden, görüleceği üzere, dosya kapsamında verilen ara kararı gereğince sunulan ve mevzuatta yapılan değişikliklere uygun olarak vize edilen hizmet sözleşmesinin 7. maddesinin (b) fıkrasında, ''İlgilinin, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sözleşmesi sona erer.’' kuralına yer verildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Geçici 43. maddesinde; ''4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.’’ hükmü yer almakta olup; aynı düzenlemenin Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın Geçici 11. maddesinde de yer aldığı, anılan sözleşme hükmünün Kanun ve Esaslar’ın ilgili hükmünün tekrarından ibaret olup, düzenlemede üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığından, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın, kısmen incelenmeksizin reddine ve kısmen reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Geçici 43. maddesi uyarınca, aynı Kanun'un 4. maddesinin (C) fıkrası kapsamında geçici personel statüsünde çalışmakta iken anılan maddenin (B) fıkrası kapsamında istihdam edilerek sözleşmeli personel statüsüne geçirilen idari büro görevlileri ve idari destek görevlileri için hazırlanan Hizmet Sözleşmesinin; 7. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "iki gün" ve "üç gün" ibareleri ile beşinci fıkrasının birinci cümlesindeki "bir yaşından küçük" ve "günde toplam bir buçuk saat" ibarelerinin ve 8. maddesinin (b) bendinin iptali istemiyle açılmıştır. Anayasa'nın 124. maddesinde, "Başbakanlık, Bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri" belirtilmiş, 128. maddesinde ise, kamu hizmeti görevlileriyle ilgili kurallar düzenlenmiş, maddenin birinci fıkrasında; devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği belirtildikten sonra, ikinci fıkrasında memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, haklarının ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük haklarının kanunla düzenleneceği kurala bağlanmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1. maddesinde; bu Kanun'un, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanacağı, sözleşmeli ve geçici personel hakkında ise bu Kanunda belirtilen özel hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş, 4. maddesinde, kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği hükme bağlandıktan sonra, (A) bendinde memur; mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler olarak tanımlanmış; (B) bendinde de sözleşmeli personelin; kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri olduğu, sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptalinin, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği kuralına yer verilmiştir. Bu yetkiye dayanılarak 6/6/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ve 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda, sözleşmeli personele ilişkin birtakım düzenlemelere gidilmiştir. Görüldüğü üzere; sözleşmeli personel, memurlardan farklı olarak, yıllık sözleşme ile istihdam edilen kamu hizmeti görevlisi olarak kabul edildiğinden, memuriyet statüsünden farklı bir statü olarak oluşturulmuştur. Buna göre, sözleşmeli personel statüsü, her ne kadar 657 sayılı Yasa'da belirtilen istihdam şekillerinden birisi olsa da, bu statüde istihdam edilen personelin özlük ve sosyal hakları yine aynı Yasa'nın 4/B maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca çıkartılan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'da belirlenmiş, diğer bir ifade ile Yasa'nın 4/B maddesi uyarınca çalıştırılan sözleşmeli personelin özlük hakları yönünden memurlardan farklı düzenlemeler yapılması mümkün hale getirilmiştir. Dolayısıyla, memurlarla aynı işi yapsalar da 657 sayılı Yasa gereğince aynı hukuksal durumda olmamaları nedeniyle özlük haklarının farklı olarak belirlenmesi mümkün olan sözleşmeli personelin istihdam koşulları ile ilgili olarak, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar'da, 657 sayılı Yasa'nın memurlar için öngördüğü koşullardan farklı düzenlemelere gidilmiş, söz konusu Esaslar'da, bu Esaslarda hüküm bulunmaması halinde 657 sayılı Yasa'nın memurlar için öngördüğü düzenlemelerin uygulanacağı yolunda bir hükme de yer verilmemiştir. Ancak, 657 sayılı Yasa'nın 4/B maddesi ile ilgili uyuşmazlıkların yargı mercilerince çözümünde, 657 sayılı Yasa'nın memurlarla ilgili hükümleri doğrudan uygulanamasa bile, bu hükümlerin referans olarak alınacak bir norm niteliği taşıdığı kuşkusuzdur. 657 Sayılı Kanunun Geçici 43. maddesi Uyarınca Anılan Kanunun 4. maddesinin (B) fıkrası Kapsamında İstihdam Edilecek İdari Büro Görevlisi ve İdari Destek Görevlisi İçin hazırlanan Hizmet Sözleşmesinin; 7. maddesinin 3. fıkrasında, "İlgilinin isteği üzerine; eşinin doğum yapması halinde iki gün, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi, annesinin, babasının, eşinin, çocuğunun veya kardeşinin ölümü halinde her olay için üç gün ücretli mazeret izni verilir.", aynı maddenin 5. fıkrasında da, "Sözleşmeli personele, bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Süt izninin kullanımında annenin saat seçim hakkı vardır.", 8. maddesinin (b) bendinde ise, "İlgilinin, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sözleşmesi sona erer." kural altına alınmıştır. Bu durumda, dava konusu Sözleşmenin 7. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "iki gün" ve "üç gün" ibareleri ile beşinci fıkrasındaki "bir yaşından küçük" ve "günde toplam bir buçuk saat" ibareleri ve 8. maddesinin (b) bendindeki ibarelerin, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esaslarda yer alan düzenlemelere, üst hukuk normları ile sözleşmeli personel statüsünün gerek ve amaçlarına, hizmetin gereklerine ve kamu yararına uygun olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Geçici 43. maddesi uyarınca, aynı Kanun'un 4. maddesinin (C) fıkrası kapsamında geçici personel statüsünde çalışmakta iken anılan maddenin (B) fıkrası kapsamında istihdam edilerek sözleşmeli personel statüsüne geçirilen idari büro görevlileri ve idari destek görevlileri için hazırlanan Hizmet Sözleşmesinin; 7. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "iki gün" ve "üç gün" ibareleri ile beşinci fıkrasının birinci cümlesindeki "bir yaşından küçük" ve "günde toplam bir buçuk saat" ibarelerinin ve 8. maddesinin (b) bendinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "İstihdam şekilleri" başlıklı 4. maddesinde, kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği hükme bağlanmış, aynı maddenin (mülga) "Geçici personel" başlıklı (C) bendinin birinci fıkrasında da; Geçici personel; "Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir." şeklinde tanımlanmış, anılan (C) bendine 10/09/2014 tarih ve 6552 sayılı Kanun'un 66. maddesi ile eklenen ikinci fıkrada ise; "Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir." hükümlerine yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na, 24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı KHK'nın 18. maddesiyle eklenen Geçici 43. madde ile, 4/C maddesi kapsamında geçici personel statüsünde istihdam edilen personelin, 4/B maddesi kapsamında çalışan sözleşmeli personel statüsüne geçirilmesi imkanı sağlanmış, maddenin altıncı fıkrasında, "4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez." kuralı düzenlenmiştir. 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personele ilişkin 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar yürürlüğe konulmuştur. Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 9. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında, "Sözleşmeli personele, çocuğunu emzirmesi için ücretli doğum izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde toplam üç saat, ikinci altı ayda günde bir buçuk saat süt izni verilir. Süt izninin kullanımında annenin saat seçimi hakkı vardır. Sözleşmeli personele isteği üzerine; eşinin doğum yapması halinde on gün, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi ya da eşinin, çocuğunun, kendisinin, veya eşinin ana, baba, ve kardeşinin ölümü halinde ve her olay için yedi gün ücretli mazeret izni verilir." düzenlemeleri ile Geçici 11. maddesinin dördüncü fıkrasında, "657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir." kuralına yer verilmiştir. Dava konusu tip hizmet sözleşmesinin 7. maddesinin üçüncü fıkrasında "İlgilinin isteği üzerine; eşinin doğum yapması halinde iki gün, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi, annesinin babasının, eşinin, çocuğunun veya kardeşinin ölümü halinde her olay için üç gün ücretli mazeret izni verilir" beşinci fıkrasında; "Sözleşmeli personele, bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir" şeklinde düzenleme ile 8. maddesinin (b) bendinde "İlgilinin, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sözleşmesi sona erer." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı Sendika tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Geçici 43. maddesi uyarınca, aynı Kanun'un 4. maddesinin (C) fıkrası kapsamında geçici personel statüsünde çalışmakta iken anılan maddenin (B) fıkrası kapsamında istihdam edilerek sözleşmeli personel statüsüne geçirilen idari büro görevlileri ve idari destek görevlileri için hazırlanan Hizmet Sözleşmesinin; 7. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "iki gün" ve "üç gün" ibareleri ile beşinci fıkrasının birinci cümlesindeki "bir yaşından küçük" ve "günde toplam bir buçuk saat" ibarelerinin ve 8. maddesinin (b) bendinin iptali istemiyle bakılan dava açılmış ise de; işbu dava açılmadan önce, 02/04/2018 tarihli Tip Hizmet Sözleşmesi'nde yer alan "iki gün" ve "üç gün" ibareleri ile beşinci fıkrasının birinci cümlesindeki "bir yaşından küçük" ve "günde toplam bir buçuk saat" ilişkin kısıtlayıcı hükümlerin, 14/05/2018 tarih ve 2018/11809 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar" ile lehe olacak şekilde ve davacı Sendikanın dava dilekçesindeki taleplerine uygun olarak değiştirildiği, idarece, vize edilen yeni sözleşme metinlerinde bu sürelerin 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi ve ilgili Esaslar ile uyumlu hale getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, 02/04/2018 tarihli Tip Hizmet Sözleşmesinde yer alan "iki gün" ve "üç gün" ibareleri ile beşinci fıkrasının birinci cümlesindeki "bir yaşından küçük" ve "günde toplam bir buçuk saat" ibarelerine ilişkin Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 9. maddesinde 14/05/2018 tarih ve 2018/11809 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına istinaden değişiklik yapıldığı, hizmet sözleşmelerinin de bu değişikliğe uygun vize edildiği, dava tarihi (28/02/2022) itibariyle de söz konusu düzenlemelerin yürürlükte olmadığı anlaşıldığından, dava konusu anılan düzenlemeler yönünden işin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Hizmet Sözleşmesinin 8. maddesinin (b) bendinde yer alan; 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandığı tarihte sözleşmenin sona ereceğine ilişkin düzenleme yönünden yapılan incelemede; 657 sayılı Kanun'un Geçici 43. maddesinin altıncı fıkrasında, 4. maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam sürelerinin hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemeyeceğinin hükme bağlandığı ve bu kanun hükmüne paralel olarak düzenleme yapıldığı, geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeden önceki mevcut mevzuatında da (657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (C) fıkrasında) aynı düzenlemeye yer verilmiş olup, 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (B) fıkrası ve Geçici 43. maddesinde sözleşmeli personel olarak çalışanların istihdam ilişkilerinin, sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarih itibarıyla sonlandırılması öngörüldüğünden, aynı doğrultuda düzenlenmiş olan dava konusu tip hizmet sözleşmesinin 8. maddesinin (b) bendindeki düzenlemede kamu yararı, hizmet gerekleri ve üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir. Nitekim, aynı düzenlemeye ilişkin olarak açılan bir başka davada; Danıştay Onikinci Dairesince verilen 16/05/2023 tarih E:2018/1713, K:2023/2555 sayılı davanın reddi yolundaki karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 09/10/2024 tarih ve E:2024/1519, K:2024/1990 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Geçici 43. maddesi uyarınca, aynı Kanun'un 4. maddesinin (C) fıkrası kapsamında geçici personel statüsünde çalışmakta iken anılan maddenin (B) fıkrası kapsamında istihdam edilerek sözleşmeli personel statüsüne geçirilen idari büro görevlileri ve idari destek görevlileri için hazırlanan Hizmet Sözleşmesinin; 7. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "iki gün" ve "üç gün" ibareleri ile beşinci fıkrasının birinci cümlesindeki "bir yaşından küçük" ve "günde toplam bir buçuk saat" ibarelerinin iptali istemine ilişkin DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2. Tip hizmet sözleşmesinin 8. maddesinin (b) bendinde yer alan "İlgilinin, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sözleşmesi sona erer." düzenlemesinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.