Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2025/3360 E. 2025/3486 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2025/3360
Karar No
2025/3486
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2025/3360 Karar No : 2025/3486

DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA

DAVANIN_ÖZETİ : 03/12/2024 tarih ve 32741 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ebelik Yönetmeliği'nin 2. maddesinde yer alan "ebelik uygulamalarının yapıldığı tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan" ibaresinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "yaklaşık kırk haftalık" ibaresinin, 5. maddesinin 2. fıkrasının (ü) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının (r), (s), (ş) ve (u) bentlerinin, 9. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer alan "uygun şekilde bakımını ve" ibaresi ile aynı fıkranın (ğ) ve (h) bentlerinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan "koordinasyonun sağlanmasında görev alır" ibaresinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 87. maddesi uyarınca karar veren Danıştay Nöbetçi Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek veya noksanlıklar tamamlanarak dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır. Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca mahkemelerce iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "Konu" ve "Netice ve Talep" kısmında, dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinde yer alan "ebelik uygulamalarının yapıldığı tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan" ibaresinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "yaklaşık kırk haftalık" ibaresinin, 5. maddesinin 2. fıkrasının (ü) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının (r), (s), (ş) ve (u) bentlerinin, 9. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer alan "uygun şekilde bakımını ve" ibaresi ile aynı fıkranın (ğ) ve (h) bentlerinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan "koordinasyonun sağlanmasında görev alır" ibaresinin iptali istemine yer verildiği; dilekçe içeriğinde ise, anılan düzenlemelerin yanı sıra Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasının (h) bendine yönelik de hukuka aykırılık iddiasında bulunulduğu, bu haliyle anılan Yönetmeliğin hangi kısım ya da kısımlarının dava konusu edildiğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde dilekçede ifade edilmediği görülmektedir. Bu durumda, dava dilekçesinin kendi içerisinde uyumlu ve tutarlı olmadığı, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup, Ebelik Yönetmeliği'nin hangi kısımlarının (fıkra, bent, ibare vb.) dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacıların menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 3. maddeye uygun şekilde düzenlenecek imzalı dilekçe ile yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2- Aynı Kanun'un 15. maddesinın 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, 3- Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, 30/07/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2025/3360, K. 2025/3486, T. 30.07.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2025-3360-e-2025-3486-k-ac3c08aec345