Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2025/2681 E. 2025/6687 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2025/2681
- Karar No
- 2025/6687
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2025/2681 Karar No : 2025/6687
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : Davacı tarafından; Şırnak ili, Merkez ilçesi, ... köyünde ikamet etmekte iken yörede meydana gelen terör olayları nedeniyle göç etmek zorunda kaldığı ve halen köye dönemediğinden bahisle 2004 yılı ve sonrası için malvarlığına ilişkin olarak uğradığını ileri sürdüğü zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle 05/07/2013 tarihinde yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 27/12/2023 tarih ve E:2022/357, K:2023/9080 sayılı kısmen bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden yapılan inceleme neticesinde, dava konusu zımnen ret işleminin 30/05/2007 tarihi ile idareye başvuru tarihi arasındaki dönem yönünden iptali yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu zarar dönemiyle ilgili olarak davacı ile sulhname imzalandığı, davanın konusuz kaldığı, davacı taraf lehine maktu vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile temyize konu İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının Esasa İlişkin Kısmının İncelenmesi: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın esasa ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının Vekalet Ücretine İlişkin Kısmının İncelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin 3. fıkrası uyarınca vekalet ücretinin takdirinde hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin esas alınması gerekmektedir. 03/10/2024 tarih ve 32681 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Mahkeme kararı tarihi itibarıyla uyuşmazlığa uygulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Avukatlık ücretinin kapsadığı işler" başlıklı 2. maddesinde, Tarifede yazılı avukatlık ücretinin, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin karşılığı olduğu; "Avukatlık ücretinin aidiyeti, sınırları ve ortak veya değişik sebeple davanın reddinde davalıların avukatlık ücreti" başlıklı 3. maddesinde, yargı yerlerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, ekli Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı, bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin gözönünde tutulacağı; "Uygulanacak tarife" başlıklı 21. maddesinde, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarifenin esas alınacağı düzenlemesi düzenlemesi yer almaktadır. Öte yandan Tarife'nin ikinci kısmının "Yargı Yerleri ile İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olmayan veya Para ile Değerlendirilemeyen Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret" başlıklı ikinci bölümünün 17. satırında; İdare ve Vergi Mahkemelerinde takip edilen davalar için ödenecek ücret duruşmasız ise 18.000,00 TL, duruşmalı ise 36.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden, bakılan davanın kısmen iptal, kısmen ret kararı ile sonuçlandığı, davanın reddine ilişkin kısım yönünden davalı idare lehine 18.000,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, öte yandan bakılan davada 05/11/2014 tarihinde duruşma yapıldığı ve duruşmaya davalı idare vekilinin katıldığı anlaşılmaktadır. Bakılan davada, davalı idare vekili 05/11/2014 tarihinde yapılan duruşmaya katıldığından, davalı idare lehine duruşmalı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, duruşmasız maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu durumun sehven olduğu anlaşıldığından, temyize konu kararın hüküm fıkrasında yer alan; "4-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 18.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine," ibaresinin; "4-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 36.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin vekalet ücreti yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.