Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2025/2277 E. 2025/3636 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2025/2277
- Karar No
- 2025/3636
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2025/2277 Karar No : 2025/3636
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Genel Müdürlüğü 2- ... Bölge Müdürlüğü
DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, İstanbul Vakıflar II. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarihli ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan ve 27/09/2008 tarihli ve 27010 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vakıflar Yönetmeliği'nin 55. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca mahkemelerce iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "Konu" kısmında, mazbut bir vakıf olan Sadrazam Damad Silahdar Şehid Ali Paşa Vakfı'nın galle fazlasına müstehak evladı olan davacı tarafından, vakfiyelere göre üst kuşaktan hayatta kalan son kişi olan ...'nın vefat ettiği 10/01/1989 tarihinden itibaren galle fazlasının tarafına ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin İstanbul Vakıflar II. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarihli ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan ve 27/09/2008 tarihli ve 27010 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vakıflar Yönetmeliği'nin 55. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının iptali isteminde bulunulduğu; dilekçe içeriğinde, Vakıflar Yönetmeliğinin dava konusu edilen "Galle fazlasının ödenmesi" başlıklı 55. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, davacının talebine konu olan galle fazlasını almaya hak kazandığı tarihin ilk derece mahkemesinin karar tarihi olarak belirlenmesinin mülkiyet hakkını sınırlandıran hukuka aykırı bir düzenleme olduğu, 2. fıkrasında yer alan galle fazlasının Genel Müdürlük onayından sonra 15 gün içerisinde ödeneceğine ilişkin düzenlemede yer alan "Genel Müdürlük onayından" ibaresinin hukuka aykırı olduğu iddialarına yer verildiği, anılan Yönetmeliğin 55. maddesinin 2. fıkrasının tamamına yönelik herhangi bir hukuka aykırılık iddiasının ileri sürülmediği, ayrıca vakfiyelere göre üst kuşaktan hayatta kalan son kişinin vefat ettiği 10/01/1989 tarihinden itibaren galle fazlasının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi gerektiği iddialarına yer verildiği; "Netice ve Talep" kısmında ise, İstanbul Vakıflar II. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarihli ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan ve 27/09/2008 tarihli ve 27010 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vakıflar Yönetmeliği'nin 55. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının iptaline ve üst kuşaktan hayatta kalan son kişi ...'nın vefat ettiği 10/01/1989 tarihinden itibaren galle fazlasının ödenmesine karar verilmesinin istenildiği, bu haliyle dava dilekçesinin içeriği ile konu ve sonuç kısımlarının birbiriyle uyumlu olmadığı, dava konusu Yönetmeliğin hangi kısım ya da kısımlarının dava konusu edildiğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, anılan vakfın galle fazlasına müstehak evladı olan davacının, üst kuşaktan hayatta kalan son kişi ...'nın vefat ettiği 10/01/1989 tarihinden itibaren galle fazlasının tarafına ödenmesine karar verilmesini istediği, ancak ödenmesini istediği miktarı belirtmediği de görülmektedir. Söz konusu dava dilekçesi bu yönden de 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda belirtilen 3. maddesine uygun bulunmamaktadır. Bu durumda, dava dilekçesinin kendi içerisinde uyumlu ve tutarlı olmadığı, tazminat (ödeme) talebine konu miktarı içermediği, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup, Vakıflar Yönetmeliğinin hangi kısımlarının (fıkra, bent, ibare vb.) dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, ödenmesi istenilen galle fazlasına yönelik miktarın belirtilmesi, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle, anılan Kanun'un 3. maddesine uygun şekilde yeniden düzenlenecek dilekçeyle dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacıya duyurulmasına, 3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, 10/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.