Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2022/1410 E. 2025/1145 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2022/1410
- Karar No
- 2025/1145
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/1410 Karar No : 2025/1145
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, murisleri ...'un 13/03/2016 tarihinde Ankara Güvenpark'ta meydana gelen patlamada vefat etmesi nedeniyle 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca hizmet kusuru ya da hizmet kusuru bulunmaması halinde sosyal risk ilkesi kapsamında baba için 200.000,00 TL, anne için 200.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 13/03/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 05/04/2021 tarih ve E:2019/5891, K:2021/1588 sayılı bozma kararına uyularak, davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, olayın meydana gelmesinde idarelerin hizmet kusuru bulunduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, idarenin ağır hizmet kusuru halinde sorumluluğunun bulunduğu, olayın bir terör olayı olduğu ve bu nedenle 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacılarla olay nedeniyle uğranılan maddi zararlara ilişkin 5233 sayılı Kanun kapsamında sulhname imzalandığı, manevi tazminat ilgili Kanunda düzenlenmediğinden sorumluluklarının bulunmadığı, belirlenen manevi tazminatın düzenlenme amacına aykırı yüksek belirlendiği, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.