Bölge Adliye Mahkemesi · Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2023/2475 E. 2023/1870 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2475
- Karar No
- 2023/1870
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ..... KARAR NO : ..... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/09/2023 NUMARASI :..... DAVACI : ... -... VEKİLİ : Av. ...- ..... DAVALI : ... -... VEKİLİ : Av. ...-..... DAVA : Menfi Tespit TALEP : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 30/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/11/2023 Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin ...../..... Esas sayılı dosyasında verilen 13/09/2023 tarihli Ara Kararının istinaf incelemesi neticesinde; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı (İhtiyati tedbir isteyen) vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafça 28.08.2022 vade tarihli 280.000,00 TL ile 25.09.2022 vade tarihli 30.000,00 USD tutarındaki 2 adet bonoya dayalı olarak ayrı ayrı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takiplerine girişildiğini, ancak icra takiplerine dayanak bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir alacak borç ilişkisinin bulunmadığını, bono tutarınca davalıdan borç almasının mümkün olmadığını ileri sürerek icra takiplerine konu her iki bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, %20 tazminata ve tedbiren icra takiplerinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesinin 16/08/2023 tarihli ara kararıyla takibin tedbiren durdurulması yönündeki talebinin reddine, çoğun içinde azı var kuralı gereğince teminat mukabilinde icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde oy çokluğuyla tedbir kararı verilmiştir. İTİRAZ: Davalı vekili, imza inkarının kötü niyetli olduğunu, icra mahkemesinde alınan raporda imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, yaklaşık ispatın gerçekleşmediğini, tedbir koşulları bulunmadığını, takdir olunan teminat tutarının yeterli olmadığını belirterek ihtiyati tedbire itiraz etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN ARA KARAR ÖZETİ: ilk derece mahkemesince yapılan duruşma sonucunda, itiraz edilen 16/08/2023 tarihli ihtiyati tedbire ilişkin ara kararın usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun olduğundan davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına ve teminat miktarının arttırılmasına yönelik itirazının reddine karar verilmiştir. Bu ara kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; icra mahkemesince alınan adli tıp raporunda senetteki imzasının davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, davacının sırf icra takiplerini sürüncemede bırakmak maksadıyla kötü niyetli olarak menfi tespit davasını açtığını, davacının iddiasına yönelik yazılı herhangi bir delili dosyaya sunmadığını, takdir olunan teminat miktarının az olduğunu, müvekkilin oluşan muhtemel zararını karşılamak için yeterli olmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Talep; İİK 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi istemine ilişkindir. Davacı, davalı tarafından 2 adet bonoya dayalı olarak icra takiplerine girişildiğini, takibe dayanak bonolardaki imzanın eli ürünü olmadığını belirterek icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesince, tedbire vaki itirazın reddine karar verilmiş, bu ara kararına karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İİK m72/3 maddesinde; "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda görüldüğü gibi icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası icra takibini kendiliğinden durdurmayacağı gibi mahkemece ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemez. Ancak davacı/borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15’nden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi (yani icra takibinin beşinci safhası olan paranın alacaklıya ödenmesi safhasını durdurmak) için ihtiyati tedbir karar verilebilir (Kuru, Baki, İcra ve İflas Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 53). Bu durumda, icra takibinden sonra açılan imza inkarına dayalı menfi tespit davasında, İİK m.72/3’ye dayalı olarak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik teminat mukabilinde tedbire hükmedilmesinde ve takdir olunan %20 teminat tutarında usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına, 4-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 30/11/2023 ... Başkan ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Üye* ... e-imzalı ... Katip ... e-imzalı