İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/86 E. 2025/1035 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/86
Karar No
2025/1035
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/01/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında satım ilişkisinin söz konusu olduğunu, bu satım ilişkisinden kaynaklı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 86.247,85 TL ödenmediğini, cari hesap ekstresinin de iddialarını doğruladığını, borcun ödenmemesi sebebiyle davalı/borçlu aleyhine ... 3.Genel İcra Dairesinin 2024/... E.sayılı dosyasıyla alacağın tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, davalı borçluya ödeme emrinin tebliğ olduğunu, bunun üzerine davalı borçlu vekili aracılığı ile ''Müdürlüğünüzün yukarıda numarası belirtilen dosyasından gönderilen ödeme emrini 03.01.2025 tarihinde tebliğ aldık. Öncelikle icra dairesinin yetkisine itiraz ediyoruz. Müvekkilin işlem merkezi ... ilidir. Yetkili icra daireleri de bu bakımdan ... İcra Daireleri'dir. Ayrıca, müvekkilin icra takibinde belirtilen gibi bir borcu bulunmamaktadır. Tarafımızdan tahsil edilmek istenen alacağın tamamına, tüm fer'ileri ile birlikte itiraz ediyoruz.'' şeklinde hem yetkiye hem de borca itiraz ettiğini, bunun üzerine icra takibinin müdürlükçe durdurulduğunu, müvekkili ile davalı borçlu arasında karşılıklı görüşmeler yapılmış olmasına rağmen bugüne kadar herhangi bir ödeme gerçekleşmediğini, görüldüğü gibi davalı tarafın müvekkili şirketle arasındaki akdi ilişkiyi açıkça inkar etmediğinden yetki itirazının hükme esas alınmasının hukuken mümkün olmadığını, zira davalı tarafça akdi ilişki açıkça inkar edilmediğinden TBK'nun 89.maddesi gereğince alacaklının yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle davalı tarafın yetkiye ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiğini, ticari davalarda zorunlu arabuluculuk müessesesinin dava şartı olması sebebiyle davalı borçlu ile arabulucu aracılığıyla görüşülmeye çalışıldığını, ancak davalı borçlu ile anlaşılamaması nedeniyle anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, mahkemece müvekkilinin ticari kayıtlarında yapılacak bilirkişi incelemesinde de alacaklı olduklarının ispat edileceğini, davalı tarafın itiraz dilekçesinde borca itiraz ederken cari hesap ilişkisine istinaden yapmış olduğu ödemeleri neye istinaden yapıldığını da açıklayamadığını, bu durumun bile davalı tarafın kötü niyetini gösterdiğini, açıklanan ve re’sen ele alınacak nedenlerle; davanın kabulü ile davalının ... 3.Genel İcra Dairesinin 2024/... E.sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına; takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının iddia etmiş olduğu tüm alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü süre itirazı olduğunu, eldeki iş bu itirazın iptali davasının yasal olarak açılması gerekli 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını düşündüklerini, yetki itirazları olduğunu, davanın ... Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, dosyaya sunulu fotokopi niteliğinden öte gidemeyen tek taraflı olarak hazırlanıp sunulan delil niteliği taşımayan bu belgelere itibar edilemeyeceğini, sunulan fotokopi niteliğindeki belgeleri ve içeriklerini kabul etmediklerini, karşı tarafça bu talebin dayanağı olarak sunulan eklere, bu hususta tanık dinletilmesine ve yargılamanın türü de gözetildiğinde şu aşamadan sonra yazılı belge ibrazına, beyanda bulunulmasına ve delile dayanılmasına muvafakatleri olmadığını, tek taraflı düzenlenen delil niteliği dahi taşımayan bu belgelerin yazılı delil niteliğinde olmadığı açıkken bunlara itibar edilerek davanın ve taleplerin kabulü ve mahkemece yada tarafça delil ibrazına yada iddianın genişletilmesine yönelecek herhangi bir belge temini yoluna gidilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının takip talebi ile bağlı olduğunu, itirazın iptali davasında talep ve iddiaların genişletip değiştiremeyeceğini, takip talebinde belirtilen faturaların ne oldukları, varsa yapılan ödemelerin neye göre mahsup edildiğinin dahi açık olmadığını, bu bakımlardan da itirazlarının asla haksız olmadığını, davacı takibinde bir cari alacağa dayanıyor ise bunu hukuki ifadesinin tam olması gerektiğini, ayrıca davacının eldeki iş bu davada ve bağlı takipte mal/hizmet ifasını ispata yani teslime yarar evrak dahi sunamadığını, sunmuş olsa bile taraflarına tebliğ edilmediğini, bu bakımdan savunma ve beyanda bulunma haklarının ihlal edildiğini, davanın türü de gözetildiğinde şu aşamadan sonra evrak teslimine yada beyanda bulunulmasına muvafakat de vermediklerinden açılmış olunan iş bu davanın bu gerekçe ile dahi incelenmeksizin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir sözleşme var ise düzenlenen ve teslim edildiği iddia edilen bu faturaların sözleşmede belirlenen ödeme şartlarına uygun düzenlenip düzenlenmediği, keza faiz hesabının hukuka uygun olup olmadığı hususlarında bilirkişi incelemesine ihtiyaç olduğunun değerlendirilmesi gerektiğini, bu bakımdan dahi itirazları haksız olmadığından icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi gerektiğini, temerrüt ihtarı olmaksızın işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, faturalardaki vade kayıtlarının da asli bir unsur olmadığından bu kayıtlara dahi itibar edilemeyeceğini, işlemiş faiz talebinin bütün olarak reddi gerekmekte ise de aksi durumda dahi talep edilen faizin miktar bakımından yerindeliğini tespit etmek gerektiğini, itirazları haksız olmadığından yine kabul anlamına gelmemek kaydı ile; faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerektiğini, borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmayacağını, faturanın tek başına alacağın kanıtı olmadığını, faturanın dayanağı olan temel ilişkinin ispatı gerektiğini, tek yanlı düzenlenen faturanın, düzenleyen tarafın kendi ticari defterlerine kayıt edilmiş olması da alacağın varlığını ispatlamayacağını, malın/hizmetin tesliminin satıcı tarafından kanıtlanması gerektiğini, faturanın sadece satıcının ticari defterlerinde kayıtlı olması malın teslimi için karine teşkil etmeyeceğini, ... 15.Hukuk Dairesi'nin Esas:2007/-Karar:2008/ numaralı ... kararlarında belirtildiği gibi salt faturanın varlığı bir ticari ilişkinin ve alacak hakkının göstergesi olmadığını, çünkü kanuni olarak mal ve hizmetin tesliminden/tamamlanmasından önce de fatura düzenlenmesinin mümkün olduğunu, davacının karşılıklı olarak yapıldığını belirttiği anlaşma neticesinde işin eksiksiz bir biçimde ve usulüne uygun olarak yerine getirildiğini yazılı delille ispatlaması gerektiğini, salt fatura tanzimi malın/hizmetin usulünce teslim/ifa edildiğini ortaya koymayacağını, dolayısı ile faturayı düzenleyen tarafın aradaki sözleşmesel ilişkiyi bu ilişkinin hukukiliğini ve hizmetin eksiksiz ifa edildiğini ispat yükümlülüğü olduğunu, davacının öncelikli ispat konusunun teslimdir/ifa olduğunu ve davacının teslimi sunduğu belge ve beyanlarla ispatlayabilmediğini, olan belgelerinde delil niteliği taşımadığını, zira belgelerin imzasız, belgede isimleri yazılı kişilerin kim ve hangi sıfata, herhangi bir yetkiye sahip olup olmadıkları dahi belirsiz isimler olduğunu, ne faturalar, ne ticari defterler ne de BA-BS formları tek başlarına alacağın varlığı hususunda kesin delil olarak nitelendirilemeyeceğini, bu formlar ile ticari defterler, faturaların alım satım tutarını ve belge adedini yansıtmakta ise de sadece bu belgeler ile ihtilafın ispat edilmiş sayılamayacağını, fatura konusu mallara ilişkin yapılan ödemelerin, cari hesap mutabakatının , makbuz yada banka dekontuna bakılarak doğru bir borç ve alacak ilişkisinin belirlenmesi ve net tutarlarında bu inceleme ile tespit edilebilecek olması, ayrıca satılan malın teslimi/verilen hizmetin eksiksizliği için irsaliye düzenlenip düzenlenmediğinin ve malın ve faturanın kime hangi tarihte teslim edildiğinin, teslim alanın yada sözleşme imzalayanın teslim alma/sözleşme imza yetkisinin de tespiti gerektiğini, izah edildiği üzere tüm yasal hakları ve karşı beyanda bulunma hakları saklı kalmak kaydı ile haksız açılan davanın reddi ve itirazın kabulü ile takibin iptaline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 3. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı takip dosyası, fatura, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; ... 3. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali davası olup, yasal süresi içerisinde açılmıştır. Mahkememizce, ... 3. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı vekili tarafından 26/12/2024 tarihinde, davalı aleyhine cari hesap ekstresi ve faturaya dayalı 86.247,85-TL asıl alacak, 32.527,25-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 118.775,10-TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı vekilinin 06/01/2025 tarihli itirazı ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce, dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası, ibraz ve celp edilen deliller kapsamında, taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar incelenerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi yönünden ... 1 AHM'nin 2025/... Talimat sayılı dosyasında yapılan inceleme sonucunda bilirkişinin 30/06/2025 tarihli raporu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.Davacı taraf ticari defter ve dayanağı kayıtların incelenmesi yönünden dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, yapılan inceleme sonucunda bilirkişinin 13/05/2025 tarihli raporu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Takip konusu alacak ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağıdır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmayıp akdi ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir.Taraflar tacir olup, ticari defterler ile akdi ilişkinin ve alacak miktarının ispatı mümkün olduğundan mahkememizce delil olarak dayanılan taraf ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, buna göre, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş taraf ticari defterlerinin delil kabul edilip incelenmesinde, davacı tarafından, davalı tarafa düzenlenen faturalar ile davalı tarafından davacı tarafa düzenlenen iade faturası ve yapılan ödemeler tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup, her iki tarafın ticari defterlerine göre; davacı şirketin, davalı şirketten 86.247,85-TL alacaklı gözüktüğü, dosya kapsamına göre davalı tarafından takibe konu faturalara süresinde bir itirazın da bulunmadığı, ticari ilişkinin ve fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı, davalı tarafın ticari defterlerin aksine ilişkin yazılı bir delil ya da ödemeye ilişkin bir belge de sunmadığı, sonuç olarak, takibe konu asıl alacağın sübut bulduğu, takip tarihinden önce, davacı şirket tarafından, davalı şirkete borcun ödenmesi yönünde gönderilmiş yazılı bir ihtar olmadığından takip talebinde işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, ancak davanın asıl alacak üzerinden açıldığı anlaşılmakla, Mahkememizce dava ve takip talebi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, ayrıca alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davalının ... 3. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı takibe itirazının iptali ile takibin 86.247,85-TL asıl alacak üzerinden talepnamedeki koşullar ile birlikte devamına, 2-Alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla alacağın %20 si oranında hesap edilen 17.249,57-TL icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 5.891,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 879,02-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.012,58-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 1.581,92-TL harç, 6.400,00-TL bilirkişi ücreti ve 136,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 8.117,92-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/09/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/86, K. 2025/1035, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-86-e-2025-1035-k-a1371456653e