İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/52 E. 2025/1348 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/52
- Karar No
- 2025/1348
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2024/ KARAR NO :2025/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : VEKİLİ :Av.
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2021 KARAR TARİHİ : 10/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalılar .... davacı şirket ile imzalamış oldukları iş sözleşmelerinde bulunan rekabet yasağı hükmüne âykırı davrandığını, davacı şirketten istifa edip, davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren ... Elektrik Kablo Sistemleri Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirket'i’nde çalışmaya başladıklarını, davacı şirkette çalıştıkları sırada elde ettikleri; davacı şirkete ait iş ve üretim sırları ile müşteri bilgilerini kullandıklarını, çalıştıkları ... Elektrik Kablo sistemleri Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin müşterileri ile ticari faaliyetlerde bulunmasına hizmet ettiklerini ve davacı şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini beyanla davacının alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Davacı şirket, 25.12.2017 tarihinde satın alma uzmanı olarak çalışmaya başladığını, çalıştığı süre içinde satın alma şefi, satın alma sorumlusu ve satın alma, lojistik ve üretim planlamadan sorumlu müdürü olarak çalıştığını, son olarak 02 temmuz 2018 tarihinde yapılan yeni iş sözleşmesi ile çalıştığını, en son 12.810,00 TIL ücret ile çalışıp yol-yemek sosyal haklarından istifade ettiğini, 24.02.2021 tarihinde müvekkilimin istifa dilekçesi verdiğini ve ihbar süresinin sonunda is akdini sonlandırıldığını, ortalama 6 aylık dönemlerde mevcut iş tanımını sürekli değiştirme yönünde hareket ettiğini, bu iş bir kısır döngü şeklinde devam ettiğinden davacının bu konuda hatalı beyanda bulunduğunu, davacı şirket mevcut personel ihtiyacından daha fazla personel alıp performans ölçümü yaparak ve bu kişiler arasında işten çıkış baskısı oluşturarak kendi aralarında çalışanları rekabet ettirdiğini, bu ve bunun gibi baskılar tüm çalışanları olumsuz etkilediğini, davalının 24/02/2021 tarihinde davacı şirkete istifa dilekçesini sunduğunu ve ihbar süresinin dolmasına müteakip 11/04/2021 tarihinde davacı iş yerinden ayrıldığını, işten çıkış tarihi öncesinde davacı şirket bünyesinden bir çok üst düzey çalışan işten ayrıldığını, bunlar satın alma müdürü ... Planlama müdürü ... Satış Müdürü ... Genel müdür yardımcısı ... Genel müdür yardımcısı ... olduğunu, bu üst düzey görevdeki kişiler davacı şirkette yaşadıkları olumsuzluklardan dolayı işten ayrıldıklarını, Taraflar arasında imzalanan 02.07.2018 tarihli İş Sözleşmesinin 22. Maddesinde yazılı rekabet yasağı şartı kesin ve mutlak bir taahhüt içermediğinden hukuken geçersiz olduğunu, taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı tehdit ve korkutma altında alındığından ve kesin bir taahhüt içermediğinden geçersiz olduğunu, davacı taraf her ne kadar davalılar arasında müşterek müteselsil sorumluluk olduğunu iddia etse de bu iddianın hukuki bir karşılığı olmadığını, iş bu davada davalı olarak bulunan şahısların davacıya rekabet yasağı yönünden taahhütte bulunulduğu iddia edildiğini, rekabet yasağı taahhüdü işveren ile işçi arasında cereyan edebilecek bir hukuki olgu olduğunu, davacı şirketin faaliyet alanı otomotiv yan sanayi üretimini kapsadığını, bu sektörde çalışma özgürlüğü anlamında kendi işini kuranlar veya başka bir işletmede çalışanlar olması son derece yaygın olduğunu, bir kişinin bir yerde çalışıp maaş alması o insanın ekonomik istikbalini ve ekonomik özgürlüğünü kısıtlamayacağını, emsal davanın olması husumet güdüldüğünü ortaya koyduğunu, davacı şirket kar ederek son bir kaç yıl içerisinde çok fazla büyüdüğünü beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER : Davalılar ile müvekkil şirket arasında yapılan iş sözleşmeleri, davalıların müvekkil şirkette görev aldıkları sırada yapmış oldukları işlerin neler olduğu görev tanımlarının içerisine nelerin girdiğine ilişkin belgeler, davalıların müvekkil şirkette çalıştıkları sırada müvekkil şirketin görevlendirmesi ile Yurtdışına gittiklerine ilişkin belgeler, dava dışı ... Firması ile müvekkil şirket yetkilileri arasinda yapılan yazışmalar, dava dışı ... şirket yetkililerin müvekkil şirket yetkililerini ziyarete geldiklerine ilişkin belgeler, müvekkil şirkete ait ticaret sicil gazetesi kayıtları, davalıların çalışmakta oldukları ... Elektrik Kablo Sistemleri Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait ticaret sicil gazetesi kayıtları, ... kayıtları.. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; haksız rekabet kaynaklı davacının uğramış olduğu 3.000,00TL zararın davalıdan tahsiline ile davacıya verilmesi talebine ilişkin alacak davasıdır.Mahkememizce dosya kapsamında tanıkların beyanları tespit edildikten sonra dosyanın bir nitelikli hesaplama uzmanı, bir makine mühendisi ile bir elektrik mühendisi bilirkişine tevdi ile, dava dosyası, celp edilen deliller kapsamında, davacının rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklı cezai şart alacağına yönelik taraf iddia ve savunmaları kapsamında rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş, bilirkişi kurulunun 15/09/2025 tarihli raporda; Taraflar arasındaki Rekabet Yasağı Sözleşmesinin TBK.m.444/2 düzenlemesi uyarınca davalının çalışmasının davacı şirketin ticari sır olarak kalmasında meşru bir menfaati olan bilgilere edinme imkanı sağladığı ve eski iş verenine konumu gereği zarar verebilme ihtimalinin bulunduğu, Rekabet Yasağı Sözleşmesinin TBK.445 düzenlemesi uyarınca coğrafi yer, zaman, ve faaliyet alanı sınırlamalarına uygun olduğu, sözleşmenin 25.maddesi uyarınca düzenlenen cezai şart bedelinin 153.720,00 TL olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; rekabet yasağı sözleşmesi, işçinin iş ilişkisi içinde işverenin müşterilerine nüfuz etmesi yahut iş sırlarına vakıf olması nedeniyle hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra belirli bir faaliyet alanında belirli bir coğrafi bölgede ve belirli bir zaman dilimi içerisinde işçinin işverenle rekabet teşkil eden davranış içerisine girmesini yasaklayan sözleşmeler olarak tanımlanmaktadır.Rekabet etmeme taahhüdünü içeren bu sözleşmeyle işçi işverene karşı hizmet sözleşmesinin bitiminden sonrasına yönelik olarak menfi bir yükümlülük, bir yapmama borcu altına girmektedir.Başka bir deyişle rekabet yasağı sözleşmesi ile işçinin ekonomik faaliyet özgürlüğüne ve ekonomik geleceğine kısmen dahi olsa sınırlama getirilmektedir (). Rekabet yasağı kaydının geçerli olabilmesi için işçinin, hizmet ilişkisi içinde olduğu işverenin müşteri çevresi ve üretim sırları gibi ticari sırları bilebilecek bir pozisyonda çalışması ve bu bilgileri önceki işverenle rakip durumunda olan yeni işveren ile paylaşabilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Bu anlamda, ayrılan işcinin yeni işyerinde aynı pozisyonda çalışması da şart değildir. Keza rekabet yasağının varlığı için ayrılan işçinin, önceki işverene fiilen bir zarar vermesi şart olmayıp, zarar verebilme risk ve ihtimalinin varlığı yeterlidir. Rakip firmalarla paylaşması ve nüfuz etme imkanının bulunup bulunmaması önem arz etmektedir. (... 11. HD'nin 06/03/2019 tarihli, 2018/ Esas ve 2019/ Karar sayılı, 10/05/2017 tarihli, 2015/ Esas ve 2017/ Karar sayılı kararları)Bu kapsamda somut olay incelendiğinde; davacı şirket ile davalı işçi arasında imzalanan 02.07.2018 tarihli İşveren ve İşçi Arasında Kurulan Deneme ve Belirsiz Süreli Hizmet Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin 22 maddesi ile, “İşçinin emekli olması, iş sözleşmesinin feshi veya diğer sebeplerle bu sözleşme sona erdikten sonra Marmara bölgesi ile sınırlı olarak işverenin faaliyet alanında, herhangi bir biçimde işverenle rekabet etmekten özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınacaktır. ” Maddesine yer verilmiş olduğu görülmektedir. Davacı tarafından imzalanan 02.07.2018 tarihli Sözleşme ile, “Rekabet yasağı süresi, özel durum ve koşullar istisna olmak üzere 2 (iki) yıldır’ denmektedir. Davalı çalışanın Sözleşmesinin ilgili maddesi, ile düzenlenen rekabet yasağı düzenlemesi ile aşağıdaki sınırlandırmalara yer verilmiş olduğu görülmektedir.Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ve dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki Rekabet Yasağı Sözleşmesinin TBK.m.444/2 düzenlemesi uyarınca davalının çalışmasının davacı şirketin ticari sır olarak kalmasında meşru bir menfaati olan bilgilere edinme imkanı sağladığı ve eski iş verenine konumu gereği zarar verebilme ihtimalinin bulunduğu, rekabet yasağı sözleşmesinin TBK.445 düzenlemesi uyarınca coğrafi yer, zaman, ve faaliyet alanı sınırlamalarına uygun olduğu, sözleşmenin 25.maddesi uyarınca düzenlenen cezai şart bedelinin 153.720,00 TL olarak belirlenmiş ise de, mahkememizce olayın özelliklerine göre cezai şart bedeli takdiren 76.860,00 TL belirlenerek, cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : (Yukarıda açıklanan nedenlerle), 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 76.860,00 TL tutarındaki cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 5.250,31 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL ile 2.573,92 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 2.595,69 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça yatırılan 3.276,62 TL harç, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 519,50 TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 18.796,12 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 9.398,06 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.360,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin 680 TL'lik kısmının davacıdan, 680,00 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Cezai şart alacağı mahkememizce takdiren belirlendiğinden reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/11/2025
Katip e-imza
Hakim e-imza