İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/226 E. 2024/956 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/226
- Karar No
- 2024/956
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI :... VEKİLİ : Av. DAVALI ŞİRKET KAYYIMI : DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 06/03/2023 KARAR TARİHİ : 02/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu ... Ticaret Sicilinin ... Sicil Numarasında kayıtlı ... Güzellik Medikal Danışmanlık Ve Turizm Limited Şirketi müvekkili ... ..., ... ve ... tarafından 2015 tarihinde kurulup faaliyete geçmiş olup taraflar teyze ve yeğen olarak akraba bulunmakta olduklarını, davalı şirketin payına tekabül eden ve %34 payı müvekkili ... ..., 2640 paya tekabül eden %33 payı ... ve 2640 paya tekabül eden %33 payı ...'a ait bulunmakta olduğunu, şirket müdürü olarak müvekkili ... ...'ın tayin edildiğini, taraflar arasında uzun süreden beri vuku bulan şirketin geleceği ve yönetimi ile ilgili anlaşmazlıklar ve sorunların büyüyerek şirket faaliyetlerinin aksamasına neden olduğunu, şirket ortaklarından ...'ın münferiden temsil yetkisini kötüye kullanarak şirketin ... Bankasında bulunan altın hesabındaki mevduatının diğer ortakların bilgisi dışında nakde çevirerek zimmetine geçirdiğini, buna ilişkin verilerin banka kayıtlarının celbi ile anlaşılacağını, müvekkilinin yaşanan bu olumsuz durumlar karşısında diğer ortaklarla görüşerek şirketten ayrılmak istediğini, bu nedenle diğer şirket ortaklarına hisselerini devretmek amacıyla ihtiyari arabuluculuk daveti gönderdiğini, taraflar uzun süren arabulucu görüşmelerinden netice alamayınca müvekkilinin diğer ortaklara ... 16. Noterliğinden 22.11.2021 tarihli ve yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, müvekkilinin ihtarnamede %34'e tekabül eden 2720 payın öncelikle diğer ortaklar tarafından alınmasını, kabul etmedikleri takdirde üçüncü kişilere satıp devredeceğini bildirdiğini, diğer şirket ortaklarının müvekkili tarafından gönderilen ihtarname uyarınca müvekkilinin payını almaya yanaşmamaları üzerine payını birçok kez dava dışı üçüncü kişilere devretme hususunda anlaşmışlar ise de ancak diğer ortakların bu pay devirlerine engel olduklarını, müvekkilinin iyi niyetli çabaları sırasında ortaklardan şirketi münferiden temsile yetkili ...'ın şirketin ... Bankası ... Şubesi ... müşteri numaralı hesabında bulunan 108,75 gram altını 21.12.2021 tarihinde diğer ortaklara haber vermeksizin uhdesine geçirdiğini, bu işlemin müdürler kurulu başkanı olan müvekkilinden gizlendiğini ve müvekkilinin haberi olmaksızın şirketin zararına daha birçok işlem gerçekleştirildiğini, ortaklar arasındaki anlaşmazlığın bundan sonra da devam ettiğini, şirketi yönetilemez hale geldiğini ve zarara uğradığını, bilindiği üzere limited şirketlerin yönetilmesinin ortaklar arasındaki güvene dayanmakta olduğunu, ortaklar arasında güvensizlik ve anlaşmazlıkların şirketin basiretli tacir gibi yönetilmesine engel olduğunu ve şirketi zarara uğrattığını, şirketin zarara uğramasının ve değer kaybının bütün ortakların aleyhine olduğunu, müvekkilinin şirketin daha fazla zarar görmeden diğer ortaklarca yürütülmesini ve kendi payını da üçüncü bir şahsa devretmek suretiyle ortaklar arasındaki anlaşmazlığı gidermek istediğini, bu nedenle müvekkiline ait 2720 adet payın üçüncü şahıs dava dışı ...'a satışı konusunda anlaştığını, ... 18. Noterliğinin 22.12.2022 tarih ve yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile payını bu şahsa devrettiğini, devir tarihinden önce şirket müdürü müvekkili olduğundan diğer ortakları genel kurul toplantısına çağırarak 25.01.2022 tarihinde olağan genel kurul toplantısı yapıldığını, olağan genel kurul toplantısında müvekkiline ait 2720 payın ...'a satışı onaylanarak dört yıl süre ile şirket müdürü olarak atanmış olup, bu şahsın pay sahipliği 27.01.2022 tarihinde pay defterine kayıt edildiğini, diğer ortaklar müvekkilinin şirketteki payını üçüncü kişilere devretmesini engelledikleri, kendilerinin de müvekkile ait payı almaya yanaşmadıkları gibi; müvekkile ait şirket payının ...'a devrinin onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının iptali için ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesine dava açılmış olup mahkemece 28.12.2022 tarih ve 2022/177 E. - 2022/ K. sayılı ilamla 25.01.2022 tarihli genel kurur kararının iptaline karar verildiğini, böylece müvekkilinin şirket ortaklığının mahkeme kararı üzerine geri geldiğini, ancak taraflar arasındaki uyuşmazlık ve anlaşmazlığın daha da ileri boyutlara taşındığını, müvekkilinin ticaret sicil kayıtlarına göre şirket müdürü ise de şirket ile ilgili hiçbir işlem yapamadığını, şirket faaliyetlerine katılamadığını ve şirketi yönetemediğini, bu durumda şirket müdürü şirketi yönetemediğine göre şirketin fesih ve tasfiyesi için haklı sebeplerin mevcut olduğunun ortaya çıktığını, TTK'nın m. 636/3. fıkrasına göre ''Haklı sebeplerin varlığında her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir''. müvekkilinin şirketin zarar görmemesi için şirket payını üçüncü kişilere devrederek şirket faaliyetlerinin diğer ortaklarca yürütülmesini istediğini, diğer ortakların buna engel oldukları gibi müvekkilinin şirket payının yasal olarak devrini de mahkeme kararı ile iptal ettirdiklerini, bu durumda müvekkilinin şirket müdürü olmasına rağmen şirketi yönetemediği gibi, diğer şirket ortakları ile de şirketi yönetemediğinden şirketin fesih ve tasfiyesini istemek zorunda kaldığını, TTK m. 636/3. fıkrası gereğince şirketin fesih ve tasfiyesine, TTK m. 636/4. fıkrası gereğince ''Fesih davası açıldığından mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir'' hükmü gereğince şirketle ilgili gerekli tedbirlerin alınmasını, davacının şirket müdürü olup davacı konumunda olduğundan müvekkili ile şirket arasında menfaat çatışması doğduğundan; müvekkilinin davacı sıfatı nedeniyle şirket organsız kaldığından davalı şirkete kayyım atanması gerektiğini belirterek davalı ... Güzellik Medikal Danışmanlık Ve Turizm Limited Şirketinin fesih ve tasfiyesine, TTK m. 636/4. fıkrası gereğince şirketle ilgili gerekli tedbirlerin alınmasına ve şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki iddiaların yersiz ve asılsız olduğunu, öncelikle davacı şirketin tek yetkili müdürü olmayıp diğer yetkili müdür ... tarafından şirketin temsilinin mümkün olduğunu, bu nedenle tensip gereği davacı tarafından ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/ E. - 2023/ K. Sayılı temsil kayyumu atanmasına ilişkin ara kararından sarfınazar edilmesine ve şirketin diğer müdür tarafından temsil edilebilir durumda olduğunun tespitini talep ettiğini, dava dilekçesindeki iddiaların aksine davacı tarafından şirketin yönetilmesi sırasında şirket kasasından yüklü miktarda para çekildiğini ve ısrarlı sorulara rağmen buna ilişkin belgeler ibraz edilmemiş olduğunu, şirket trafından alınan özel bilirkişi raporuyla davacının zimmetine geçirdiği para tespit edildiğini, bu olay sonrasında davacının hissesini satmak istediğini söyleyince tarafların arabulucuya müracaat ettiğini, hisse devrinin belirlenmesi ve arabuluculuk işlemleri devam ederken davacı tarafından müvekkile ve diğer hissedarlara bildirilmeksizin şirket merkezi dışında bir adreste sadece kendi katılımıyla bir genel kurul yapıldığını ve burada aldığı karar ile şirket hisselerini 3. Şahıs ...'a 136.000 TL karşılığında satışını onayladığını, sonrasında dava dışı 3. Şahıs ... şirkete hissedar ve yeni şirket müdürü olduğunu söyleyerek şirketi adete bastığını, insanları içeriye kilitlediğini ve en pahalı epilasyon cihazını alarak işletmeden ayrıldığını, yine banka hesaplarına girerek şirket hesaplarından para çektiğini, bunun üzerine taraflarınca genel kurul iptali davası ikame edildiğini ve ... 2. Asliye Ticaret Hakimliğinin 2022/ E - 2022/ K. Sayılı ilamı ile verilen karar gereği genel kurul iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacı şirketten ayrılırken şirkete ait karar defterini de alıp gittiğinden taraflarınca karar defterine yönelik zayi belgesi verilmesi istemli ... 2. Asliye Ticaret Hakimliğinin 2022/ E. -2022/ K. Sayılı davası ikame edilmiş olup ticari defterlerin şirketin eski ortağı olan davacı ...'da olduğunun mail kayıtlarında bulunması sebebiyle şartlar oluşmadığından zayi belgesi verilmesi taleplerinin reddedildiğini, dosya istinaf aşamasında olup halen kesinleşmediğini, şirketin karar defterinin halen davacının elinde olup, şirketi zarara uğratan bizzat davacının kendisi olduğunu, delillerin toplanması durumunda davacının zimmetine para geçirdiği, muvazaalı işlemlerle şirketi zarar uğrattığı sabit olacak olup, kişinin kendi kusurlu fiillerine dayanılarak dava açması mümkün olamayacağından haklı sebeplerin varlığı ilkesine dayanılarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, davalı şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi koşullarının oluşup oluşmadığı, haklı sebeplerin varlığı halinde fesih ve tasfiye yerine davacı ortağın şirket ortaklığından çıkartılmasının uygun olup olmadığı, bu koşulda da ayrılma payı alacağının neden ibaret olacağına ilişkindir.Mahkememizce dosyanın SMMM bilirkişi ...'e tevdii ile şirketin mali yapısı, öz varlıkları, gelir gider durumu, nakit akışı, kamu ve özel sektör borçları, ortaklara borçlar ve alacakların neden ibaret olduğu, yapılan genel kurullar, alınan kararlar da inceleme konusu yapılarak iddia ve savunmalar ve tanık beyanları ile toplanan tüm deliller bir arada değerlendirilmek sureti ile şirketin öz varlık tespitinin ve davacının payı itibari ile var ise muhtemel ayrılma payı alacağını neden ibaret olacağı konularının tespit edilerek raporlandırılmasının istenmesine, şirket cihazları üzerinde inceleme de yapılması gerekeceğinden bir makine mühendisi bilirkişinin de ayrıca seçilip görevlendirilmesine karar verilmiştir.Bilirkişi kurulunun 09/07/2024 tarihli raporunda; davalı şirketin üç ortaklı şirket olduğu, şirket kuruluş sermayesinin 400.000,00 TL olduğu, 2023 yılında uygulanan enflasyon muhasebesi ile yapılan değerleme sonucunda şirket sermayesine 4.276.940,00 TL sermaye düzeltmesi olumlu farkları hesaplandığı ve 31.12.2023 tarihi itibari ile kaydi sermaye tutarının 4.676.940,00 TL olduğu, davalı şirketin ödenmemiş sermayesinin bulunmadığı, şirketin geçmiş Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin incelenmesi sonucunda 2018, 2019, 2020, 2021 yıllarında dönemi zarar ile kapatmış olduğu, 2022 ve 2023 yıllarında karlılığa geçmiş olduğu ancak 31.03.2024 mali verilerine göre şirketin 2024 yılı 1. Dönemini 355.036,47 TL zarar ile kapatmış olduğu tespit edilmiş, şirketin özellikle zarar ile kapatmış olduğu 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarında ortaklara Borçlar cari hesap hareketleri içeriğinde şirkete 7.000,00 TL’nin altında nakit girişler ile şirketin finans yapısının dengelenmeye çalışıldığı, yani mali verilere göre zararda olan firmanın nakit finans ihtiyacının ortaklar tarafından şirkete borç verilmek sureti ile karşılanmış olduğu tespit edilmiş, şirket ortakları tarafından 2019 yılında başlayan bu finans desteğinin 2019 yılı sonunda 121.900,00 TL olduğu, 2020 yılı sonunda bu tutarın 333.122,01 TL’na yükseldiği, 2021 yılı sonunda 490.000,00 TL’na yükselmiş olduğu, 2022 yılı sonunda 600.000,00 TL’na yükselmiş olduğu, 2023 yılında şirketten yapılan geri ödemeler ile 305.295,69 TL’na gerilediği, 31.03.2024 tarihi itibari ile de Ortaklara Borçlar bakiyesinin 585.311,39.-TL olduğu mali veriler üzerinden tespit edilmiş olup bu durumda şirketin yıllardır kendi faaliyet karlılığı ile faaliyetine devam etmediği, devamlı şirket ortaklarından borç adı altında finans desteği ile faaliyetine devam etmiş olduğu tespit edilmiş, şirket mali müşaviri aracılığı ile alınan Vergi Dairesi ve ... Borç durum belgelerinin incelenmesi sonucunda şirketin 27.06.2024 tarihi itibari ile vadesi geçmiş ... Prim borcunun bulunmadığı yine 27.06.2024 tarihi itibari ile vergi dairesine toplam 61.431,16.-TL vadesi geçmiş borçlarının olduğu tespit edilmiş, davalı şirket adresinde yapılan keşif ve piyasa araştırmaları neticesinde rayiç değerlemesi sonucunda şirketin en yakın onaylanmış muhasebe dönemi olan 31.03.2024 tarihli mali verilerine göre hazırlamış oldukları rayiç bilançosunda şirket rayiç öz varlık değerinin -209.830,94.-TL olduğu yani şirketin BORCA BATIK olduğu sermayesini yitirmiş olduğunun hesaplandığı, rayiç bilanço verilerine göre -209.830,94 TL şirket özkaynak hesaplaması neticesinde ortaklıktan ayrılma akçesinin hesaplanmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Davalı şirket bir Limited Şirket olup, Limited Şirketlerin fesih ve tasfiyesinde Anonim Şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı TTK.nun 643. Maddesi ile hükme bağlanmış olup ilgili maddenin atfı ile değerlendirme Anonim Şirketlerin fesih ve tasfiyesine ilişkin TTK.nun 531. Maddesi hükümleri uygulanacaktır.TTK.nu 531. Maddesi hükmü ile "Haklı sebeplerin varlığında sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilir.Mahkeme fesih yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.” düzenlemesi getirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu da nazara alınarak yapılan incelemelerde; davacı ortak ile davalı şirketteki diğer ortaklarla aralarında giderilemeyecek anlaşmazlıklar bulunduğu, karşılıklı güven duygusunun sarsıldığı, şirketin mali müşaviri aracılığı ile alınan Vergi Dairesi ve ... Borç durum belgelerinin incelenmesi sonucunda şirketin 27.06.2024 tarihi itibari ile vadesi geçmiş ... Prim borcunun bulunmadığı yine 27.06.2024 tarihi itibari ile vergi dairesine toplam 61.431,16.-TL vadesi geçmiş borçlarının olduğu tespit edildiği, davalı şirket adresinde yapılan keşif ve piyasa araştırmaları neticesinde rayiç değerlemesi sonucunda şirketin en yakın onaylanmış muhasebe dönemi olan 31.03.2024 tarihli mali verilerine göre hazırlamış oldukları rayiç bilançosunda şirket rayiç öz varlık değerinin -209.830,94.-TL olduğu yani şirketin borca batık olduğu, sermayesini yitirmiş olduğunun belirlendiği, bu durumda, dava konusu şirketin devamında taraflar açısından korunmaya değer menfaat bulunmayıp şirketin feshinin gerektiği, iş bu hal ve şartlar altında da şirketin devamında bir fayda bulunmayıp bir an önce tasfiye edilerek sonlandırılması gerekli bulunup, devamında bir fayda görülmediğinden açılan davanın kabulü ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek gerekmiş hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin açtığı davanın kabulü ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan davalı ... GÜZELLİK MEDİKAL DANIŞMANLIK VE TURİZM LİMİTED ŞİRKETİ'nin TTK'nun 636/3.maddesi hüküm uyarınca haklı sebeple FESİH VE TASFİYESİNE, 2-Tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere SMMM ...'nin TTK'nun 643.madde hükmü yollamasıyla aynı Kanunun 536/3.maddesi uyarince şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA, bu hususta kendisine yetki VERİLMESİNE, 3-Şirketin mali durumu ve yapılacak işin niteliğine göre gerekirse artırılıp eksiltilmek kaydıyla, tasfiye süreci devam ettiği sürece tasfiye memuruna toplam 20.000,00 TL tasfiye memuru ücreti ile 5.000,00 TL tasfiye masraf avansının karar kesinleştiğinde ileride şirketten tahsil edilmek üzere davacı tarafından KARŞILANMASINA, belirlenen tasfiye memuru ücretleri ile masrafların tasfiye memuru tarafından tasfiye giderlerine eklenmesine, 4-Şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin mahkememiz kararının kesinleşmesine müteakip tasfiye memurunun görevinin kendisine TEBLİĞİNE, 5-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça KARŞILANMASINA, 6-Alınması gereken maktu 427,60.-TL harçtan peşin yatırılan 179,90.-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70.-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 5.927,05.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/10/2024 Başkan ✍e-imzalı Üye ✍e-imzalı Üye ✍e-imzalı Katip ✍e-imzalı