İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/776 E. 2025/1270 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/776
Karar No
2025/1270
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av.

DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali) DAVA TARİHİ : 30/06/2025 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : müvekkilinin Şirket, ... Otomotiv Kalıp Sanayi ve Ticaret Ltd Şti isimli firmadan ... AŞ ... çek nolu 30.04.2025 Tarihli 1000.000.-TL miktarlı çeki ticari faaliyeti karşılığı aldığını, şirket sahibi ve yetkilisi ... daha sonra cezaevine girmiş ve halen cezaevinde hükümlü olarak yatmadığını, şirket yetkilisinin cezaevinde olduğu sırada, her nasılsa çek kaybolduğunu, maddi imkansızlık ve belki de unutkanlık nedeniyle, kimseyi hırsızlıkla suçlamak istemediği için, dava açmadığını, ancak daha sonra cezaevine abisinin getirdiği haber ile çekin çalındığını ve arakasına sahte kaşe ve ciro ile üçüncü kişinin eline geçtiğini ve icra takibine konduğunu öğrendiğini, ... 5. Genel İcra dairesi 2025/... Es. No su ile yapılan takipte alacaklı ... borçlusu ... Otomotiv AŞ olduğunu, müvekkilimin haberi olmaması için, müvekkilim aleyhinde takip yapılmadığını, diğer cirantaya karşı da takip yapılmadığı için cironun sahte ya da cezai sorumluluktan kaçınmak için hileli olduğu kanısında olduğunu, müvekkilin hem hükümlü, hem de çeki ciro etmediği için meşru hamil olduğunu, çeki eline her nasılsa geçiren kişiler, alacaklı olamadığını, ayrıca, ticari defterler incelendiğinde, müvekkili şirket ile cirantalar arasında bir ticari alışveriş olmadığı ortaya çıkacağını, bu nedenle gerekli incelemeler yapılarak öncelikle İcra veznesine yatan paranın alacalı davalıya ödenmemesi için, ödeme yasağı konulmasını, davanın kabulü ile haksız yere çeki ele geçiren davalıdan çekin alınarak taraflarına iadesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekil ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinde geçen hukuki dayanaklarının hukuken kabul edilebilir bir yanı mevcut olmayıp, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle davacı yanın sair iddialarına değinilip, sonrasında esasa ilişkin savunmalarımız sunulacağını, kambiyo hukuku uyarınca alacaklı hamilin TTK kapsamında protesto keşide etmeksizin, lehtar ve cirantayı takip edemeyeceğini, bir başka ifade ile senedi düzenleyenin protesto edilmediği hallerde hamil, lehtar ve cirantaya karşı müracaat hakkını kaybedeceğini, somut olayımızda da davalı müvekkil hamil tarafından keşideciye karşı ödememe protestosu keşide edilmediğinden ötürü icra takibi yalnızca keşideci ... Oto. Kal. San. ve Tic. LTD. ŞTİ'ye yöneltilmiş olunup, davacı lehtar ile cirantaya müracaat edilemediğini, eldeki davanın hasımlı olması ve çeki elinde bulunduran kişinin biliniyor olması hasebiyle "Çek İptali" davası değil, "Çekin İadesi (İstirdat)" davasıdır. Zira; "Çek İptali" davaları, çekin kimde olduğunun bilinemediği hallerde ikame edilen davalar olduğunu, tarafımızca öncelikle "Çekin İadesi (İstirdat)" davasının hukuki niteliğine değinilecek ve akabinde davanın şartları üzerinde durulacağını, davacı tarafın "çeki ciro etmediği için meşru hamil olduğunu" iddia etmiş ise de işbu iddialar hukuk dışı ve mesnetsiz olduğunu, davanın kötü niyetli olarak ikame edildiğini, davanın ... Metal Hurda Geri Dönüşüm İnşaat Nakliyat San. ve Tic. LTD. ŞTİ'ye (V.N. ...) (Adres: ... ) ihbar edilmesine, haksız davanın reddine, avukatlık ücreti ile yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ... 5. Genel İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı takip dosyası, KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, 6102 sayılı TTK m. 792 hükmüne istinaden açılan çek istirdadı talebine ilişkindir.6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi;“Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddî hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır ().İstirdat davası olarak nitelenen bu dava, özü itibariyle menkullerin iadesini sağlamak için açılan menkul davası niteliğindedir. Medenî hukukta bu dava gasp, çalınma veya zayi hâllerinde sadece kötü niyetli değil, iyi niyetli hamile karşı da açılmakta ise de, kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama getirilmiş ve aynî haklardaki genel prensipten ayrılmak suretiyle, söz konusu davanın yalnızca kötü niyetli veya senedi iktisabında ağır kusuru bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir. Bu tür davalarda, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir (). Bu kapsamda yukarıda anılan kanunî düzenleme, emre yazılı çeklerle ilgili olarak, hâmile yazılı senetlere ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 990. maddesine paralel bir koruma sağlamakta olup bahse konu maddeye göre, “Zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz.” Ancak hâmilin çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusuru bulunduğu takdirde iade davası açılabilecektir.6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir (Bkz. ... ...'nın 06/04/2021, E. 2017/... K. 2021/... tarih ve sayılı kararı). 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâli "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, eldeki davanın 15/10/2024 tarihinde açılmış olması nedeniyle olayda uygulanması gereken hüküm budur.Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan değerlendirmede; 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünde yapılan değişiklik ile uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi amacıyla maddeye açıklık getirildiği, davanın 6102 sayılı TTK m. 792 hükmü uyarınca çek istirdadı talebine ilişkin olduğu ve 6102 sayılı TTK m. 4(1)-a kapsamında mutlak ticarî dava olduğu ve konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istisna belirtilmeden istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, bir miktar paranın tahsilini amaçlayan istirdat davaları gibi, somut olayda parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren istirdat davalarının da 01/09/2023 tarihinden itibaren dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çekin de üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği ve çek istirdadı davasının aynı zamanda konusunun bir miktar para olduğu anlaşılmakla birlikte öte yandan, 6325 sayılı HUAK'a "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m. 115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır.Dosya kapsamından, davanın 30/06/2025 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinde davacı tarafça dava açılmadan önce arabulucuya başvurduğuna dair bir ibare bulunmadığı gibi, dava dilekçesine arabuluculuk tutanağının eklenmediği, 26/09/2025 tarihli duruşmada davacı tarafa, arabuluculuk tutanağını sunmak üzere iki haftalık süre verildiği ancak verilen sürede arabuluculuk tutanağı sunulmadığından ,davacının zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmadan eldeki davayı açtığı anlaşılmakla birlikte davanın TTK 4/1, 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A m. 2. f.,HMK 114/2, 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(Emsal mahiyette ... 11. HD'nin 2024/ Esas 2024/ Karar sayılı ilamı,... BAM 6. HD'nin 2024/ Esas 2024/ Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak) H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın TTK 4/1, 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A m. 2. f.,HMK 114/2, 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE; 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 17.077,50 TL'den mahsubu ile artan 16.562,10 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ,gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize iletilmek üzere herhangi bir nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere karar verildi.11/12/2025

Katip ... ¸E-imzalıdır.

Hakim ... ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/776, K. 2025/1270, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-776-e-2025-1270-k-5077cd4d8f8e