İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1325 E. 2025/450 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1325
- Karar No
- 2025/450
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/ BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 18/12/2024 KARAR TARİHİ : 30/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Hizmetleri Limited Şirketi'nin sicil numarası ile müvekkili kuruma kayıtlı olarak ticari faaliyetini sürdürmekte olduğunu, 09.11.2022 Tarihli, ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin sayfasında davalı şirketin ortaklarının ... ile ... olduğu ve şirket adresinin .../... adresinde olduğu tescil ve ilan edildiğini, ... 19.07.2023 tarihinde ... 14. Noterliği'nin yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketteki görevinden istifa ettiğini ve ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/ Esas ve 2024/ Karar sayılı kararı ile davalı şirket ortaklığından ayrılmasına karar verildiği ve bu kararın da kesinleştiğini, şirkette meydana gelen değişikliklerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 31. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 29. maddesi gereği tescil edilebilmesi için şirket ve/veya istifa etmeyen müdür tarafından tescilinin talep edilmesinin gerektiğini, müvekkili kurumun 19.09.2024 tarihinde, ayrı ayrı olarak ... Hizmetleri Limited Şirketi'ne ve kurucu ortağı olan ...'a Türk Ticaret Kanunu 33. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği 36. maddesi gereğince yazının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yeni adresin tescilinin yaptırılmasını, yaptırılamıyorsa yaptırılmama nedenlerinin açık ve anlaşılır şekilde yazılı olarak bildirilmesi için tescil davetinde bulunmasına rağmen 30 günlük süre içerisinde davalı şirket ya da kurucu ortağı ... tarafından herhangi bir bildirim veya tescil işlemi yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili kurumun, ... Valiliği'ne konu hakkında bildirimde bulunarak davalı şirket aleyhinde idari para cezası işlemi uygulanması bildiriminde bulunduğunu, davanın Kabulü ile, Mahkemenin tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varması halinde bunun tescilinin ... Ticaret Sicili Müdürlüğüne emredilmesini, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. KANITLAR: ... Hizmetleri Limited Şirketi'nin sicil kayıtları, dava dilekçesi, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, Mahkememizin 2023/1202 E. Sayılı dosyasındaki kararın sicile tescilinin emredilmesinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.Dava konusu ihtilafın çözümünde uygulanması gereken yasa maddeleri şunlardır.TTK’nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesine göre, sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır. TTK’nın 33 maddesine göre, tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. (2) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır.(3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz. Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre, tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. (2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir. (3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır. (4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir.Davalı şirketten çıkmasına karar verilen ortağın paylarının ne olacağı çıkma kararında belirtilmediği, esasen şirket ayrılan ortağın paylarını devretme yetkisini haiz olduğu gibi şirketin esas sermayenin azaltılması yoluna da gidebileceği, bu çerçevede çıkan ortağın paylarının şirketçe iktisap edilip edilmeyeceği veya şirket tarafından üçüncü şahıslara devredilip devredilmeyeceği ya da diğer şirket ortaklarınca devralınıp alınmayacağı hususlarında şirket ortaklar kurulu karar almaya yetkili olduğu, o halde kesinleşen ortaklıktan çıkma kararının tescili istemine ilişkin olmayıp şirketten ayrılan ortağın hisselerinin devri ile tescili istemine yönelik olan işbu re'sen tescil davasının da gerek TTK'nın 33. Maddesi hükmü kapsamında gerekse diğer mevzuata göre yasal dayanağı bulunmadığı, bu bağlamda, şirketin kendi paylarını iktisap etmesi halini düzenleyen TTK'nın 612 maddenin ise, davacı sicil müdürlüğü tarafından ayrılan şirket ortağının hisselerinin devri için re'sen tescil istemiyle açılan bu davanın, davalı şirketin kendi talebi gibi kabulü ile olaya uygulanarak ayrılan şirket ortağının paylarının şirketçe iktisabına karar verilmesi de olanaklı değildir. Bu nedenlerle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan nedenlere, kararın dayandığı hukuksal gerekçeye göre; 1-Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, 2-Harçlar Yasası gereğince; alınması gereken 615,40- TL harcın peşin alınan 427,60- TL den mahsubu ile 187,80- TL harcın davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından,bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca peşin olarak yatırılan gider avansından kalan tutarın hüküm kesinleştiğinde yatıranına iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi. 30/04/2025 Başkan ¸e-imzalıdır. Üye ¸e-imzalıdır. Üye ¸e-imzalıdır. Katip ¸e-imzalıdır.