İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/400 E. 2023/1288 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/400
- Karar No
- 2023/1288
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/400 Esas - 2023/1288 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/400 Esas KARAR NO : 2023/1288 HAKİM : .... KATİP :...... DAVACI :... - ..... Barış Mah. Belde_1 Sk. No:24 İç Kapı No:1 Nilüfer/ BURSA VEKİLİ : Av. ...... - Üçevler Mah. Burçak Sk. No:4 Coşkun Öztürk İş Merkezi D:8 Nilüfer/ BURSA DAVALI : ... ELEKTRİK İNŞAAT MÜHENDİSLİK VE DANIŞMANLIK LİMİTED ŞİRKETİ - .... [25979-48729-.....] UETS VEKİLİ : Av. ..... - [16472-74576-....] UETS DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2023 KARAR TARİHİ : 14/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Eleketrik...Ltd.Şti.; Bursa 14. İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosya ile hakkında başlatılan icra takibine, 27.02.2023 tarihinde "...herhangi bir borcu bulunmadığını, ödeme emrinde yazılı borcu, borç miktarını ve faizlerini kabul etmediğini..." belirterek itiraz etmiş olup itirazı neticesinde Bursa 14. İcra Müdürlüğü tarafından 28.02.2023 tarihinde EK-1'de sunulu icranın durdurulmasına karar verilmiştir. Borçlunun itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu öncelikle, davalı borçlu şirketin itirazından sonra takibin devamını temin adına 17.03.2023 tarihinde, ticari uyuşmazlık için arabuluculuk yoluna başvurulmuş ve 2023/746 dosya numarası verildiğini bu başvuru neticesinde, 04.04.2023 tarihinde yapılan görüşmede taraflar anlaşamadığı için arabuluculuk süreci olumsuz sonuçlandığını davanın KABULÜ ile borçlunun haksız ve mesnetsiz olarak Bursa 14.İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takibine yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 72.500,00 TL bedelli asıl alacak, işlemiş faiz, vekalet ücreti, başvurma-tahsil harcı da dahil tüm fer'ileri bakımından DEVAMINA, borçlunun takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere İCRA İNKAR TAZMİNATINA mahkum edilmesine, H.M.K.’nın 329.maddesi gereğince, asgari tarifeden hesaplanacak vekalet ücretinin de ayrıca davalıya yükletilmesine, alacağın temini adına davalının taşınır ve taşınmaz mal varlıklarına dava süreci boyunca ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya YÜKLETİLMESİNE karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle; davacı taraf Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Sayılı icra takip dosyası marifeti ile müvekkilimiz aleyhine icra takibi başlatıldığını işbu icra takibine, borca, faize, faiz oranına, borcun tümüne ve ferilerine 28/02/2023 tarihinde itiraz ettiğini bu itiraz üzerine icra takip dosyası durduğunu ve davacı tarafından işbu haksız dava ikame edildiğini davacı taraf Bursa, Balıkesir, Kütahya ve Bilecik ilçelerinde yapılan harita mühendisliği hizmetlerinden kaynaklanan borç olduğuna ilişkin icra takibi başlatmıştır. Ancak işbu işin yapıldığına ve müvekkilinin ile aralarında bir sözleşme olup olmadığına dair bir delil ibraz edemediğini sunulan tablo tek başına alacağın varlığını gösteren bir belge olmadığını, Davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkar tazminatı talebinin reddine, Davacı aleyhine icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar. Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan davanın, harita mühendisi olan davacının davalı tarafla yapmış olduğu iş ve hizmetlerden kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazların iptaline,takibin devamına karar verilmesine ilişkin olduğu, Mahkememizce BTSO'ya, Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na müzekkere yazılarak davacının kaydının olmadığı tespit edilmiş, Vergi Dairesi'nden gelen 19/09/2023 tarihli müzekkere cevabında davacının 'Serbest Meslek Kazanç Defteri'tuttuğunun tespit edildiğinin bildirildiği, davacının tacir-esnaf olmadığı,serbest meslek sahibi olduğu,davanın mutlak ticari dava-nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine varılarak davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(Emsal nitelikte Bursa BAM 7. HD'nin 2019/2411 Esas 2021/648 Karar sayılı ilamı,Adana BAM 6. HD'nin 2021/406 Esas 2021/438 Karar sayılı ilamı, İzmir BAM 14. HD'nin 2017/1840 Esas 2018/240 Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak) H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Bursa Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna, 2-HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı , diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.14/12/2023 Katip .... ¸e-imzalıdır. Hakim ..... ¸e-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip .... ¸E-imzalıdır.