İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/386 E. 2019/1662 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/386
- Karar No
- 2019/1662
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019 KARAR NO : 2019 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/05/2019 KARAR TARİHİ : 17/12/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/01/2020 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirketin müvekkili şirketin müşterisi olduğunu, ancak bir süredir biriken borçlarını ödemediğini, bu nedenle Bursa 12. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davalıya 2.330,03 TL tutarlı cari hesap alacağına istinaden ilamsız takipte ödeme emri gönderildiğini, borçlu tarafından önce yetkiye sonra ise şirketlerine ait cari hesap kayıtlarında böyle bir borç görünmediğinden bahisle borca ve ferilerine itiraz edildiğini, davalının itirazı üzerine ticari davalarda arabuluculuk şartını gerçekleştirmek üzere arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu, arabulucu ... tarafından düzenlenen 15/04/2019 tarihli oturuma davalı tarafın hiçbir mazeret bildirmeksizin katılmadığını, davalı şirketin cari hesap borcunu ödemesine karşın icra takibine itiraz ederek davanın açılmasına sebep olduğunu, bu nedenle kötü niyetle ödeme emrine itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, Bursa 12. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, cari hesap ekstresi, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, arabuluculuk anlaşmama tutanağı, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 20/07/2018 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 29/11/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 05/12/2018 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 14/11/2019 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacı tarafın ... ...Kimya San. Tic. A.Ş.'nin dava konusu olan faturanın işlenmesi gereken 2018 yılına ait yasal defterleri olan yevmiye ve defteri kebir defterlerinin 6102 sayılı TTKnun 64/3 maddesine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığını, davacı tarafın ... ...Kimya San. Tic. A.Ş.'e ait yasal defterlerine ait bilgilere göre icra takip tarihnide davacı firma ...Kimya San Tic. A.Ş.'nin davalı tarafı ...Yenilebilir Enerji Sis. San. Ve Tic. Ltd.Şti'den takip tutarı ile uyumlu olarak 2.330,03 Tl alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Davacı tarafından 24/09/2019 tarihli dilekçesi ile, davalının ticari defterlerine delil olarak dayanılmadığını, davacıya ait delil avansından karşılanmasına muvafakatları olmadığını yalnızca kendilerine ait ticari defterlerin incelenmesinde delil avansının kullanılmasını talep etmiştir. Davacı tarafından davalının ticari defterlerine dayanılmadığını ve delil avansının kullanılmamasını talep ettiğinden davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmamıştır. Davacı tarafından delil dilekçesinde tanık delili ve yemin delili olduğundan bu deliller davacı vekiline hatırlatılmış ve davacı vekili tarafından 17/12/2019 tarihli duruşmada tanık bildirmeyecekleri, yemin deliline dayanılmayacağı beyan ederek bilirkişi raporunun yeterli olduğunu ileri sürmüştür. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde somut olayda toplanan delillerden, davacı tarafından davalıya mal sattığını, fatura düzenlediğini bedelin ödenmediğini ileri sürerek alacaklı olduğunu iddia ettiği, davalı tarafından savunmada bulunmayarak borçlu olmadığını savunmakla, uyuşmazlık, davacı tarafından davalı ile ticari ilişki kapsamında düzenlenen 11/01/2018 tarihli irsaliye faturadaki malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Öte yandan 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 190. Maddesine göre "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " mal teslim edildiğini ispat yükü davacı taraftadır. Davacı tarafından davalının ticari defterlerinin ibrazı için avansın kullanılmamasını ve avans yatırmamayacağını beyan ettiği anlaşılmakla, davacı tarafından davalının ticari defterlerinden delil olarak vazgeçtiği kabul edilmiştir. Zira ispat yükü davacıda olup davalı tarafın dayanmadığı, cevap dilekçesinde bildirmediği, delilin toplanması için avans yatırması beklenemeyeceğinden davacı tarafın bu yöndeki iddialarının yerinde olmadığından itibar edilmemiştir.( Yine Yargıtay HGK 2017/15-422 Esas ve 2018/114 Karar sayılı Kararında vurgulandığı üzere, - Her ne kadar davacı verdiği dilekçede davalı defterlerine dayanmamış ise de alacağın muacceliyetinin tesbiti bakımından önem arz eden, faturaların davalı defterine kaydedilmiş olması vakıası davacı tarafça ileri sürülmüştür. Bu vakıadan kendi lehine sonuç çıkartan taraf da davacıdır. Bu durumda davacının defterlerin sunulmasına ilişkin gidere katlanacağı tabiidir.-) Davacı tarafından kendi ticari defterlerine delil olarak dayandığı anlaşılmakla, yukarıda açıklandığı üzere HMK' nın 222. Maddesi uyarınca davacının ticari defterinin delil olabilmesi için davalının ticari defterlerindeki kayıtlar ile doğrulamış olması zorunlu olup tek başına, bizatihi davacının ticari defterleri delil olarak değerlendirilmesi için ise kayıtların tüm dayanakları ile birlikte desteklenmesi gerekir. Faturaların ticari defterlerde kayıtlı olması tek başına yeterli değildir. Ticari kayıtların dayanağı belgelerin de (sevk irsaliyesi v.s.) ibrazı gerekir. Dolayısıyla düzenlenen faturada mal teslim edildiği, malın teslim alanı yer almadığı gibi davacı tarafından davalının ticari defterleri içim avans yatırmayarak davalının ticari defterlerine delil olarak vazgeçtiğinden tek başına kendi ticari defterlerininde delil olarak değerlendirilmesine yasal olanak bulunmadığından bilirkişi raporunun malın teslim olgusunu ispata yeterli delil olmadığı açıktır.( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/8343 Esas ve 2017/2866 Karar sayılı Kararı, İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin 2017/2392 Esas ve 2019/2070 Kararlarında açıkça vurgulandığı üzere) Davacı tarafından tanık delili ve yemin deliline dayanmayacaklarını beyan ettiğinden davacının fatura konusu malı ibraz edilen deliller ile ispat edemediğinden davanın subut bulmadığından reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/12/2019 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.