İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1790 E. 2019/535 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1790
- Karar No
- 2019/535
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. .. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. .. DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/12/2018 KARAR TARİHİ : 01/04/2019 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/04/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan ... Konut Sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ...'na ait konudun davalı ...Ş. Sorumluluğunda olan elektrik kablolarından çıkan yangın sonucu sigortalı konutun ağır şekilde hasarlandığını, mezkur olayın davalı ... şirketinin sorumluluğunda olan elektrik kablolarının şase yapması sonucu meydana geldiğini, sigortalılarına ödenen hasar tazminatından davalı şirketin tamamen sorumlu olduğunu, mezkor olay neticesi sigortalı konutta meydana gelen hasar nedeniyle eksper incelemesi gerkçekleştirildiğini ve ekspertiz raporu ile belirlenen 64.320,00-TL tazminat 31/05/2018 tarihinde sigortalılarına ödendiğini, ödenen tazminatın rücuen tazmini amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile, davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 3. Şahıslara karşı doğabilecek zarar ve ziyanlarına karşı sorumluluk sigortasının olduğunu, davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesini, müvekkili şirketin sorumluluğunun olmaması nedeniyle davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının kübulü mümkün olmadığından davanın müvekkili şirket lehine reddine karar verilmesini ve davacının kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame etmesi sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, sigorta poliçsei, yangın raporu, ödeme belgeleri, hasar dosyası, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 68.657,58-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 Tarihli E.37, K.9 sayılı kararına göre de, " Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklindedir.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra, hukuken sigortalının yerine geçerek, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilecektir. Bu durumda da, görevli mahkeme, sigortalı ile davalılar arasındaki ilişkinin hukuki içeriğine göre belirlenecektir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k bendinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi "tüketici", 3/ı bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem "tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır. Aynı yasanın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde de görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir. Davacı ... şirketinin halefiyet ilkesi yerine geçtiği sigortalı, davalı UEDAŞ'tan elektirik tedarik eden tüketici sıfatına haizdir. Davalı UEDAŞ özel hukuk hükümlerine tabi ve ticari şekilde işletilen bir işletme olarak tacir sıfatına haizdirler. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73. maddesi gereğince tüketici mahkemelerinin görev kapsamına girmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. HD. 2017/1442 E- 2018/189 K.) Davacı sigortacının halefiyet ilkesi gereğince dava dışı sigortalısı yerine geçerek bu davayı açtığına göre, bu durumda davanın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73. maddesi gereğince tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemelerinin Bursa Tüketici Mahkemeleri olduğundan, davan şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın BURSA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Tüketici Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/04/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır