İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1724 E. 2019/1494 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1724
Karar No
2019/1494
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. .. DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 27/12/2018 KARAR TARİHİ : 14/11/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/12/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkili şirketin, davalı bankanın 8348253 nolu müşterisi olduğu, bu hesap üzerinden ticari faaliyetlerini yürüttüğü, müvekkili şirket tarafından davalı bankanın herhangi bir şubesinden kredi kullanılmamasına rağmen 27/02/2018 tarihinde "Kredi Teklif ve Değerlendirme Ücreti" adıyla 2.100,00 TL.ve ardından yine 20/06/2018 tarihinde aynı adla kesinti yapıldığı, müvekkili şirket yetkilelirinin sözlü müdahalesi üzerine bu kesintinin aynı gün müvekkili şirketin hesabına iade edildiği, ancak bu defa 12/10/2018 tarihinde yine davalı banka tarafından aynı hesaptan "Kredi Teklif ve Değerlendirme Ücreti" adıyla 2.100,00 TL.bir kesinti daha yapıldığı, bunun üzerine müvekkili şirket adına Bursa 23.Noterliğinin 01/11/2018 tarih 42705 yevmiye nolu ihtarnamesi ile 12/10/2018 tarihinde 2.100,00 TL.ve 27/02/2018 tarihinde 2.100,00 TL.asıl alacak kısmına ve bu kısma ilişkin talep edilen tüm ferilerine itirazda bulunarak takibin kısmi olarak durdurduğu, davalı tarafın itirazının haksız, yersiz ve haklı icra takibinin askıda tutma amacına yönelik yapıldığı, öncelikle, müvekkili şirket tarafından bu kesintilere sebep olacak şekilde kullanılan bir kredi olmamasına rağmen "Kredi Teklif ve Değerlendirme Ücreti" olarak müvekkilinin hesabından kesinti yapılmasının Haksız Kazanç olduğu ve iadesinin gerektiği, kaldı ki müvekkili şirket kredi kullanılmış olsa dahi böyle bir kesintinin yapılmasının yasa ve Yargıtay kararları gereğince Haksız Şart olarak kabul edildiği, hiçbir dayanağı olmadan kesinti yapılmasının hukuka aykırı ve davalı banka açısından Sebepsiz Zenginleşme sonucunu doğurduğunu, davalı banka vekilince işlemiş ve işleyecek faize de itiraz edildiğini, bu itirazında da haksız olduğunu beyanla, davalı bankaca 12/10/2018 tarihinde 2.100,00 TL.ve 27/02/2018 tarihinde 2.100,00 TL.olmak üzere toplamda 4.200,00 TL.farklı isimler ile tahsilat yapmasının gerek taraflar arasındaki sözleşmelere, gerekse hukuka aykırı olduğu, haksız kesinti bedelinin tamamının müvekkiline iadesinin gerektiğini, bu nedenle borçlunun yapmış olduğu söz konusu kısmi itirazın haksız, hukuka aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle iptalini ve alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Davacı ile müvekkili arasında tacir sıfatıyla 06/12/2017 tarihinde 5.000.000,00 TL.tutarlı Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığını ve işbu ticari kredi sözleşmesi kapsamında ticari krediler kullandırıldığını, bu doğrultuda davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti olarak 2.100,00 TL'nın, ekte yer alan hizmet komisyon çizelgesine ve ticari kredi sözleşmesinin 6.maddesine uygun olarak tahsil edildiği, müvekkili banka tarafından tahsil olunan ve takibe dayanak yapılan kredi açılış ve değerlendirme ücretinin "komisyon-hizmet ücreti olarak" yapılan kredi açılış ve değerlendirme ücretinin "komisyon-hizmet ücreti olarak" davacının tacir olması sebebiyle imzalamış olduğu GKS'na, müvekkili banka tarafından TCMB'nca yayınlanan "hizmet ücret tarfiseni" uygun olarak yine TTK, TBK ve Bankacılık Kanunu hükümlerine uygun olarak tahsil edildiği, bu anlamda icra takibine yapılan kısmi itirazların haklı ve yerinde olduğu ve itirazın iptali için açılan işbu davanın reddinin gerektiğini, hizmet komisyon çizelgelerinin dilekçeleri ekinde yer aldığını, takibe konu edilen kredi tahsis ve değerlendirme ücretinin davacının müvekkili bankadaki 200.000,00 TL.riski kredi bakiyesini 1 yıl daha kullanabilmesine yönelik yapılan limit vade yenileme işlem ücreti olduğunu, ticari krediden doğan masrafların iadesine yönelik olarak müvekkili banka aleyhine daha önce ikame olunan davaların reddedildiğini, mahkeme kararlarının davaya emsal olarak değerlendirilmeye alınması için ekte ibraz edildiğini, müvekkili bankaya karşı ikame olunan davada iadesi talep olunan masrafın, taraflar arasında imzalı ticari kredi sözleşmesine dayanması, davacının ticari faaliyette bulunması, davacının tacir sıfatıyla kendisine sunulan ticari kredi sözleşmesini imzalaması, davacının basiretli bir tacir olarak davranma yükümlülüğü bulunması, talep olunan ticari kredi masrafının davacıya sağlanan kredi hizmeti ve Bankacılık mevzuatı gereği alınması gözetildiğinde hukuka uygun olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, talep etme zaruriyetinin hasıl olduğunu ileri sürerek, mahkemece resen takdir ve tespit edilecek sebeplerle davacının hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, davacının kötü niyetli olduğunun tespiti ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminat ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava ve cevap dilekçesi, genel kredi sözleşmesi, davaya konu ücret kesinti dekontları, davalı bankanın hizmet ücretleri çizelgesi, davaya konu yasal mevzuat hükümleri ve dosyaya sunulan sair bilgi ve belgeler ile Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından 30/11/2018 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunulmuştur.İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 14/12/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 21/12/2018 tarihinde borca itiraz etmiştir. Mahkememizin 18/04/2019 tarihli 05 nolu ara kararı gereği, dosyanın davalı bankanın kayıtları üzerinde bilirkişiye yetki verilmek üzere sözleşmesi varsa bu sözleşme kapsamında davalı bankanın kredi tahsis ve değerlendirme ücreti adı altında tahsil edilen ücretin taraflar arasındaki sözleşme ve bankacılık mevzuatına uygun olup olmadığı konusunda bir bankacı bilirkişiye tevdine karar verildiğinden, bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen 17/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak:Davacıya, Bursa 11.İcra Müd.'nün ... esas sayılı takip dosyasına istinaden icraen ödenmesi istenen alacağının kalmadığı, dolayısıyla davacıdan kesilen, davalı bankanın alacaklarına kaydedilen kredi teklif ve değerleme ücreti adı altında alınan 4.200,00 TL.'sının icra takibine konu faiz ve ferileriyle birlikte davacıya geri ödeme tutarının kalmadığı kanaat ve görüşü açıklanmıştır. Mahkememizin 02/07/2019 tarihli celsesinde alınan ara kararı gereği, dosyanın önceki bilirkişi dışında başka bir bilirkişiye tevdi edilerek, Mahkememizin ön inceleme duruşmasının 05 nolu ara kararında belirtildiği üzere, davalı bankanın kredi tahsis ve değerlendirme ücreti adı altında tahsil edilen ücretin taraflar arasındaki sözleşme ve bankacılık mevzuatına uygun olup olmadığı konusunda önceki rapora karşı itirazları da değerlendirir şekilde bir bankacı bilirkişiye tevdine karar verildiğinden, bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen 30/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak:taraflar arasında akdedilen GKS'nin davacı tarafından imzalanmış olması, sözleşmenin 6.maddesinde faiz dışı ücret alınacağının ve liste halinde "Tür", Azami ve Standart Oran, "En Az ve Standart Tutar"ların bildirilmesi ve davacının ve kefillerinin imzasını ihtiva eden 05/12/2017 tarihli "Genel Kredi Sözleşmesi Ön Bilgi Formu"nun 4.maddesinde "Komisyon, ücret, vergi ve masraflar, sözleşmenin 6.maddesinde düzenlenmiş olup, madde menfaatinize aykırı olabilecek düzenlemeleri içermektedir" şeklindeki uyarının bulunması nedeniyle davacının bu uygulamadan habersiz olduğu, kendisinin bilgilendirilmediğinin iddia edilemeyeceğini, sonuç olarak; söz konusu ücretin, kredi kullanımı ile bir bağlantısı bulunmadığı, kredi teklif ve değerlendirilmesi ile ilgili operasyonel giderlerin karşılanmasının amaçlandığı, diğer taraftan, taraflar arasındaki sözleşmenin bir Ticari Kredi Sözleşmesi olup, Tüketici Kredilerinde öngörülen "Haksız Şart"ın ticari kredilerde uygulanmasının söz konusu olduğu, kaldı ki ekte sunulan Business Kart Başvuru Formu ve Sözleşmesi dikkate alındığında kredi kartının davacının bilgisi ve talebi uyarınca verildiği, yine ekte sunulan KMH. ekstresinin tetkikinden de anlaşılacağı üzere KMH'nın kısa sürdeli de olsa borç bakiyeye dönüşerek kredi kullanıldığının anlaşıldığı, sonuçta davacının bilgi ve onayı ile tesis edilen krediler ve yukarıda sayılan yasal mevzuat hükümleri çerçevesinde alınan hizmet bedeli kesintisinin söz konusu olduğunu belirtir rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davalı Banka tarafından davacıya kullandırılan ticari krediler nedeniyle kredi tahsis ve değerlendirme ücreti adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu krediler de taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli kredi sözleşmelerinden kaynaklıdır. Bu nedenle kredi sözleşmesi hükümlerinin tacirin basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir. O halde somut olayda toplanan delillerden, taraflar arasında 5.000.000 TL limitli 06/12/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinin düzenlendiği, bu sözleşmenin 6. Maddesinde, kredi sözleşmesi sebebiyle tahsil edilecek masraflara ilişkin oranların ve miktarların belirtildiği, davacı tarafından 150.000 TL bedelli kredili mevduat kredisi ve 50.000 TL bedelli kredi kartı kredisi kullanıldığı, sözleşme kapsamında alınabilecek oranın 2.100 TL olduğu bu miktarın sözleşmenin 6. Maddesine uygun olduğu, yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda düzenlenen 30/09/2019 tarihli bankacı bilirkişinin raporunun gerekçeli denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğundan itibar edilerek ve davalının tacir olduğundan sözleşmenin düzenlenmesi sebebiyle basiretli hareket yükümlülüğünün olduğu gibi kredi sözleşmesinin hükümlerinin, sözleşme ön bilgi formunun açıkça imzalandığından masraf alınacağının öngörüldüğünden haksız şart iddiasının yerinde olmadığı ve alınan masrafın bankacılık uygulamaları ve mevzuatına uygun olduğundan açılan davanın sübut bulmadığından reddine, davacının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından kötü niyet tazminatı hakkında karar verilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 8,50 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden A.A.Ü.T.' 13/2.maddesine göre belirlenen 2100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nın 333.Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, dava konusu uyuşmazlığın 2019 yılı itibari ile 4.400,00 TL.kesinlik sınırı altında olduğundan HMK'nun 341.maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.Verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2019 Katip ... ¸E-imzalıdır. Hakim ... ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1724, K. 2019/1494, T. 14.11.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1724-e-2019-1494-k-6a730cfa009b