İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1294 E. 2018/1299 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1294
- Karar No
- 2018/1299
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. .. DAVALI : ... DAVA : Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 09/10/2018 KARAR TARİHİ : 12/10/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/10/2018 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Müvekkili hakkında adli yardım taleplerinin, Müvekkili hakkında telafisi imkansız zararların ortaya çıkması muhtemel olduğundan, müvekkilin hastalığı için gerekli olan tedavinin ivedi olarak yapılması, ilaçlarının alımının sağlanması için 17.01.2018 tarihli ... numaralı sigorta poliçesinin geçerli sayılması ya da dava sonuçlanıncaya kadar tedavi masraflarının tümünün davalı ... tarafından karşılanması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi, taraflar arasındaki 28.06.2018 tarih ve ... sayılı poliçenin geçerli olmadığının, taraflar arasındaki 17.01.2018 tarihli ... numaralı poliçenin geçerli olduğunun tespiti, aynı şartlara devamı ve eski hale getirilmesi, müvekkilin uğramış olduğu maddi zararların mahkeme tarafından belirlenmesinin ardından arttırma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 40.000,00-TL manevi tazminatın faizleri ile birlikte tahsili Öncelikle müvekkilinin 6100 sayılı HMK'nın 334. Maddesi gereği adli yardımdan yararlanmasına ve yargılama giderlerinden muaf tutulmasına karar verilmesine, müvekkilinin hastalığının niteliği ve süreci dikkate alınarak telafisi imkansız zararların ortaya çıkması muhtemel olduğundan, müvekkilinin hastalığı için gerekli olan tedavinin ivedi olarak yapılması, ilaçlarının alımının sağlanması için 17.01.2018 tarihli ... numaralısigorta poliçesinin tedbiren geçerli sayılmasına ya da dava sonuçlanıncaya kadar tedavi masraflarının tümünün davalı ... tarafından karşılanmasına karar verilmesine, Alacak taleplerimizin belirsiz alacak niteliğinde olduğunun tespitine, Davanın kabulüne, Müvekkiline aldatılarak imzalatılan 28.06.2018 tarih ve ... sayılı poliçenin geçerli olmadığının tespitine, 17.01.2018 tarih ve ... numaralı poliçenin geçerli olduğunun tespitine, aynı şartlara devamına ve eski hale getirilmesine, 17.01.2018 tarih ve ... numaralı poliçeye istinaden müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararların Mahkememiz tarafından belirlenmesinin arından arttırma haklarız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın zarar tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, müvekkilinin manevi anlamda çekmiş olduğu acı, ıztırap ve üzüntü için de 40.000,00-TL manevi tazminatın zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, Noter masrafları da dahil olmak üzere yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, yabancı sağlık sigorta poliçesi, hastane kayıtları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, yabancı sağlık sigorta poliçesine dayalı maddi tazminat ile sağlık sigorta poliçesinin tespiti ve eski hale getirilmesine ilişkindir. Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 2.maddesinde;"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 S.Y. ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, Bu düzenlemeler ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 3/1-(k-l) maddesinde; " Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 73/1. maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 83/2.maddesinde; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, davacının ikrarı ile davacının tacir olmadığı tüketici olduğu, davalının satıcı ve taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinin tüketici işlemi olduğu anlaşılmakla dava tarihi itibariyle TTK.4.5. maddeleri gereğince mahkememizin görevli olmadığı, 6502 sayılı TKHK) 3/1-(k-l), 73/1., 83/2.maddeleri gereğince görevli mahkemenin Bursa Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğu, ile dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi yönünden, HMK' nın 390/1. maddesine göre" İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir." ihtiyati tedbirde hangi mahkemenin görevli olduğu düzenlenmiş olup mahkememizin görevsiz olduğundan ve görevin kamu düzenine ilişkin olduğundan ihtiyati tedbirin bu aşamadan reddi ile görevli mahkemece ihtiyati tedbirin değerlendirilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin görev sebebiyle reddi ile görevli mahkemece ihtiyati tedbirin değerlendirilmesine, 3-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 4-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Tüketici Mahkemesinin taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, tarafların yokluğunda verilen iş bu gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.12/10/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır