İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1284 E. 2018/1282 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1284
Karar No
2018/1282
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... DAVALI : ... - ... ... DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/10/2018 KARAR TARİHİ : 10/10/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/10/2018 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı asil dava dilekçesinde özetle: Davalının Bursa 11. İcra Dairesinin... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yaptığını, davalıya senetten dolayı herhangi bir borcu olmadığını, davalı tarafın işe girmeden önce tarafınca boş senet aldığını, bunun dışında alacaklı ile hukuki hiçbir ilişkisinin olmadığını, davaya konu senedin teminat amaçlı verildiğini, bu nedenle borç ikrarını içermediğini kendi eli ile kabul ettiğini, takibe konu bononun işveren tarafından işe alınma şartı olarak ve boş şekilde teminat olarak verildiğini gerçekte bedelsiz olduğunu, davalı tarafın tacir olduğunu tüm alacağının defterlerinde kayıtlı olduğunu, öncelikli olarak icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmesini ve bu doğrultuda icra müdürlüklerine müzekkere yazılmasına, davalıya borcu olmadığının tespitine, kötü niyetli ve haksız olan alacaklının % 20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, Mudanyan 2. Sulh Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, bono nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;, a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, dava konusu icra takibine dayanak bononun, davacı tarafından işe girmek için düzenlenen boş şekilde düzenlenen bono olup davalı işverene teslim edildiğinin, bononun teminat senedi olduğu ileri sürülmüş olup, Mudanya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davalının sanık olarak verdiği ifade de, "Hamle" adında özel güvenlik şirketinin olduğunu, davacının iş talebinde bulunduğunu ve bir süre kendisine yardımcı olduğunu kendisinden teminat senedi almadığını savunmakla, davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisinin olduğu davacı tarafından işe girmek amacıyla senedin teminat olarak verdiğini ileri sürdüğünden, dava konusu bononun işçi-işveren ilişkisi nedeniyle ve böylece iş hukukunu ilgilendirdiğinden( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/9317 Esas ve 2017/3567 Karar sayılı Kararında, 2013/10501 Esas ve 2013/13447 Karar da vurgulandığı üzere) İş Mahkemesinin görevli olup mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Bursa Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa İş Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-Davacının ihtiyati tedbir talebinin, HMK' nın 390/1. madddesi gereğince mahkememizin asıl uyuşmazlığa bakmakla görevli ve yetkili olmadığından ihtiyati tedbirede bakamayacağından talep edenin ihtiyati tedbirin isteminin reddine, görevli mahkemece değerlendirilmesine, 3-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 4-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa İş Mahkemesinin taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, tarafların yokluğunda verilen iş bu gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.10/10/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1284, K. 2018/1282, T. 10.10.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1284-e-2018-1282-k-cf216b6d90f7