İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/424 E. 2018/1143 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/424
Karar No
2018/1143
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. . DAVALI : ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2017 KARAR TARİHİ : 20/09/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/10/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı ile yapılan ticari mal alışverişi neticesinde davalıdan alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili için Bursa 10. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek icra takibinin durduğunu, Davalının borca itirazında hukuki hiç bir delile dayanmadığını, davalının itirazlarının soyut beyanlarından ibaret olduğunu, davalının icra takibine konu fatura tutarı kadar borçlu olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan mail yazışmaları ve borçlu tarafından kaşelenip imzalanmış borç mutabakatı faksı ile sabit olduğunu, davalının icra takibine yönelik yaptığı itirazın tek amacının icra takibini durdurmak ve itirazın iptali neticesinde cari hesap alacağının tahsilini imkansız hale getirmek olduğunu, bu nedenlerle yargılama süreci ve müvekkilinin alacağının tahsilinin ileride imkansız hale gelmesi ihtimali de dikkata alınarak davalıyla ilgili olarak öncelikle teminatsız olarak, Mahkememiz aksi kanaatte ise uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların beyanı, isticvap davetiyesi, Bursa 10. İcra Dairesinin ... E. Sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 03/03/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 07/03/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 10/03/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Mahkememizce 12/04/2018 tarihli celsede Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla; bilirkişi SMMM ... tarafından mahkememize ibraz edilen 30/05/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda " 1-) Davalı-borçluya 12.04.2018 tarih duruşma zaptı ve ticari defter ve belgelerin 29.05.2018 tarih saat 14:00 de incelemeye getirilmesine ait tebliğ mazbatalarının (evrak tebliğ kanunun 35.maddesi gereğince evrağın bir parçasının muhatabın kapışma yapıştırılarak) 24,04.2018 tarihinde tebliğ edildiği, Davalı-borçlu tarafından inceleme için ticari defter ve belge getirilmediği, 2-) Davacı-alacaklı şirketin 31.12.2016 tarih ticari (yevmiye) defter kayıtlarına göre; Davacı-alacaklı şirketin, Davalı-borçlu şirketten, 2.886,30 TL asıl alacağının gözüktüğü, 3-)Davacı-alacaklı şirket tarafından, Davalı-borçlu şirkete düzenlenen ve icra takibine konu 17.06.2016 tarih A 290959 nolu 2.886,30 TL fatura ile ilgili olarak; Davacı-alacaklı şirketin, Davalı-borçlu şirketten 2.866,30 TL asıl alacağının olduğu, 4-) Türkiye Cumhuriyeti Merkez Sankası Avans işlemlerinde uygulanan yıllık faiz oranlarının, 31.12.2016- tarihleri arasında yıllık %9,75 olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı " mütalaa edilmiştir. Davalı ihtaratlı davetiye tebliğine rağmen talbelirlenen inceleme gün ve saatinde defter ve kayıtlarını sunmadığından davalının ticari defterler üzerinde inceleme yapılmamıştır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya mal sattığı ve icra takibine konu faturanın düzenlendiği, davalı tarafından savunmada bulunmayarak davacının iddialarının inkar edildiği anlaşılmakla uyuşmazlık davacı ile davalı arasında mal satışına dair akti ilişkinin varlığı ile mal tesliminin yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır Davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafından ticari defterler ibraz edilmemiş ise de davalının imzası olduğu mutabakatname yönünden isticvap davetiyesinin tebliğine rağmen davalının duruşmaya gelmediğinden mutabakatnamenin içeriğinin ikrar edildiğinden davalı tarafından defter sunulmamış ise de HMK 220. Maddesi gereğince mutabakatnamede değerlendirilerek davacının beyanlarına itibar edileceğinden davacı tarafından mal tesliminin ispat edildiği anlaşılmakla, ödediğinin davalı tarafından ispat edilmediğinden davanın kabulü ile itirazın iptali ve icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile davalının Bursa 10. İcra dairesinin ... E. Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, 2-İİK 67. Maddesi gereğince icra inkar tazminatı koşulları oluştuğundan alacağın % 20 si olan 577,26 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 197,16 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 101,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 96,16 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 400,00 TL, posta ve tebligat gideri 162,50 TL olmak üzere toplam 562,50 TL yargılama gideri ve 101,00 TL peşin harç olmak üzere toplam 663,5 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, uyuşmazlık konusu miktar dikkate alınarak HMK'nun 341 maddesi uyarınca 2018 yılı itibariyle 3.560,00 TL kesinlik sınırı altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi. verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/09/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/424, K. 2018/1143, T. 20.09.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-424-e-2018-1143-k-9930be740dea