İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/833 E. 2024/738 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/833
- Karar No
- 2024/738
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/833 Esas KARAR NO: 2024/738 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 31/10/2023 KARAR TARİHİ: 01/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirketin ticari ilişkisi içerisinde bir süre ticaret yaptığını, bu ilişki kapsamında müvekkilinin 84.533,20 TL alacağının bulunduğunu, davalı tarafından borcun müvekkiline ödenmediğini, yapılan şifahi görüşmelerde, davalı borçlu tarafından borcun ödeneceği ifade edilmişse de borcun ödenmediğini, bu sebeple davalı şirket aleyhine --------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalının borca kötü niyetli olarak itiraz etmiş olması nedeniyle %20 inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin uluslararası alanda faaliyet gösteren, yaptığı işlerle hem ---------- hem de dünya çapında son derece saygın konumda olan ticari bir kuruluş olup, ticari ilişkilerini de son derece titizlikle yürüttüğünü, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü tüm iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından faturaya konu edilen hizmetin eksiksiz, ayıpsız ve gereği gibi yerine getirildiği ve takip konusu faturaların müvekkili şirkete usulüne uygun tebliğ edildiğinin ispatlanması gerektiğini belirtmiş olup, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığından huzurdaki davanın ve davacının icra inkar tazminatının reddine, haksız ve kötü niyetli olan davacı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İcra Dosyası: ---------- İcra Müdürlüğü' nün. --------- E. Sayılı dosyasında davacının davalı aleyhine 84.553,20 TL aslı alacak üzerinden takip başlattığı, davalının 10.07.2023 tarihli dilekçesi ile, icra takibine, ödeme emrine. işlemiş ve islevecek faize. faiz oranına. borca ve borcun tüm ferilerine ve avukatlık ücretine itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür.Bilirkişi Raporu :Mahkememizce her iki tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, alınan 20/06/2024 tarihli raporun sonuç kısmında,"A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2022 ve 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin --------- onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Raporumuzun 4.a.2.bölümünde açıklandığı üzere, davalı şirket tarafından defter ve belge ibrazında bulunulmadığından, usul ve hesap incelemesi yapılamadığı, B- Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, davacı şirket tarafından davalı şirket adına itiraza uğramayan, ticari senaryoda düzenlenmiş düzenlenen e-faturalar içeriği malların davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, Bu kez ispat yükünün yer değiştirerek, davalı şirkete geçtiği, davalı şirket tarafından faturalar içeriği malların teslim alınmadığının veya ödemenin yapıldığının ispat yükünün davalı şirkete geçtiği, dava dosyasına bu hususta herhangi bir belgenin sunulmadığı, fatura bedellerine karşılık davacı şirkete yapılan herhangi bir ödeme belgesinin de sunulmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, nihai ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin 22.06.2023 takip tarihi itibariyle, 84.553,20 TL tutarlı açık hesap alacağını talep edebileceği, Ayrıca, davacının kendi defterlerinin usulüne uygun tutularak HMK 222/2 şartlarını taşıdığı, takip konusu alacağını oluşturan faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu ve takipte talep edilen tutar kadar alacaklı gözüktüğü, Sayın Mahkemenin HMK m.220/3 kapsamında vermiş olduğu kesin süreye rağmen davalı şirketin defter ve belge ibraz ibrazından kaçınması ile HMK m.222/3 ile defterlerin kesin delil olma şartlarını değiştiren “…veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi…” madde hükmü şartının davacı lehine değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, C- Faiz: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında ticari faiz talebinin yerinde olduğu" Yönünde görüş bildirmiştir.Dava; hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Taraflar arasında ticari satım ilişkisinden kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, düzenlenen fatura alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından faturaya konu edilen hizmetin eksiksiz, ayıpsız ve gereği gibi yerine getirildiği ve takip konusu faturaların müvekkili şirkete usulüne uygun tebliğ edildiğinin ispatlanması gerektiğini ve davanın reddini savunmuştur. Davalı mahkememizce usulüne uygun verilen kesin sürede ticari defter ve kayıtlarını sunmamış yerlerini bildirmemiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; Davacı şirketin 2022 ve 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacı şirket tarafından davalı şirket adına itiraza uğramayan, e-faturalar içeriği malların davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, davalı şirket tarafından faturalar içeriği malların teslim alınmadığının veya ödeme yapıldığını ispat yükünün davalıya geçtiği, dava dosyasına bu hususta herhangi bir belgenin sunulmadığı, fatura bedellerine karşılık davacı şirkete yapılan herhangi bir ödeme belgesinin de sunulmadığı, davacı şirketin 22.06.2023 takip tarihi itibariyle, 84.553,20 TL tutarlı açık hesap alacağı bulunduğu anlaşılmıştır. 28/07/2020 tarihli --------- yayınlanan 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasanın 23. Maddesi ile 6100 sy HMK'nun "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması" başlıklı 222. Maddesinin 3. Fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi" ibaresinin, "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirildiği, bu yasal değişilik dikkate alındığında, "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği, değişikliğe ilişkin madde gerekçesinin "... Madde metni dışına çıkarılan "ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi" durumunun yerine "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterlerde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterlerinin ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterlerindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmedir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklinde olduğu, dolayısıyla davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden ve davacı defterlerindeki davacı lehine olan alacak kaydını hükümden düşürecek senet veya başka bir kesin delil sunmadığı, tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında ticari faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla; Davanın Kabulüne, ---------- İcra Müdürlüğü ----------- Esas sayılı dosyasında davalının; 84.553,20-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin itirazın iptali ile, takip talebindeki koşullarla takibin devamına, Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile; 1---------- İcra Müdürlüğü ----------- Esas sayılı dosyasında davalının;84.553,20-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile, Takip talebindeki koşullarla TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 5.775,83-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.021,19-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.754,64-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 1.021,19-TL peşin harç toplamı olan 1.291,04-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 4.127,00-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 8- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.01/10/2024