İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/519 E. 2024/701 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/519
- Karar No
- 2024/701
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/519 Esas KARAR NO:2024/701 DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 19/07/2022 KARAR TARİHİ: 24/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: taraflar arasında --------- bulunan arsada yapılacak olan konut projesinin ince inşaat işleri birim fiyat tarifeleri, projeler ve eklerine uygun inşaat programını aksatmayacak şekilde, işçilikli olarak idari, mali, teknik, iş güvenliği sağlığı yönetmelikleri ve diğer bütün hukuki sorunluluklara uygun olarak taşeron tarafından yapılıp işverene teslim edileceğine dair sözleşme imzaladıklarını, sözleşmeye göre 22/05/2018 tarihinde işe başlanılıp 17/08/2018 tarihinde işin bitirileceğini, işin zamanında yetiştirilememesi halinde taşeron işverene gecikilen her gün için günün koşullarına uygun ceza şartının uygulanacağını, ancak sözleşmeye rağmen bir çok işin taşeron firma olan davalının yarım bıraktığını, taş yününün ------ gerekiyorken ------- kullanıldığını, gecikme süresi ile inşaatın 2020 yılında bitirildiğini, gecikme farkları ve buna dayalı olarak ödenen kira bedelleri dikkate alındığında yaklaşık 250.000,- TL. civarında zararın oluştuğunu, saçlarda kullanılan strafor 5 lik kullanılması gerekiyorken, 3 lük kullanıldığını, iç sıvalarda filenin kullanılmadığını, tavanların bir kısmında astar kullanılmadığını, boyaların yapılmadığını, fayansların bir kısmı yeniden başka bir ekibe yaptırılarak karşılığında 180.000,00 TL ödendiğini ve toplamda 440,000,00 TL zararın ortaya çıktığını, söz konusu bedelin değer ve fırsat kaybı hesaplandığında bir milyon lira tutarına yanaşan bir zararın oluştuğunu, birçok sebeplerden dolayı işçiliklerin yarım bırakıldığını, bu nedenlerden dolayı inşaatı zamanında teslim alamayan müvekkil bir çok işi kendisi yapıp bitirerek, önemli tutarlarda iş ve para kaybına uğradığını, açıklanan nedenlerle; davalı firmanın bahsedilen işler nedeniyle farklı zamanlarda ödenen paralar karşılığı yükümlülüğünü yerine getirmeyerek, giriştiği haksız ve hukuka aykırı eylemler nedeniyle, oluşan sebepsiz zenginleşmeye dayalı zarardan kaynaklanan belirsiz tutarlı tazminat alacağının, şimdilik 5.000,00 TL belirsiz alacak tespit davası için işleyecek en yüksek yasal faizi ile birlikte hesaplanarak tespitini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: alacak tutarlarının asgari 440.000 TL olduğunun bildirilmesine rağmen dava değeri olarak şimdilik 5.000 TL belirsiz alacak davası açılarak harç kaçırma yoluna gidildiğini, öncelikle 440.000,00 TL üzerinden harcın tamamlatılmasını, davacının tacir olup dava dilekçesinde belirtilen hususlar ile ilgili olarak davalı müvekkil şirkete herhangi bir ihtarın gönderilmediğini, bu haliyle beyanların kesinleşmiş borcun ödenmesinden kaçınmak için uydurma sebepler olduğunu, şöyle ki; taraflar arasında delil olarak dilekçemiz ekinde ibraz ettiğimiz 04/10/2021 tarihli protokol imzalandığını, protokol içeriğinde; Protokolün taraflar arasındaki cari hesabın da tasfiyesi için imzalandığı, davacının müvekkil şirkete cari hesap borcunun imza tarihi itibariyle 481.556,00 (faiz hariç) TL olduğunun yazıldığını, vekili sıfatı ile imzalayan davacı tarafın 04/10/2021 tarihi itibariyle kabul etmiş olduğu borcunu inkar etmesi ve uydurma nedenlerle huzurdaki davanın açıldığını ve kötü niyetli olduklarını, davacıya gönderilen son fatura tarihi 24/04/2019 olduğunu, o tarihten bu yana faturaya itiraz edilmediğini, bu nedenlerle dava dilekçesinde ileri sürülen hususların dikkate alınmamasını, müvekkil şirket tarafından eksik iş yapılması bir tarafa davacı tarafça yaptırılan ve bedelleri ödenmeyen bir çok işin olduğunu, davacı tarafın 04/10/2021 tarihli protokolü ihlal etmesi nedeniyle ------Sayılı dosyasında tarafımızca alacakların tahsili için dava açıldığını, açılan davanın sürüncemede bırakmak amacıyla açıldığını, izah edilen nedenlerle; davacı taraf 04/10/2021 tarihli protokol imzası ile müvekkil şirkete borçlu olduğunu kabul ederek zımnen herhangi bir alacağı olmadığını, yapılan işi eksiksiz teslim aldığını kabul ettiğini, bu nedenle haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak SMMM, inşaat mühendisi ve mimar bilirkişiler 19/03/2024 tarihli raporlarında özetle; TEKNİK YÖNDEN ; davacının talep ve iddialarının somut verilere dayalı olarak ispata muhtaç olduğu kanaatine varılmakla, davacının davalıdan talep edebileceği herhangi bir alacak bedelinin tespit edilemediğini, MALİ YÖNDEN; Dava dosyası kapsamında görülen ve taraflar arasında imzalanmış 04.10.2021 tarihli protokolde davacı tarafın davalı tarafa 481.556,00 TL cari hesap borcunun bulunduğuna dair mutabık kalındığının belirtildiği, diğer taraftan tarafların incelenen yasal ticari defterleri kayıtları ve bu kayıtlardan oluşmuş muavin defterleri bakiyelerinin her iki tarafta da Davalı lehine bakiye verdiği, bu minvalde davacının kayıtlarında davalının 330.000,00 TL. alacaklı, yine davalının kayıtlarında ise davacının 385.672,04 TL. borç bakiyesinin bulunduğu, taraflar arasında davalı lehine olan bakiyeler arasındaki 55.671,04 TL. farkın, her iki tarafın kayıtlarına almadıkları ve raporda belirtilen rakamlardan kaynaklandıkları, raporda belirtilen kayıtlara alınmamış rakamların her iki tarafça kabul edilmesi halinde ise; Davalının, davacıdan 355.000,00 TL. alacağının bulunacağını beyan ve rapor etmişlerdir.Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak tarafların rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmadıkları görüldü.Somut olayda taraflar arasında ---------- bulunan arsada yapılacak olan konut projesinin ince inşaat işleri birim fiyat tarifleri, projeler ve eklerine uygun inşaat programını aksatmayacak şekilde, işçilikli olarak idari,mali, teknik iş güvenliği sağlığı yönetmelikleri ve diğer bütün hukuki sorumluluklara uygun olarak taşeron tarafından yapılıp işverene teslim edilecektir." şeklinde sözleşme imzalandığı, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında mahkememiz vasıtası ile ticari defter ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, tarafların ticari defterlerinin HMK m.220 gereğince sahipleri lehine delil niteliğini haiz olduğu, davacı tarafından her ne kadar sözleşme kapsamındaki işin 2020 yılında bitirildiği belirtilmiş ise de inşaatın 2020 yılında net olarak hangi tarihte teslim alındığına ilişkin taraflar arasında teslim tesellüm tutanağının dosyada bulunmadığı, işin sözleşme ile belirtilen sürede teslim edilmesi yahut gecikme olduğunun inşaatın süresinde teslim edilmesi gerektiğine dair davacı tarafından davalıya gönderilen bir ihtarname de bulunmadığı, dosya kapsamında ---------- şeklindeki iddiasının dosyada teknik şartname bulunmadığından değerlendirilemediği gibi iddianın somut verilerle de desteklenmediği, "fayansların bir kısmı yeniden başka bir ekibe yaptırılmak zorunda kalınmış ve yeni ekibe bu işler karşılığı 180.000,00 TL ödenmiştir." iddiası bulunmakta ise de hangi mahalde hangi tarihte ne miktarda fayansların ve hangi bedelle kime yaptırıldığında dair dosyada herhangi bir tutanak, fatura, fiş vs. Belge sunulmadığı, "tavanların bir kısmında astar kullanılmamış, boyalar yapılmamıştır" denilmekte ise de eksik astar ve boya imalatının nerede ne miktarda olduğuna dair bir tespit ile hangi tarihte ve ne kadar bedelle bir başka taşerona yaptırıldığına dair dosya kapsamında veri bulunmadığı, yapılan tüm incelemelerde davacının talep ve iddialarının somut verilere dayalı olarak ispatlanamadığı ayrıca ticari defter incelemesinde her iki tarafın ticari defterlerinde de davalı lehine bakiye verdiği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 85,09 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 342,51 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 7-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile-------- Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2024