İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1306 E. 2018/850 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/1306
Karar No
2018/850
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2016 KARAR TARİHİ : 26/06/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/07/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin ticari faaliyet gerçekleştirdiğini, davalı ...n müvekkili şirketten alışveriş yaptığını, ........... mt polyester kumaş satın aldığını, buna istinaden 26/11/2014 tarihli, Seri B, Sıra ... nolu, 11.324 Tl bedelli fatura düzenlendiği, davalının borcunu ödememesi üzerine taraflarınca müvekkili şirketin alacağının tahsili için Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından 09/05/2016 tairhinde verilmiş olana itiraz dilekçesinde borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, takip konusu borcun mevcut olduğu takip dosyasına sunulan faturadan anlaşılacağı üzere sabit olup gerekli görüldüğü takdirde mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile de davalının müvekkili şirkete borçlu olduğu, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, borçlunun itirazının haksız olduğunu, bu nedenlerle Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, ödeme emri, irsaliyeli fatura, BA ve BS formları, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 30/03/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 04/05/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 09/05/2016 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 28/12/2017 tarihli raporunda özetle: Davacı ile davalı arasında yapılmış yazılı bir sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, davalının 2014 Kasım dönemi içinde mal ve hizmet alışı yaptığı kişilere ilişkin bildiriminde davacıya ait alış beyanına rastlanmadığı, davalının davaya konu malı teslim almadığını beyan ettiği, davacının malın teslimini ispat edemediği nedeniyle davalı ve davacı arasındaki mal alım satımına dayalı ticari ilişkinin mevcudiyetine dair tespitin yapılamadığı, davacı ticari defterlerine göre takip tarihi olan 30/03/2016 tarihi itibariyle davacının davalıdan 11.324,00 Tl alacaklı göründüğü, davaya konu fatura içeriği malı teslimini ispat etmesi durumunda 11.324,00 Tl alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Davalıya ticari defterlerini sunmak üzere 05/04/2018 tarihli celse de yasal sürenin verildiği ve davalıya usulune uygun tebliğ edildiği ancak davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya mal sattığı ve faturanın düzenlendiği, davalıya usulune uygun davetiye tebliğine rağmen savunmada bulunmadığından davacının tüm iddialarını inkar ettiği anlaşılmakla, davacı tarafın faturaya dayalı alacağını usulune uygun deliller ile ispatlaması zorunlu olup bu kapsamda davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 28/12/2017 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi irsaliyelerde teslim alınan bilgisinin imzalı olduğu ve davalının ticari defterlerini sunmadığı gibi mazerette bildirmediğinden HMK' nın 220. Maddesine göre davacının beyanları kabul edilerek asıl alacak yönünden davanın sübut bulduğu, diğer yandan işlemiş faiz yönünden davalı borçlunun icra takip tarihinden önce TBK'nın 117. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğinden asıl alacak yanında takip tarihine kadar olan dönem içerisinde işlemiş faize yapılan itirazın iptaline yönelik talebin reddi ile davanın kısmen kabulune, açıkça dava dilekçesinin talep sonuç kısmında icra inkar tazminatı talep edilmediğinden icra inkar tazminatının reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, Davalının Bursa 11. İcra Müdürlüğüne ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 11.324,00 TL asıl alacak üzerinden alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %10,5 oranında yıllık faizi geçmemek üzere avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İİKnun 67. Maddesi gereğince usulüne uygun icra inkar tazminatını talep edilmediğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 773,54 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 156,22 TL'nin mahsubu ile bakiye 617,32 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 350,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 179,70 olmak üzere toplam 529,70 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 463,76 TL yargılama gideri ve 156,22 TL peşin harç olmak üzere toplam 619,98 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/06/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1306, K. 2018/850, T. 26.06.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-1306-e-2018-850-k-8e507fe3b084